AABF İçinde Ajan Kim, Hain Kim, Devlet İşbirlikçisi Kim? – 2

 Tarih: 23-05-2025 10:05:30   Güncelleme: 23-05-2025 13:16:30
AABF İçinde Ajan Kim, Hain Kim, Devlet İşbirlikçisi Kim? – 2

WELG - ÖZEL |  “Toplumsal mücadelede bazen bir ölüm, bir yaşamdan daha çok şey anlatır” denir. 1993 Sivas Katliamı bu anlamda tarihsel bir kırılma noktasıydı. Bu trajedinin ardından dünyanın dört bir yanına dağılmış, birbiriyle bağı olmayan Aleviler ortak bir kimliğin etrafında birleşerek dernekler, federasyonlar, yayın organları ve cenaze vakıfları kurdular.

Bu örgütlenme süreci, Alevilerin yalnızca inançsal değil, siyasal bir güç olarak da varlık göstermesini sağladı. Ancak bu durum, Türkiye’deki egemen güçleri – özellikle devletin güvenlikçi aklını – rahatsız etti. Aleviliği sindirmek için yeni araçlara ve içeriden işleyen yeni yöntemlere ihtiyaç vardı.

Alevi Örgütlenmesini Parçalamak İçin Kurulan Tuzaklar

Alevi toplumunun örgütlü yapısına sızmak, onu içeriden çatıştırmak ve marjinalleştirmek, devlet aklı açısından yeni bir “psikolojik operasyon” biçimi haline geldi. AABF (Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu) gibi kitlesel güce sahip yapılar, bu saldırıların merkezine oturdu.

Alevi örgütlerinde karmaşa yaratmak için uygulanan yöntemler artık gözle görülebilir durumda:

. Toplumsal birlik yerine grupçuluğun öne çıkarılması,

. Şeffaflık talep eden kadrolara iftiralarla saldırılması,

. Kurumsal iç tartışmaların dışarıya, özellikle devletle bağlantılı ulusalcı yayınlara servis edilmesi,

. Kendini en radikal, en “devrimci” göstererek meşruiyet sağlamaya çalışan, ama gerçekte sistemle iç içe geçmiş aktörlerin varlığı.

Devletle İş Tutanların Yöntemleri: Tanıyalım ki Etkisizleştirelim

Devletle organik ya da ideolojik ilişki içerisinde olan bu kişiler “ajan”, “kontra”, “işbirlikçi” gibi sıfatlarla tanımlanabilir. Ancak onları yalnızca sıfatlarla değil, uygulamaları ilede tanımak gerekiyor:

1. Kaos Yaratma: Örgüt içinde sürekli gerilim yaratır, tartışmaları büyütür, güven ilişkilerini tahrip ederler.

2. İftiralar ve Algı Operasyonları: Özellikle mücadeleci, halktan yana, ilkeli duran kadrolar hedef alınır.

3. En Radikal Görünerek Gizlenme: Kendilerini en sol, en sert söylemlerle kamufle ederler.

4. Kitleleri Bilinçli Olarak Yanlış Yönlendirme: Toplumda bilinç düzeyi düşük kişileri öne çıkararak, karar mekanizmalarını etkilerler.

AABF’de Aynı Senaryo Tekrar Ediliyor mu?

Bugün AABF içindeki gelişmeler dikkatle incelendiğinde, sistemli ve yönlendirilmiş bir çalışmanın yürütüldüğü görülüyor. Özellikle son yıllarda AABF yönetimiyle ilgili tartışmaların şekli, Türkiye’de iktidarın muhalefeti bastırmak için kullandığı yöntemlere oldukça benziyor.

AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat’ın ulusalcı ve iktidar yanlısı gazetelere çıkan haberleri elinde tutarak, “Bakın, beni içimizdeki hainler bu gazetelere şikâyet ediyor” şeklindeki savunusu, aslında daha büyük bir senaryonun parçası olabilir.

Bu söylemle hem kurumsal iç eleştiriler bastırılmak isteniyor, hem de içerideki muhalefet “devlet işbirlikçisi” gibi gösterilerek itibarsızlaştırılıyor. Bu retoriğin devletçi aklın ürünü olduğunu görmemek, sadece saflık değil, siyasi körlüktür.

Alevi Hareketini Devletin Beklentisine Göre Şekillendirmek

Asıl tehlike şudur: AABF gibi önemli bir kurumun, sistemin taleplerine uygun hale getirilmek istenmesi. Bu nedenle:

. Dinamik, bağımsız düşünen, toplumla güçlü bağlar kurabilen kadrolar sistematik olarak tasfiye edilmekte,

. Federasyonun kurucu kadroları bir bir devre dışı bırakılmakta,

. Kendi geleceklerini ya da koltuklarını korumak için Alevi hareketinin tarihsel birikimi feda edilmektedir.

Kurumsal Yazışmalar Ulusalcı Medyaya Kimden Gidiyor?

AABF'de her kriz döneminde kurumsal yazışmaların “ulusalcı” sitelere servis edilmesi dikkat çekiyor. Bu tür bilgi sızdırmalarının, muhalifler tarafından değil, doğrudan kurumun yönetimi içerisinden yapıldığı görülüyor. Böylece içerideki gerçek eleştiriler bastırılırken, AABF Genel Başkanı’nın elini güçlendiren bir zemin oluşturuluyor.

Bu durum ise şu soruyu gündeme getiriyor:
Aleviliği savunduğunu iddia eden bazı çevreler, bu sürece farkında olmadan mı hizmet ediyor, yoksa bilinçli bir yönlendirme ve işbirliği mi söz konusu?

AABF Rant Alanına mı Dönüştü?

Bugün AABF'nin bazı yapılar tarafından bir rant alanı haline getirildiği, federasyonun kaynaklarının ve prestijinin bireysel çıkarlar uğruna kullanıldığı ciddi biçimde tartışılmaktadır.

Bu rant düzeni, toplumun yenilenme, değişim ve şeffaflık taleplerine karşı savaş açmıştır. Alevi toplumunun ihtiyaçlarına yanıt verecek donanımlı, örgütleyici kadrolar sistemli olarak devre dışı bırakılmaktadır.

Saflık Değil, Siyaseti Tersinden Okuma Zamanı

“Cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla döşelidir.”

Artık iyi niyetle susmak yerine, gerçekleri görme ve konuşma zamanıdır. AABF gibi kurumlarda yaşananları sadece görünürdeki tartışmalarla değil, perde arkasındaki ilişkiler, siyaset-din-devlet üçgenindeki yerleşik bağlantılar üzerinden de okumalıyız.

Kimin gerçekten halktan, kimlerin devletten yana olduğunu anlamak için daha derin bir bakışa ihtiyacımız var. Ve bu soruları sormadan hiçbir mücadele ilerleyemez:

AABF içinde kim ajan, kim hain, kim devlet işbirlikçisi?
Toplumu kim örgütlüyor, kim bölüyor?
Ve asıl soru: Sessiz kalan kim?

@welgmedya.com

  Bu haber 937 defa okunmuştur.   Editör: Haber Merkezi   Kaynak: WELG MEDYA

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım