Dr. Gergerlioğlu: "Baro Başkanları içeri giremiyor, milletin Meclisinin kapısına polis devleti kurulmuş durumdadır!"

 Tarih: 06-07-2020 07:13:22   Güncelleme: 06-07-2020 13:07:22
Son Dakika Editör: Haber merkezi Kaynak: welgmedya WELG Medya kaynağı
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu Baro Kanunu Üzerinde Komisyonda Konuşma Yaptı.

Baro Başkanları içeri giremiyor, milletin Meclisinin kapısına polis devleti kurulmuş durumdadır!

Hepimiz biliyoruz, Çankaya Kapısı önünde baro başkanı arkadaşlarımız günlerdir bekliyorlar, oldukça zor durumdalar. Bugün de o barikatları bile aşamıyor arkadaşlar. Bakın, dün barikatların içindeydiler, şimdi barikatları bile geçemiyorlar, oradan içeri bile alınmıyorlar, dışarıda kalıyorlar. Polisin kafasına göre takıldığını görüyoruz. Bakıyorsunuz, bir saat, baro başkanları kimliğini gösterip girebiliyor; ikinci saatte, kimliğini gösteriyor ve giremiyor; tamamen keyfiyet hâkim. Bu ne demektir? Bir polis devletindeyiz demektir, milletin Meclisinin kapısında polis devleti kurulmuş durumdadır, hâl budur. Belki maddeler kabul ediliyor ama bu kabul edilecek bir durum değil.

Hukukçulara dokunduğumuzda: "Bir dokunuyoruz, bin ah işitiyoruz."

Bakın, biz hukukçu arkadaşlarımıza dokunduğumuz zaman "Bir dokun, bin ah işit." misali neler neler işitiyoruz. Avukatlar çalışma ortamlarından, adliyelerin işleyişinden, yargının siyasallaşmasından yoğun bir şekilde şikâyetçi. Şimdi, "Yargı siyasallaştı." diye yoğun bir şekilde biz söylüyoruz, herhâlde siz bunu yanlış anlamışsınız, daha da siyasallaştırma girişiminde bulunuyorsunuz.

KHK'lılardan 18 Bini OHAL Komisyonu karar vermediği için 4 yıldır hakkını arayacağı mahkeme bulamadı!

Şimdi, arkadaşlar, Türkiye'de o kadar vahim durumlar var ve biz baro yasası teklifini konuşuyoruz. Ya, Türkiye'de insanlar yargıya kavuşamıyor; bakın, yanlış duymuyorsunuz, yargıya kavuşamıyor. "Ya, Ömer Bey, ne diyorsunuz?" diyeceksiniz değil mi? Bakın, ben size çarpıcı bir örnek vereceğim. Türkiye'de insanlar yargıya nasıl kavuşamıyor? OHAL döneminde ilan edilen KHK'lerle yüz binlerce kişi işinden ihraç edildi, o kişiler ne yaptılar? İdare mahkemelerine koşturdular, orası "Biz bakmıyoruz, geri git." dedi: Anayasa Mahkemesine gittiler "Biz bakmıyoruz, geri git." dediler; binlerce kişi AİHM'e gitti, orası da "Biz bakmıyoruz, geri git." dedi, altı ay boyunca ortalıkta dolaşıp durdular. Sonunda, bir OHAL Komisyonu kuruldu ve iki yıllığına kuruldu, şu anda, bakın, üç buçuk yıl oldu, daha, hâlâ 18 bin kişinin kararı çıkmış değil. Bir ülke düşünün, 2 kez art arda OHAL Komisyonun süresi birer yıllık uzatılıyor, aradan üç buçuk yıl geçmiş, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yargıya kavuşamıyor. Bakın, biz böyle bir durumdayız, baro yasası konuşuyoruz. Şimdi, öyle yavaş gidiyor ki bu kararlar ayda 5 bin dosya bakılacaktı, şimdi üç buçuk ayda ancak 3 bin dosya bakıldı ve tahminen beş yıl sonunda bitecek, 2021 Aralık'ta bitecek ve biz dünya rekorlarını kıracağız, kendimize ait olan dünya rekorlarını kıracağız. Üç buçuk yılda değil, beş yılın sonunda ancak vatandaş yargıya ulaşacak. Cumhurbaşkanın emriyle anında görevden alınabilecek OHAL Komisyonu kararlarından sonra ancak yargıya ulaşabilecek bir kitle var karşımızda.

Alevi Yurttaşı FETÖ diyerek işten atmışlar! OHAL Komisyonunda: "Sen katalog evliliği yapmışsın" demişler.

İşte, bakın, ben size yine daha bugün konuştuğum KHK'lı bir mağdurdan örnek vereyim: Ne kadar OHAL Komisyonunun, bu işlerin ne kadar hukuk dışı yapıldığına dair sizde bir fikir oluşsun. Bakın, ismini de vereyim "Hiç çekinme Hocam, ismimi de ver." dedi, Kırklareli Askerlik Şubesinde çalışan, eski bir çalışan Yasemin Umar. Kendisi "Hocam ben aleviyim ama FETÖ'den ihraç edildim, ya nasıl oldu bu?" dedi. Rütbeli asker olan eşimle güya katalog evliliği yapmışım, bundan dolayı ihraç edildiğimi sonradan öğrendim. E, eşin ne oldu? Eşimi de iki yıl içeri attılar, cezaevinde boş yere yattı, sonunda mahkeme beraat verdi, istinaf bozdu, yerel mahkeme tekrar beraat verdi, istinafa yine gitti, istinaf kararını vermeden OHAL Komisyonu bana "Katalog evlilik yapmışsın." diye afaki bir kararla -bakın, gördüm hakikaten de Komisyon kararını- somut hiçbir belge yok, böyle bir kararla ret verdi diyor. İşte, memleketin hâli bu arkadaşlar, değerlendirme bu, yargının durumu bu, yargının yerine geçmiş bir OHAL Komisyonunun durumu bu, memleketteki perişanlık ortada. Biz baro yasasını konuşuyoruz.

Mehmet Aslan isminde yurttaş ziyarete giden avukata: "Selahattin Demirtaş'a selam söyle." dedi diye savcı iddianamede yazıyor!

Şimdi, bakın, bir başka örnek size yine: "Selahattin Demirtaş'a selam söyle." diyen bir insan suçlanıyor şu an biliyor musunuz? Mehmet Aslan. Bakın, iddianameden okuyacağım size: Demiş ki: "Çok çok selam söyle Selahattin arkadaşa." iddianamede yazıyor, bakın okuyorum: Şüphelinin yaptığı görüşmede Doğan isimli şahsın Edirne'ye gittiğini, orada silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş'a Abdullah Zeydan ve Sebahat Tuncel isimli şahısları ziyaret edebileceğini, şüphelinin bu durumu sevinçle karşıladığını ve şahısları sahiplendiği "tape" kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bir savcı, bunu yazmış, suç bu, düşünün memleketin hâli bu, yargının hâli bu. Yargıyı böyle siyasallaştırmışsınız, bir adama selam yollamak bile suç olmuş memlekette ve daha da siyasallaştırmaya çalışıyorsunuz.

Ak Parti kendi lehine Baroları Siyasallaştırma derdinde!

Bakın, geçen sene biz bu zamanlar coğrafi güvence konusunu konuşuyorduk hâkimler için, öyle bir şey de gelmedi ve şu anda "Baroları daha nasıl siyasallaştırabiliriz, kendi yandaş baroları oluşturabiliriz?" tartışması var.

29 kişi kaçırıldı işkence yapıldı! Eskiden "Dağa adam kaldırılır." diye bir tabir vardı, şu anda da mahzenlere adam indiriliyor.

Bakın, bunları bile geçmişiz. Şu anda Türkiye'de OHAL döneminde 29 kişi kaçırılmış, bunlar uzun müddet belli olmayan mahzenlerde tutulmuş. Eskiden "Dağa adam kaldırılır." diye bir tabir vardı, şu anda da mahzenlere adam indiriliyor. Bakın, 29 kişi kaçırılmış ve hiçbir hesap sorulmamış bu konuda, takip ediyorum insan hakları savunucusu olarak. 2019'da da 7 tane kaçırılmış, bu kişilerin 50-60 kişilik polis ekibi tarafından kaçırıldığını evlerine gittiğimiz zaman, sorduğumuz zaman evlerinin olduğu tüm mahalleli anlatıyor. İçişleri Bakanına soruyoruz bize hiç inandırıcı olmayan bir şekilde "Biz de onları arıyoruz." diye cevap veriyor. Kaçırılan 7 kişiden 6'sı bir müddet sonra aniden ışınlanmış gibi Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde çıkıyor. Bunlardan ikisi; işte, o 50-60 kişinin gördüğü kişilerden birisi, başına çuval geçirilerek 50-60 kişilik bir polis ekibinin nezaretinde bir siyah "transportera" bindirilen bir kişi, altı ay sonra Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde ortaya çıkıyor ve daha sonra ifadesinde altı ay boyunca ağır işkence gördüğünü ve perişan edildiğini, 25-30 kilo zayıfladığını söylüyor diğer şahıssa dokuz ay boyunca ağır işkence gördüğünü söylüyor ve bu konuda ne Emniyet ne savcılık ciddi bir araştırma yapmıyor. Bırakın ulusal mekanizmaları, uluslararası kurumların sorularına bile cevap verilmiyor. AİHM ile Birleşmiş Milletler Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığına soru soruyor "Bu kişilerin durumu nedir ne oluyor ne bitiyor?" diye, tek bir cevap bile verilemiyor çünkü yapılan hiçbir araştırma yok. Bakın, çok net, bütün belgeleri inceliyorum, böylesine bir rezaletin ortasındayız ve bunların arasında 6 Ağustos 2019'da kaçırılan 7'nci kişi ise aradan on bir ay geçmesine rağmen ortalıkta yok. Ne ölüsü var ne dirisi var. Acaba o hangi mahzenlerde işkenceye tabi tutuluyor şu anda, bunu bilmek mümkün değil.

Beyaz Toroslar gitti Siyah Transporterlar görevde!

Bu hiçbir yargısal kurumun konusu olmadı şu ana kadar. Bakın, dört yıldır, OHAL döneminde böyle 29 insan kaçırıldı ve kaçırılma girişiminde bulanan da birçok kişi son anda siyah Transporterlardan kurtardı. İşte Kürt illerinde oldu, Ankara'da, İstanbul'da, böyle çok vakalara rastladık. Bağırdılar çağırdılar, "İnsan kaçırıyorlar." dediler ve bu insanlar canlarını kurtardılar. Şimdi, değerli arkadaşlar, böylesi bir ortamda yaşıyoruz. Kaçırılma, işkence bir insanlık suçudur. Kime yapılırsa yapılsın insanlığın lanetlemesi gereken suçlardır ve bunu hukuken yargılamalıyız, lanetlemeliyiz arkadaşlar. Kimse de bunları sümen altı edememeli. Bütün bu vahim hadiseler yaşanırken, beyaz Torosların yerine siyah Transporterların geldiği bir ortamda bütün bunlar göz ardı ediliyor.

Meclis Başkanlığına İşkenceyi anlatıyorum önergemde iade ediyorlar: "Kaba ve yaralayıcı ifadeleri olan bu önergenizi kabul edemiyorum."

Biz İçişleri Bakanlığına soruyoruz soru önergelerimizle, tıs, cevap yok. Meclis Başkanlığına soruyoruz, tek bir kelime katmadan şahsın kaçırıldığı ve işkence edildiği bilgilerini içeren bir araştırma önergesi sunuyorum; adam işkencede elektrikle zıpladığını, makatına cop sokulduğunu, hunharca dövüldüğünü anlatıyor bu anlatımlarda; Meclis Başkanlığı dönüp bana diyor ki: "Kaba ve yaralayıcı ifadeleri olan bu önergenizi kabul edemiyorum." Acaba işkenceyi nasıl kibarca anlatabilirdi değerli arkadaşlar, sorarım size.

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı işkenceyi araştırmayı düşünmüyor bile!

Üyesi olduğum İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna götürüyorum, o da bir rapor falan hazırlamayı düşünmüyor, İçişleri Bakan Yardımcısını çağırıyor, soruyor, o da bir ifadelerde bulunuyor, daha sonra tamamen gerçek dışı beyanlar olduğu ortaya çıkıyor. Türkiye'de böylesine çok önemli bir yargısal meselenin hiç araştırılmadığını görüyoruz. Başka ülkelerde olsa bakan istifa eder, hükûmetler düşer ama bizim ülkede dosyalara bile girmiyor bu. Bakın, mesele bu

Büyükada davasındaki herkesi tanırım. Hepsi insan hakları savunucusudurlar! Suçlu değiller!

Yine, bakın, Af Örgütü Türkiye temsilcisi insan hakları savunucusu Avukat Taner Kılıç ve doçent arkadaşımız ceza aldı, Günal Kurşun; "FETÖ örgütüne üye olmaktan..." denilerek ceza aldı. Bu insanların davasını hepimiz biliyoruz, Büyükada davasıydı. Bir insan hakları toplantısında içeriye apar topar giren polisler bu insanlara örgüt toplantısı yapıyormuş diye alıp tutuklamıştı aylarca siyasi iktidarın emriyle ve sonra kurgu bir mahkeme ve sonuç böyle bir sonuç. Ben bu insanların hepsini tanıyorum bir insan hakları savunucusu olarak, yıllarca alanda insan hakları savunuculuğu yaptık hep beraber. Kesinlikle böyle bir şeyle alakaları olmadığını adım gibi de biliyorum ama mahkemelerin adaletsiz kararlarının, işte bakın, sonuçları böyle.

17 yaşındaki Arya Amis sosyal medyadan çırpınıyor! Kızcağız soruyor: "Ya, bir kovuşturma başlatılması için tecavüz edilip öldürülmem mi gerekiyordu?". Ekliyor da: "Bu ülkede Adalet yok!"

Son bir örnek de yine kadın haklarıyla ilgili. Bugün sosyal medyada da göreceksiniz, genç bir hanım bakın, Arya Amis ismi. Çok ilginç, yedi aydır bu kadıncağızı uğraştırıyorlar. Nedir, biliyor musunuz, mesele: Bir telefon almış. Telefonu açtığı zaman kaba bir erkek sesi kendisine küfürler, hakaretler yağdırıyor ve cinsel içerikli tehditler, tacizlerde bulunuyor. Hem yazılı hem sözlü olarak tüm bunları toparlayıp savcılığa koşturmuş, hepsini vermiş ve aradan süre geçtikten sonra savcılık diyor ki: "Yeterli delil toplanamadığından..." Kovuşturmaya gerek olmadığından takipsizlik veriyor. Kızcağız soruyor: "Ya, bir kovuşturma başlatılması için tecavüz edilip öldürülmem mi gerekiyordu?" Bakın, yargıdan son örnekler, çok ilginç örnekler maalesef. İşte böyle bir ortamda biz baro yasasını konuşuyoruz, bu kadar lüks bir şeyle uğraşıyoruz sırf saray istediği için.

Ak Parti'li ve MHP'li hukukçu arkadaşlar: "İlelebet bu Mecliste kalmayacaksınız!"

Ben Ak Parti'li ve MHP'li hukukçu arkadaşlara sorarım: İlelebet bu Mecliste kalmayacaksınız, yarın öbür gün bu vekilliklerden ayrılıp adliyedeki hukukçu arkadaşlarınızın yanına gideceksiniz ve o zaman ne diyeceksiniz bu arkadaşlara bilemiyorum çünkü şimdi, tek bir baro bile bu yasanın yanında değil, tek bir hukukçuyu bile ben bu yasanın yanında görmüyorum hangi görüşten olursa olsun.

 

  Bu haber 1702 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray4310--610
    2Beşiktaş4301--59
    3Kocaelispor4301--29
    4Trabzonspor4211--57
    5Gaziantep FK4211--27
    6Amed4211--27
    7Alanyaspor4211--17
    8Gençlerbirliği S.K.4211---37
    9Fenerbahçe4202--26
    10Kasımpaşa4130--16
    11Rizespor4202---16
    12Başakşehir4112--04
    13Samsunspor4112---14
    14Çorum FK4112---24
    15Erzurumspor FK4112---64
    16Eyüpspor4103---43
    17Göztepe4013---41
    18Konyaspor4004---50
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    BugünBeşiktaş20:00Erzurumspor FK
    12 Eylül, CumartesiEyüpspor17:00Rizespor
    12 Eylül, CumartesiSamsunspor17:00Çorum FK
    12 Eylül, CumartesiKonyaspor20:00Trabzonspor
    12 Eylül, CumartesiAlanyaspor20:00Göztepe
    13 Eylül, PazarGençlerbirliği S.K.17:00Kasımpaşa
    13 Eylül, PazarGalatasaray20:00Kocaelispor
    13 Eylül, PazarAmed20:00Başakşehir
    14 Eylül, PazartesiGaziantep FK20:00Fenerbahçe
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor6510--716
    2Bursaspor6501--815
    3Kayserispor6411--713
    4Mardin 19696330--612
    5Iğdır FK6402--412
    6Keçiörengücü6321--711
    7Sarıyer6312--110
    8Bandırmaspor6231--89
    9Muğlaspor6231--19
    10Manisa F.K.6222--18
    11Fatih Karagümrük6222---18
    12Pendikspor6222---38
    13Sivasspor6132---26
    14Antalyaspor6204---36
    15Vanspor FK6123---65
    16Bodrum FK6042---34
    17Esenler Erokspor6042---44
    18Ümraniyespor6033---33
    19İstanbulspor6024---92
    20Boluspor6006---160
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    BugünSarıyer20:00Bandırmaspor
    12 Eylül, CumartesiBoluspor17:00Pendikspor
    12 Eylül, CumartesiVanspor FK17:00Keçiörengücü
    12 Eylül, CumartesiÜmraniyespor20:00Antalyaspor
    12 Eylül, CumartesiBodrum FK20:00Batman Petrolspor
    13 Eylül, PazarSivasspor17:00Muğlaspor
    13 Eylül, PazarIğdır FK17:00Mardin 1969
    13 Eylül, PazarBursaspor20:00Esenler Erokspor
    13 Eylül, PazarFatih Karagümrük20:00Manisa F.K.
    14 Eylül, PazartesiKayserispor20:00İstanbulspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Çorluspor 19471100--53
    2Aliağa FAŞ1100--33
    3Elazığspor1100--23
    4İnegöl Kafkas Gençlik1100--23
    5Güzide Gebzespor1100--23
    6Şanlıurfaspor1100--13
    7Erbaaspor1010--01
    8Muş Sport Klübü1010--01
    968 Aksaray Belediyespor1010--01
    10Somaspor1010--01
    11Isparta 32 Spor1001---10
    12Ankaraspor1001---10
    13Menemen FK1001---20
    14Sebat Gençlikspor1001---20
    15Arnavutköy Belediyespor1001---30
    16Kastamonuspor1001---50
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kırşehir Belediyespor1100--43
    2Karaköprü Belediyespor1100--23
    3Mazıdağı Fosfatspor1100--23
    4Bitlis Özgüzelderespor1100--23
    5Niğde Belediyesispor1100--23
    6Osmaniyespor1100--13
    7Talasgücü Belediyespor1100--13
    8Yeşilyurt Belediyespor1100--13
    9Adana Adaletgucu1001---10
    10Ağrı 19701001---10
    11Diyarbekirspor1001---10
    12Kırıkkale Büyük Anadolu1001---20
    13Yeni Mersin Idmanyurdu1001---20
    14Adanaspor1001---20
    15Silifke Belediyespor1001---20
    16Yozgat Bld Bozokspor1001---40
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    12 Eylül, CumartesiKırşehir Belediyespor15:30Yeni Malatyaspor
    12 Eylül, CumartesiKaraman FK15:30Bitlis Özgüzelderespor
    12 Eylül, CumartesiTalasgücü Belediyespor15:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    12 Eylül, CumartesiAdana Adaletgucu15:30Adanaspor
    12 Eylül, CumartesiYeşilyurt Belediyespor19:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    12 Eylül, CumartesiNiğde Belediyesispor19:00Yozgat Bld Bozokspor
    13 Eylül, PazarKaraköprü Belediyespor15:30Osmaniyespor
    13 Eylül, PazarMazıdağı Fosfatspor15:30Diyarbekirspor
    13 Eylül, PazarSilifke Belediyespor15:30Ağrı 1970
    Son güncelleme: 11.09.2026 08:00:31