- Ana Sayfa »
- WELG - ÖZEL »
Hüseyin Mat’ın Davranışları “Turgut Öker Takıntısı” mı?
Tarih: 02-04-2025 11:17:29 Güncelleme: 02-04-2025 11:39:29WELG - ÖZEL | Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun (AABK) başkanı Hüseyin Mat’ın, yıllarını Alevi mücadelesine adamış olan Turgut Öker’e yönelik tutumu, Alevi kamuoyunda derin rahatsızlık yaratmaya devam ediyor. Özellikle Öker’in elinden “onursal başkanlık” unvanının alınmaya çalışıldığına dair iddialar, “kişisel bir hesaplaşma mı yürütülüyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Yükselen Eleştiri: “Bu Saplantı Neden?”
Kamuoyuna yansıyan tartışmalarda en çok dikkat çeken nokta, Mat’ın Öker’e yönelik tutumunun nedenleri konusunda açık bir gerekçe sunulmaması. Alevi toplumu içinde birçok kişi bu tavrı bir tür “kişisel takıntı” olarak nitelendiriyor. Öker'in yıllarca Alevi kurumlarını büyütmek için verdiği emek, kazandığı uluslararası saygınlık ve mücadele geçmişi dikkate alındığında, bu tutumun politik değil, psikolojik bir saplantı halini aldığı yorumları yapılıyor.
Krizlerin Ortasında Gündem Sapması
Türkiye’de artan insan hakları ihlalleri, Ortadoğu’da mezhepsel çatışmalar, Avrupa’da Alevilere yönelik asimilasyon politikaları ve aşırı sağın yükselişi gibi hayati gündemlerin ortasında, AABK yönetiminin Turgut Öker’in unvanıyla ilgileniyor olması, birçok kişi tarafından zamanlama açısından da “sorumsuzluk” olarak nitelendiriliyor.
“Bunca sorun varken bir onursal unvanın geri alınması neyi çözecek?” sorusuna hâlâ doyurucu bir yanıt verilebilmiş değil.
Turgut Öker Kimdir?
Turgut Öker, AABK’nın kurucu başkanlığını yapmış, Avrupa’daki Alevi örgütlenmesini sadece kurumsal değil siyasal bir güce dönüştürme konusunda öncülük etmiş bir isim. Türkiye’de de uzun süre Alevi hakları savunuculuğu yapmış olan Öker, aynı zamanda bir dönem HDP milletvekili olarak TBMM’de görev yapmıştı. Öker, Alevilik adına ulusal ve uluslararası alanda sayısız platformda Alevilerin sesi olmuş bir figür olarak biliniyor.
“Onursuzluk Yoksa, Onursal Unvan Geri Alınmaz”
Alevi kurum geleneğinde “onursal başkanlık” gibi unvanların, kişinin mücadele geçmişine duyulan saygının bir ifadesi olduğu vurgulanıyor. Bu tür bir unvan, ancak çok açık bir etik ihlal veya topluma zarar verici davranışlar varsa sorgulanabilir. Eleştirilerde “Bu bir onursuzluk hali değilse, bu unvanın geri alınması ancak onursuzluk olur” denilerek mevcut yönetimin yaklaşımı açıkça hedef alınıyor.
AABK’nın Tek Sorunu Turgut Öker mi?
AABK yönetiminden beklenen en temel adım, eğer gerçekten böyle bir girişim varsa, kamuoyuna açık ve somut bir gerekçe sunmak. Aksi halde bu durum, Alevi örgütlülüğüne zarar verecek iç çatışmaların daha da derinleşmesine neden olabilir.
Tepki gösteren birçok Alevi yurttaşın ortak çağrısı ise şöyle:
“Çıkın ve halkın karşısında Turgut Öker’in ne gibi bir hatasını gördüğünüzü açıkça söyleyin. Aksi takdirde bu girişim, kişisel bir öfkenin kurumsal yapıya yansıması olarak kalacaktır.”
Bu Alevi Hareketi İçin Tehlikeli Bir Yol
Alevi toplumu açısından, yıllarını mücadeleye vermiş isimlerin bu şekilde hedef alınması yalnızca bireylere değil, kurumlara olan güveni de sarsma potansiyeli taşıyor. Hele ki mücadele tarihinde sembol olmuş bir isme yöneltilen haksızlık, Alevi gençliği başta olmak üzere tüm diaspora toplulukları nezdinde örgütsel aidiyeti zayıflatabilir.
Bu nedenle çağrılar artık sadece tepki değil, yapıcı bir çözüm için uyarı niteliği taşıyor:
“Kurumsal hesaplaşmalar kişisel öfkelerle değil, toplumsal sorumlulukla yapılmalıdır.”
Fotograf: Hüseyin Mat Sosyal Medya
@welgmedya.com




























