İstanbul 5 No’lu Şube, Türk-İş Eylem Kararıyla Beyazıt'a Yürüdü
Tarih: 18-07-2025 07:17:36
WELG | Türk-İş’in aldığı eylem kararları doğrultusunda, İstanbul 5 No’lu Şubesi’ne bağlı kamu işyerlerinde çalışan üyeler, bugün işe gelmeme eylemi gerçekleştirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) önünde toplanan emekçiler, kitlesel bir yürüyüşle İstanbul Üniversitesi Beyazıt Ana Giriş Kapısı önüne geldi ve burada basın açıklamasını düzenledi.
İŞ BIRAKILDI, YÜRÜYÜŞ BAŞLADI
Eylem, sabah saatlerinde İstanbul 5 No’lu Şube’ye bağlı kamu çalışanlarının işe gitmemesiyle başladı. Türk-İş’in aldığı karar doğrultusunda yapılan iş bırakma eylemi, Saraçhane önünden başlayan yürüyüşle devam etti. Yüzlerce sendika üyesi, İBB önünde buluşarak, sloganlarla Beyazıt’a doğru ilerledi.
BASIN AÇIKLAMASI BEYAZIT’TA YAPILDI
Yürüyüş, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü ana kapısına ulaşıldığında son buldu. Burada gerçekleştirilen basın açıklamasında, Tez-Koop-İş İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt ve Türk-İş İstanbul Birinci Bölge Başkanı Halil Faki Erdal konuştu.
Erdal, “Yüzde 17 zam teklifinizi nasıl açıklıyorsunuz? TÜİK’in enflasyon rakamlarına inanmıyoruz” diyerek enflasyon ve vergi adaleti taleplerini vurguladı. Karakurt ise ekmeğe gelen yüzde 20 zammın aksine işçilere patronlara oranla düşük zam teklif edilmesine tepki gösterdi.
TALEPLER NET: ADALET VE İNSANCA YAŞAM
Yapılan açıklamada kamu işçilerinin talepleri şu şekilde sıralandı:
. Gerçek enflasyon oranına uygun zam
. Vergide adalet
. Meslek ve şehre göre düzenlenmiş çalışma süreleri
. İş ve ekmek mücadelesinde insanca yaşam koşulları
Katılımcılar, “Alnımızın terini istiyoruz. Çocuklarımızın geleceğini düşünün” mesajı verdi.
GENİŞ TABANLI DAYANIŞMA MESAJI
Saraçhane’den Beyazıt’a uzanan yürüyüş, sendikal birlik ve güç mesajı vererek, kamu çalışanlarının taleplerinin dikkate alınması gerektiğini gösterdi. Türk-İş’in 81 ilde eş zamanlı planladığı eylem takviminin bir parçası olan bu adım, önümüzdeki günlerde de devam edecek.
HUKUKİ VE SOSYAL YANSIMALAR
Bu eylem, yalnızca bir iş bırakma değil; aynı zamanda toplumsal bir uyarı olarak da değerlendiriliyor. Kamu çalışanları, mevcut ekonomik koşullarda insanca yaşam taleplerini vurgularken, hükümetten gerçekçi ve adil politikalar bekliyor.
@welgmedya.com


































