Kadir Tanrıverdi Yazdı: Dersim’de Neler Oluyor?

 Tarih: 30-08-2024 08:18:51
Kadir Tanrıverdi Yazdı: Dersim’de Neler Oluyor?
WELG - ÖZEL | Kadir Tanrıverdi, kaleme aldığı son yazısında Dersim’de son yıllarda yaşananları derinlemesine değerlendirdi. Tanrıverdi, Dersim'in kadim bir coğrafya olarak Alevi Kızılbaş inancının merkezi konumunda yer aldığını vurguladı. Ancak son yıllarda, özellikle de son bir yılda, bu bölgenin kimliği ve kültürü üzerinde derin değişimlerin yaşandığını belirtti. Dersim’de artan göç dalgası ve bu göçün ardında yatan sebepler, Tanrıverdi'ye göre, bölgenin geleceğini tehdit eder boyuta ulaşmış durumda.

Göç ve Kültürel Erozyon: Alevi Kızılbaş İnancının Köksüzleşme Tehlikesi

Semavi dinlere mensup insanlar, bulundukları her yerde kendi inanç merkezlerini bulmakta zorluk çekmezken, Alevi Kızılbaşlar için durum hiç de böyle değil. Alevilikte inanç ve kültür, "Jar" adı verilen kutsal mekanlarla iç içe geçmiş durumda. Ancak bu Jar’lar, köklerinden koparılan insanların sırtında taşınacak birer nesne değil; bulundukları toprakla ve o toprakların enerjisiyle yaşayan, nefes alan mekanlar. Bu nedenle, Alevi Kızılbaşların göç etmesi, sadece fiziksel bir yer değişimi değil, aynı zamanda inanç ve kültürün köksüzleşmesi anlamına geliyor.

Son bir yılda Dersim’de yaşanan göç, bu tehlikeyi somut hale getirmiş durumda. Yaklaşık 7 bin genç, bölgeyi terk etti. Bu, sadece nüfusun azalması değil, aynı zamanda bölgenin kültürel ve inançsal yapısının da ciddi şekilde zayıflaması anlamına geliyor. Bu gençlerin yerini, batı illerinden gelen ve Alevi Kızılbaş inancına yabancı olan insanlar dolduruyor. Bu demografik değişim, Dersim’in zamanla kendi topraklarında azınlık konumuna düşmesine neden olabilir.

Devlet Politikaları ve Tarihi Erasure

Dersim’de yaşanan bu köksüzleşme, sadece sosyo-ekonomik sebeplerle açıklanabilecek bir olgu değil. Devletin, bu coğrafyayı korumak ve buradaki inanç zenginliğini muhafaza etmek gibi bir amacı olmadığı aşikar. Aksine, tarih boyunca uygulanan politikalar, bu kültürel yapıyı ortadan kaldırmaya yönelik adımlar içeriyor. Zorunlu göçler, asimilasyon politikaları ve ekonomik baskılar, Dersim’in inanç ve kültürel mirasını zayıflatmaya yönelik bir stratejinin parçaları olarak görülebilir.

Kurumların ve Toplumun Sorumluluğu

Bu süreçte, Dersim’in kurumları ve inanç önderlerinin de sorumluluğu büyük. Göç meselesi, sadece bireylerin tercihi olarak ele alınmamalı; aksine, bu sorunun çözümü için toplumsal bir seferberlik gerektiği fark edilmelidir. Pirler, Rayberler ve Mürşitler, bu duruma seyirci kalmamalı, toplumun öncüsü olarak çözüm arayışlarına katılmalıdır.

Xızır, Duzgun, Munzur gibi kutsal varlıklar ve inanç sistemleri, bu toprakların ruhunu oluşturan unsurlardır. Güneş, Toprak, Su, Ateş ve Hava, Alevi Kızılbaş inancının kutsallarıdır ve her köyde her ailenin bir Jar’ı vardır. Ancak gençler göç ettikçe, bu kutsal mekanlar sahipsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Dersim Tertelesi’nde yaşanan trajedinin yıl dönümlerinde bile katılımın azlığı, bu kültürel erozyonun ne kadar ileri gittiğinin bir göstergesidir.

Birlik Olma Zorunluluğu

Devletin böl-yönet politikaları sadece toplumu kutuplaştırmakla kalmamış, aynı zamanda Alevi Kızılbaş kurumları arasında da bir mesafe yaratmıştır. Bu durum, Dersim’in inanç ve kültür mirasını korumak için birlikte hareket etme zorunluluğunu daha da acil hale getiriyor. Birlik olmadan, bu coğrafyanın kadim inancı ve kültürü ayakta kalamayacaktır. Bu nedenle, kurumlar ve toplum, birlikte çözüm arayışına girmeli, el birliği ile Dersim’i koruma yolunda adımlar atmalıdır.

@welgmedya.com

  Bu haber 1313 defa okunmuştur.   Editör: welgmedya   Kaynak: Haber Merkezi

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım