Osman Kavala’nın tutukluluğuna oy çokluğuyla devam kararı çıktı
Tarih: 17-01-2022 17:01:07 Güncelleme: 17-01-2022 21:08:07WELG - Çarşı Davası ile birleştirilerek üçüncü kez açılan Gezi Davası’nı siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri, milletvekilleri ve hem yurt içinden hem yurt dışından çok sayıda gözlemci takip etti.
Duruşması öncesi Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada “yargı marifeti ile Gezi direnişinin lekelenmeye çalışıldığı” belirtildi.
4 yıl 3 aydır tutuklu bulunan ve davanın tek tutuklu sanığı olan Osman Kavala geçtiğimiz duruşmada olduğu gibi bu duruşmaya da katılmadı. Kavala, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine yönelik sözleri üzerine “Gezi Davası’nın adil bir yargılamadan uzak yürütüldüğünü” belirterek duruşmaya katılmayacağını açıklamıştı.
Üçüncü duruşma yargılanan isimlerin yoklaması ile başladı.
Geçtiğimiz celse savunma için süre isteyen Can Atalay duruşmada yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Bu yargılama çete faaliyeti üründür. Yalan bohçasıdır, başka bir hukuki mahiyeti yoktur. İddianameniz, Türkiye tarihinin en önemli toplumsal olaylarından biri olan Gezi Direnişimizi onca yıldır karalamaya çalışan siyasi iktidarın tarih tezidir; hukuki değil siyasi bir metindir.”
Gezi direnişinin uluslarası bir komplo olduğu ve yurt dışıdan fonlandığı iddialarına yanıt veren Atalay, “Gezi Direnişi’nde sokaklarda anayasal demokratik haklarını kullanan milyonlarca insanı fon kullanımı ile suçlamak hiçbir kişinin ya da kurumun haddi değildir. Biz yahut tek bir Gezici bir tek kör kuruş ile dahi ilişkilendirilemezken bu iddianameyi yazan Savcının meslek içi eğitim seminerleri Avrupa Birliği tarafından fonlanmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Atalay, Taksim Gezi Parkı’nın az sayıdaki yeşil alanlardan biri olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti: “Savcı şunu sormalıdır: Taksim Gezi Parkı için hangi uluslararası sermayeye söz verilmişti de bu kadar hırçınlaşıldı?”
“HİÇBİR GÜÇ, PARA 80 İLDE İNSANLARIN SOKAĞA ÇIKIP HAKLI HAYKIRIŞINI ORGANİZE EDEMEZ”
Atalay’ın ardından konuşan Tayfun Kahraman, “Yarın yine siyaseten ortaya çıkacak olan, İstanbul’un mahvına neden olacak ya da Taksim Meydanı gibi yegane mekanı halkın elinden alacak her projeye karşı olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Gezi direnişinde yaşanan polis şiddetini hatırlatan Kahraman “O gün sokağa çıkan toplumun vicdanı oldu. Bu ülkenin gençlerinin parkına, ağacına, kuşa sahip çıkmasıydı. Ben o gün gördüğüm şiddeti hayatımın başka yerinde yaşamadım.” dedi.
Gezi direnişinin uluslararası bir komplo olduğu ve yurt dışından fonlandığı iddialarına yanıt veren Kahraman, “Hiçbir güç, para, otorite 80 ilde insanların sokağa çıkıp insanların haklı haykırışlarını söylemesini organize edemez. Gezi direnişi sadece bizler değiliz, milyonlardır. Siyasi iktidarın kışkırtıcı diliyle beraber tansiyonun yükselmesiyle kendiliğinden başlayan hareketin organize olduğunu söyleyemezsiniz. Protestonun merkezine yerleşen sadece anayasal hak talepleridir.” ifadelerini kullandı.
YAPICI: SONU BELLİ BİR OYUNUN FİGÜRANLARI GİBİYİZ
Mücella Yapıcı “2015’ten beri yargılanıyoruz, saçma sapan iddianameler var mahkemeler değişiyor, heyetler değişiyor. Şöyle bir kanıya vardım: Sanki sizlerle birlikte sahneye konmuş, sonu beli bir oyunun figüranları gibiyiz.” ifadeleriyle sözüne başladı.
Yapıcı sözlerine şöyle devam etti: “Mesleğimizin evrensel ilkelerine, kentin ve kamuoyunun yararına uygun davranıyoruz. Diplomaları alırken böyle yemin ettik. Sizler de herhalde ediyorsunuzdur, çünkü sizinki her şeyin üstünde bir meslek. Sizin mesleğiniz evrensel etiğin kurallarına uygun hareket edilmediğinde değil kent, hiçbirimizin yaşamı güvende olmaz. Bu kadar yoksulluğun cinayetin, faili meçhullerin olduğu yerde beni ve arkadaşlarımı mesleğimin gereğini uygulamış olmaktan dolayı nasıl defalarca idamla yargılarsınız?”
“GEZİ DİRENİŞİ KRİMANİLİZE EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR”
Gezi direnişinin kriminalize edilmeye çalışıldığını ifade eden Yapıcı, “Ayağa kalkan halkın vicdanıydı. Türkiye’de hiçbir siyaset, kişilik, lider 80 ilde siyasi görüşü bu kadar farklı olan insanı bir araya getirip de bu kadar müthiş bir empati ve kardeşlik yaratamaz. O nedenle şimdi Osman Kavala’yı rehin olarak kullanıyorlar. Geziyi ciddi şekilde kriminalize etmeye çalışmaktadır birileri. Size demiyorum. Sizlere üzülüyorum, çünkü bize beraat veren hakim yok oluyor. Onun için size kolay gelsin.” dedi.
Avukat Evren İşler; Bu davanın soruşturma aşamasında iletişimin tespiti ve fiziki takip kararı alınıyor. Bu kararlar talep etmemize rağmen dosyada yok. Kararı veren hakimler hakkındaysa FETÖ davası var. Delil örten hakim ve savcılardan bahsediyoruz. İddianame “bu delilleri yeniden kıymetlendirdik” diyor. Mahkemeler değişiyor ancak aynı savcının devam etmesi savcılığın bu dosyaya özel şekilde önem verdiğini bize gösteriyor.
KAVALA’YA CASUSLUK SUÇLAMASINA YANIT
Kavala’nın avukatı İlkan Koyuncu ‘casusluk’ suçlamalarına yanıt verdi:
“Rahip Brunson ev hapsindeydi Trump aradı özel uçakla gitti, Natali ve Mordi Vaknin tutukluydu, İsrail Başbakanı aradı özel uçakla gittiler. Kavala’nın arkasında ABD-İsrail vs. olsa değil 4 buçuk yıl, 4 buçuk gün içerde kalmazdı. Osman Kavala’nın casus olmadığını en önemli kanıtı içeride 4 buçuk yıl yatırılabilmesidir.”
SAVCIDAN TUTUKLULUĞUN DEVAM ETMESİ TALEBİ
Savcı, Osman Kavala’nın tutukluğunun devamını talep etti.
TUTUKLULUĞA DEVAM KARARI
1539 gündür tutuklu bulunan Osman Kavala’nın tutukluluğuna oy çokluğuyla devam kararı verildi, bir sonraki duruşma 21 Şubat 2022 tarihine ertelendi.
@welgmedya.com




























