Rıza Yoksa Zor Vardır: Saray Rejimi, Fiili OHAL Rejimiyle Ayakta Kalmaya Çalışıyor

 Tarih: 05-04-2025 08:24:16
Rıza Yoksa Zor Vardır: Saray Rejimi, Fiili OHAL Rejimiyle Ayakta Kalmaya Çalışıyor

WELG | Politika Servisi – Özel Analiz - Halkın desteğini hızla yitiren Saray rejimi, yerel seçimlerde aldığı ağır yenilginin ardından fiili bir olağanüstü hal rejimi inşa ederek iktidarını sürdürmeye çalışıyor. Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonla simgeleşen bu yeni dönem; anayasal hakların suç ilan edildiği, basının susturulduğu, sosyal medyanın hedef alındığı ve toplumun açık bir korku iklimiyle sindirilmeye çalışıldığı bir tabloyu gözler önüne seriyor.

Toplumsal Rıza Bitti, Zorun Rejimi Başladı

19 Mart’ta yaşananlar, sadece bir belediye başkanına dönük yargı hamlesi değil, aynı zamanda sistematik bir darbe girişiminin işaret fişeğiydi. Halkın rızasını alamayacağını gören iktidar, baskı ve korku mekanizmalarını daha da sertleştirerek iktidarını sürdürme yoluna gitti. Maltepe ve Saraçhane mitinglerine katılmak, sosyal medyada düşüncesini ifade etmek, sokak röportajında konuşmak hatta “boykot” kelimesini kullanmak dahi suç haline getirildi.

Sosyal Medya Ablukada: BTK Yetkilerini Genişletiyor

Bu tabloya paralel olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) hazırladığı yeni yönetmelik taslağı, rejimin dijital alanı da kontrol altına alma çabasının son halkası oldu. Yeni düzenlemeyle birlikte sosyal medya platformları yalnızca temsilci bulundurmakla kalmayacak, Türkiye’de şirket kurarak BTK’dan yetki almak zorunda olacak.

En dikkat çeken maddelerden biri ise doğrudan sansürü meşrulaştıran yetki: “Milli güvenlik” veya “kamu yararı” gerekçesiyle platformlara erişim, BTK tarafından tek taraflı olarak engellenebilecek. Hâlihazırda ODTÜ, Boğaziçi ve İstanbul Üniversitesi’nden öğrencilerin eylem çağrılarını duyurduğu 100’den fazla hesap erişime kapatılmış durumda. X platformunda sanatçıların ve gazetecilerin hesapları sessiz sedasız devre dışı bırakıldı.

Sokakta Olan Suçlu İlan Ediliyor

Rejimin en temel korkusu, meydanları dolduran halk. Bu nedenle, Maltepe mitingine katılan yurttaşlar ve boykot çağrısı yapan isimler hakkında gözaltı kararları verildi. Oyuncular Cem Yiğit Üzümoğlu, Rojda Demirer ve Alican Yücesoy’un da aralarında olduğu çok sayıda isim soruşturmaya alındı, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek cezalandırıldı.

Bu süreçte 1.000'i aşkın kişi gözaltına alındı; aralarında üniversite öğrencileri, gazeteciler ve sanatçılar da bulunan 301 kişi hâlâ tutuklu. Gözaltı süreçlerinde taciz, darp ve kötü muamele iddiaları ise iktidarın her alanda şiddete dayalı bir yöntem izlediğini ortaya koyuyor.

RTÜK Üzerinden Medya Susturuluyor

Sadece sosyal medya değil, televizyon kanalları da RTÜK aracılığıyla hedefte. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in bizzat yönettiği baskı dalgasıyla Halk TV ve Sözcü TV gibi eylemleri yayınlayan kanallara yayın durdurma ve para cezaları kesildi. BirGün Gazetesi’nin miting alanına sokulmaması, medyanın susturulmasının geldiği boyutu gözler önüne serdi.

Korkunun İktidarı: Yargı, Sopa Gibi Kullanılıyor

Yargı ise iktidarın en etkili sopası haline geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan operasyon kapsamında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra birçok belediye başkanı ve yönetici tutuklandı. Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Mahir Polat, Buğra Gökce, Murat Ongun, Necati Özkan gibi isimler cezaevine gönderildi.

Gezi tutukluları Osman Kavala, Can Atalay ve arkadaşları, HDK operasyonuyla tutuklanan gazeteci ve sanatçılar, HDP eski eş başkanları ve muhalif siyasetçiler bu dönemdeki hukuk dışılığın kalıcı hale geldiğini gösteriyor.

Rejimin Gerçek Korkusu: Kitleselleşen Halk Direnişi

Bütün bu baskı politikalarının temel nedeni, halkın fiili olarak sokağa çıkması. Saraçhane'den Maltepe'ye, üniversitelerden meydanlara yayılan boykotlar, eylemler, yürüyüşler iktidarın elindeki en büyük tehdide dönüşmüş durumda. Rejim, halkın bu itirazının sesini kısmak için sosyal medyayı yasaklıyor, gazetecileri hedef alıyor, sanatçıları susturuyor, sendika liderlerini yargılıyor. Ama karşısında, susmayan, sinmeyen ve korkmayan milyonlar var.

Yarın İçin Not: Bu Daha Başlangıç

2 Nisan boykotunun ardından yaşananlar, sadece bir sansür ve baskı meselesi değil; aynı zamanda Türkiye’de “olağanüstü halin olağanlaştırıldığı” bir yeni rejimin inşasının ilanıydı. Ancak bu rejimi kurmak isteyenler karşılarında yalnızca siyasi partileri değil, örgütlü ve örgütsüz milyonları buluyor.

Maltepe’den yükselen slogan, belki de önümüzdeki günlerin en sade özeti:

“Boyun eğmiyoruz!”

@welgmedya.com

  Bu haber 558 defa okunmuştur.   Editör: welgmedya   Kaynak: welgmedya.com

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım