Ali KOÇAK

KURBAN NE ZAMANDAN BERİ VAR? NEDEN KURBAN SUNULUR?

Ali KOÇAK
  06-07-2022 23:37:00

Tarihsel akış içinde Mezopotamya ve Anadolu’da kurban MÖ 8 ila 7. binlerde rastlamaktayız.  Yapılan Arkeolojik kazılarda şimdiye kadar ortaya çıkarılan ve bilinen ilk kurbanlar Amedin Ergani ilçesi sınırları içindeki Çayönü kazısında ortaya çıkmıştır. Burada diğer kurbanların dışında İnsanlarda kurban edilmiş.

Ayrıca MÖ. 5. Bin yılarda Kahraman Maraş'ın Domuz-Tepe deki kazılarda da İnsanlarla birlikte diğer sunumlarda kurban edilmiş.

Malatya' da Aslan Tepede MÖ. 3. Bin yılında.

Botan-Vadisinde, Siirt’te MÖ. 2800’lerde de Hem İnsan hemde başka sunumlar kurban edilmiştir. Bu Kurbanların o devirde bulunan Kutsallara mı? Krallarımı? Yoksa korktukları doğal afetlere mi sunulmuş kesin belli değil.  Yalnız günümüz düşüncesi ile yorumluyalar Tanrılara Kurban edildiğini yorumluyorlar.

Sümerlerde ise yaradılış efsanesine göre, Üst Tanrılar ve Alt Tanrılar var. Alt tanrılar Üst tanrılara isyan ederek kendilerine yardım edeceklerin yaratılmasını isterler, bunun içinde bir tanrıyı kurban ederek, Kilden İnsan yapmışlar. Sümerlere göre yaşam Kurbanla başlamış olurdu ve belirli İnanç Ritüellerinden İnsanlar Kurban edilirdi, fakat bu çok kısa bir zaman sonra bıçakla kesilmiş gibi bir daha yapılmadığı  fark ediliyor. İşte Orda yani Sümerlerde Kurban olarak yapılan sunumları

İkiye ayırabiliriz.:

1. Kanlı Kurbanlar; malüm bunlar hayvanlardır Domuzundan tutun o devirde var olan küçük ve büyük baş  Hayvanlar kurban edilirdi.

2. Kansız kurbanlar; meyve, hububat, şarap, bira ve saf su kurban olarak sunulurdu.  Daha sonra Yahudilikte Parada sunum olarak yapıldı ve yapılıyor.                                                                                          Bu sunumların nerdeyse tamamı Zigarut’lardaki İnanç Önderleri  yani Rahipler ( Tanrı Temsilcileri) ve Daha Sonraları Pir-Ster'lar ( Bilge ve Işık saçan yıldız anlamında)  tarafından  övgülerle ( Gulbang'larla /Dua'larla ) kabul ederlerdi.                                       

Kaynak Arkelog Mesut Alp Hoca.

SEMAVi DİNLERDE KURBAN EFSANESİ NASIL BAŞLADI.

Çok zengin Sürülere sahibi olan Ebrahim/ İbrahim ''Peygamber''; 

Yahudilere göre İsak, Müslümanlara göre İsmailli Tanrıya Kurban etmek için. Ağlama duvar ile Mescidi Aksanın bulunduğu yere gelir ve Oğlunu İsak/İsmaili kurban etmek üzere iken '' Cebrail tarafından bir Koç getirilir'' İsak/İsmail kurban edilmez onun yerine gelen koç kurban edilir. İşte o bölge yani mescidi aksanın ve ağlama duvarının olduğu yer kavgaların, çatışmaların ve katliamların bölgesi olarak günümüze kadar gelmiştir. Kaç can kurban edilmiştir bilinmez.  Semavi-Dinlerin kurban efsanesi insan yerine Koç’lar kurban olması gerekirken daha çok insan kurban oluyor.

Tanrısı İbrahim’e diyor ki; '' bana öyle bir mabet yap ki kurbanlar orda kesilsin ve insanlar beni hatırlasın''. Yapılan birinci mabet yıkılıyor ikinci mabedimde Romalılar MS 70 te yıkıyorlar ve Yahudiler Kurban kesmeyi o günden itibaren bırakıyor. Kurbanla tanrıya yaklaşmak, varmak için yapılıyordu şimdi tanrılarına varmak için duayı ön plana çıkarıp dua ile tanrıya varmaya başlamışlar. Yani Ms. 70 Yılandan bu güne kadar Ağlama duvarında dua ederek tanrıya varmak istiyorlar.

Kaynak.: Arkeolog Mesut Alp Hoca.

İslam’da ise Kurbanı ile Tanrılarına varmak istiysen ve bundan vaz geçen Yahudilerden,;  yaklaşık olarak 600 sene sonra günümüze kadar, kurban keserek yapmış oldukları günahlardan kendilerini arındırıp Cennete gitmek amacını güderler.                                                                                                  Bir Cana Kıyıp Cennete Gitmek isteyenler sadece Hayvanlara kıymıyorlar ve kendilerinden olmayan diğer İnsanlarında keserek Cennete gideceklerine inanıyorlar. (Sivas, Çorum vb ile ISİD’in yaptıkları) Burada yorumu okuyucularıma bırakıyorum.                                                      

ALEV'İ-HAK YOLUNDA İSE KURBAN DEYİP CANA KIYMAYALIM.

İbreti Babadan.: Bir Nefesle buraya başlayalım.

''Evvelden bade-i aşk ile mestiz

Yerimiz meyhane, mescit gerekmez

Saki-i keserden kandık elestiz

Kuran-ı natık var sâmit gerekmez. 

 

Cennet irfan imiş remzini bildik

 Bai bismillahtan dersimiz aldık

 Cemâl-i dilberi aşikâr gördük

 Cennetteki huri, gilman gerekmez

                                                                  

 Gelmişiz cânânın asitanına

Sıtkıyla sarıldık dost dağmanına

Canla baş koymuşuz aşk meydanına

Hayvan kesmek gibi kurban gerekmez.

 

 Bize lâzım değil müftü fetvası

 Ehl-i aşk olanın var âşinası

 Ademi hor görüp olmayız asi

 Secdeden ar eden şeytan gerekmez. 

                                                       

Biliriz abdesti, savmı, salâtı

Kelime-i şahadet, haccı, zekatı

Taklit ile olmaz hak farziyatı

Riya ile olan iman gerekmez.

 

Biliriz mevlayı vicdanımızda

 Allah aşikârdır seyranımızda

 Kuş dili okunur irfanımızda

 Arabi, Farisi lisan gerekmez

 

Yürekte gizlidir bizim derdimiz

Taklide bağlanmaz hiçbir ferdimiz

Nefsimiz iledir daim harbimiz

Cahil-ü nadanla kavga gerekmez. İ

 

breti, nâdanla etme ülfeti

 Dost kapısın bekle, eyle hizmeti

 Anlamak istersen ilm-i hikmeti

 Aşktan başka din ve iman gerekmez.''

 

Özümüzle Yola yolcuyuz, Gönlümüzle Cümleye sevgi verenleriz. Aleviler Hak Yoluna İkrar verirken bir karıncayı dahi ezmeyeceğine Yola, Pire, Musahibe İkrar verirler.   Bir Cana kıyarak kendi eksiklerimizden ''günahlarımızdan'' arınacağız diye düşünmeyin.     Böyle bir yanlış içinde de olmayın. Bu yanlıştan uzak durun, çünkü bu Yolumuza Erkan’ımıza uygun değil. Yolumuzda bir karıncayı bile incitmenin Hakkı incitmek olduğunu biliyoruz. Eğer Yol bize bunu söylüyorsa bir cana kıymanın ibadet olamayacağınızda söylememiz gerekir.

Böyle düşünenlerle yani kurban kesip bir cana kıyanlarla, aynı olmamız mümkün değildir. Bunu gerçekten kavramamız gerekir.                

Biz; Aleviler, Hakk Yolunun yolcuları esas olarak Özlerimizdeki kemliği, benliği, kini, kibiri, hasedi ve yola uymayan her türlü hareketleri keserek, kurban ederek Hakk Yoluna ikrar veririz. 

 

Seyit Oğlu  şöyle diyor.

 

Kini bilmeyiz küfür yoktur dilimizde.

Nefreti uçurduk hiç kaldı nefsimizde.

Kibiri saldık dostur herşey içimizde.

Barışa mey eyledik gül dağıtırız biz.

 

 İtikat ettik inandık kâmil insana.

 Ademe gönül verdik kalbi pak olana.

 Dağları aştık menzilinde yol bulana.

 İnandık hakka ikrarı dağıtırız biz.

 

Sevgi verdik ağacın yeşil yaprağına.

Yerde sürüngene denizden balığına.

Uzay dumanına yıldızın uzağına.

Sevgi ile bakar sevda dağıtırız biz.

 

 Seyid Oğlu nurlu sabahın melekleri.

 Zümrüt renk saçar göle düşen akisleri.

 Bin bir bereket dalar topraktan içeri.

 Günes nurunu salar nur dağıtırız biz.

 

Sevgi dolu olan Yolumuz; İbrani Dinlerin dayatması ile can alarak yapmış olduğumuz eksikliklerden yani  ''Günahlardan ''  arınacağımızı sanırsak biz Aleviliği Hakk Yolunu anlamamışız demektir.  Hele Hele Can alarak Kurban keserek, arkasında Kurban Bayramı dememiz tamamen Hakk yoluna ters düşer.   Böyle bir şeyin olmaması gerekir, yapmayın.                                                                                                           Son zamanlarda bir Kurban-Bayramı Cemi/ Erkanı ile meydana çıkanlar ise sahiden Hak Yolunu bilmeyenlerdir.                                                       

Alevilerin, Hakk Yolu Yolcularının Kurbanları da var oda kendi Nefisleridir. Nefislerinden arınıp Hakk Yoluna İkrar veren Canların Kurban kesmek gibi bir dertleri olmaz.  Zira bizim ne Cennette gözümüz var. Nede Cehennemde korkumuz.  Biz Hakk Yolunda EDEB-ERKAN la Pirlerimizin Nefesleri ile yaşadığımız yerleri, Hanelerimizi Cennet yapmasını biliriz.  

Sevgili Canlar ile de bir kurban sunmak istiyorsanız, bunu ihtiyacı olan birilerine, ihtiyaçları kadar yardım ederek, onlara XIZIR olarak yapmış olmanız daha doğru olur. Zira Yolumuz rızalıkla paylaşımlar yapma yoludur. Alın işte size fırsat. Ekmek alamayan canlarımız var, aç yatan çocuklar var onlara yardım ederek sunum yapmış olursunuz. Ki bu çok güzel olur. Yolumuzun gerçeği de burada yatıyor.

Hak ve Hakikat aşkı ile ihtiyacı olanlara yardım elini uzatan Canlara aşk ola. Lokmaları kabul ola. Xızır yoldaşları ve yardımcıları ola. Hanelerine Huzur dola.   Aşk ile dola. Aşk ile

6 Temmuz 2022 Ali Koçak Berlin

  Bu yazı 3237 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım