ALEVİLİKTE İŞLEVSİZLEŞEN KURUMLAR:
Ali YILDIRIM
1.MÜSAHİPLİK
Dost, kardeş, arkadaş, birbirine sahip çıkan anlamına gelen müsahip sözü Alevilikte yola özel bir anlam ve içerik kazanmıştır.
Alevi yol ve erkanının en önemli kurumlarından biri olan müsahiplik kan hısımlığının ötesinde rızalık üzerine gönüllü olarak kurulan kopmaz bir bağdır.
Alevi toplumunda sosyal dayanışmayı, paylaşmayı, birlik ve beraberliği pekiştirmek amacı ile kandan/soydan akraba olmayan iki aile arsında gerçekleşen iradi bir akrabalıktır.
Müsahiplik bağı:
1.Birbirine denk iki aile arasında kurulur. (Yaşları, iktisadi ve sosyal durumları birbirlerine yakın olmalıdır)
2.Aralarında kan ya da sıhri akrabalık bağı olmaması gerekir.
3.Cemde, pir huzurunda, canların önünde müsahiplik ikrarını beyan ettikleri canların da buna rızalık gösterdikleri özel bir ritüel erkan ile gerçekleşir ve ilan edilir.
4.Müsahipler müsahiplik erkanı ile birbirlerinin bacı kardeşi olurlar.
5.Alevi toplumunda müsahipsiz aile/insan kalmamalıdır.
Müsahiplik taraflara karşılıklı olarak çok ağır yükümlülükler getiren bir Alevi kurumudur.
1.Müsahiplerin kural olarak "yarin yanağından gayri" her şeyleri ortaktır.
2.Müsahipler canı ile, malı ile birbirinin yanında olacaklardır.
3.Her daim birbirlerini kollayıp gözeteceklerdir. Hakkını hukukunu kotuyacaklardır.
4.Biri yoksulken diğeri zengin olmayacaktır, biri yokluk içindeyken diğeri varlık içinde yüzmeyecektir, varını yoğunu bölüşüp pay edeceklerdir.
5.Çocukları kendi çocukları gibidir, kardeş sayıldıkları için müsahip çocukları arasında evlilik olmaz.
Aleviler arasında müsahiplik kurumu kapalı köy/dergah toplumunda yüzlerce yıl "kutsal" bir bağ olarak kurulmuş ve yürümüştür.
Alevilerin kendi arasındaki birlik ve dayanışmalarını en üst düzeyde tutmalarını sağlarken, dışa, yabancılara karşı birlik ve beraberliğini gerçekleştirip iktidarların her türlü baskı ve zulüm siyasetine karşı varlıklarını daim kılmada vazgeçilmez bir işlev görmüştür.
Modernizmle başetmek zorunda kalan ve ne yazık ki bu mücadeleyi kaybeden Alevi yol/inanç kurumlarının başında Müsahiplik gelmektedir.
Aleviler arasında "dün" müsahibi olmayan tek bir can bulunmazken bugün müsahipli bir kişiye rastlamak neredeyse imkansız hale gelmiştir.
Müsahiplik kurumu şehirde, kapitalizm koşullarında ve hatta cemevinin içinde bile işlevini yitirmiş, yürütülemez hale gelmiştir.
Görülen odur ki, inancı da, yolu da, ritüeli de belirleyen ve vareden ihtiyaçlardır.
Müsahiplik kayboldu!
Onu yaşatacak ne toplum kaldı ne de insan!
Müsahipliği vareden dayanışma ve paylaşma ihtiyaç ve olgusu hayattan çekildi mi?
Elbette hayır?
Hatta bir ütopya bir yaşam biçimi olarak varlığı daha da elzem hale geldi.
Belki ritüel değil seküler bir halde....
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- ALEVİ YOLUNU KİMLER İNŞA ETTİ?
- ALEVİLİK "ETNİK BİR KİMLİK" MİDİR?...
- HZ.ALİ'NİN MUAVİYENİN SAFLARINDA KENDİSİNE KARŞI SAVAŞAN KARDEŞİ KİMDİ?
- EBU TALİB NEDEN MÜSLÜMAN OLMADI!...
- Hz.HAMZA, Hz.ALİ'NİN DEVELERİNİ NEDEN KESTİ?...
- Hasan ve Hüseyin Muaviye ile kavgasız geçinip gitmişlerdi...
- "Hak MUHAMMED Ali" demeye devam edecek misiniz?
- ALEVİLİK BİZE BİR "YAŞAM REÇETESİ" SUNAR (MI?")
- BİR CAN HEM ALEVİ, HEM DE ATEİST OLABİLİR Mİ..?
- BİR CAN,HEM ATEİST, HEM DE ALEVİ,OLABİLİR (Mİ?)
- ALEVİLİKTE İBADET YOKTUR MUHABBET VARDIR
- ALEVİLİĞİN TEMELLERİNİ KİM/KİMLER ATTI?













