|
Bazen saniyelik bir siyasi işaret, nasıl da milyonları ayağa kaldıracak bir etki yaratabiliyor? Türk milli takım futbolcusu Merih Demiral'ın geçen hafta Avusturya'ya attığı gol sonrası yaptığı bozkurt işaretinde bunun bir örneğini gördük. Hafta boyunca konu üzerine çok konuşuldu. Ben de şahsi fikrimi Die Zeit'e yazdım.
Anlık sevinçte yapılan o işaretin, Türkiye'nin yüzde 100'lük sevincini, son seçimde yüzde 5 oy almış Bozkurtların gösterisine feda ettiği kanısındayım. Bunu ifade ettiğim tweetimin (sosyal medya hayatımda görmediğim bir rakama,) 9 milyon görüntülenmeye ulaşması konuya dair hassasiyeti anlatmaya yeter...
Tepkinin bu kadar büyümesinin pek çok siyasi, toplumsal, psikolojik boyutu var. Kuşaklar boyunca izlenen yanlış politikaların biriktirip önümüze yığdığı sorunlarla karşı karşıyayız.
Önce bir hatırlatma yapmak gerek: Almanya'nın bugün çözüm aradığı ırkçı-ultra milliyetçi tırmanışın, 1978'de, Bavyera Eyaleti Başbakanı Franz Josef Strauß'un "Bozkurtların kurucu lideri" Alpaslan Türkeş'le "Almanya'ya gelen işçiler arasında yükselen sol hareketlere karşı birlikte mücadele" için anlaşması ve onların örgütlenmesine destek vermesiyle başladığı söylenir. Zamanla bu örgütlenme hızla büyüdü. Erdoğan iktidara geldiğinde Almanya'da hem camilerde örgütlenmiş siyasal İslamcıları, hem Türk derneklerinde, boks kulüplerinde örgütlenmiş bozkurtları, kendi partisinde buluşturdu. Bozkurt işareti UEFA'dan ceza alır almaz Almanya'ya maç izlemeye gelmesi, biraz da o örgütlenmenin yasaklanmasını önlemek içindi.
Almanya'da bozkurt işaretinin -Avusturya'daki gibi- yasaklanması, tek başına sorunu çözmeye yetmez; hatta derinleştirebilir. Sorunun çıkış noktasının bir kimlik arayışı olduğunu, bunun siyasal amaçlarla köpürtüldüğünü, camilerden yayılıp Erdoğan medyası aracılığıyla beslendiğini görerek, ona uygun çözümler geliştirmek gerekecektir. Ötekileştirmenin son bulması, birlikte yaşama/ortak yönetme zemininin güçlendirilmesi, ibadetin ve sporun siyasete alet edilmesine gözyumulmaması, eğitim, medya, kültür sanat alanlarına yatırım yapılması büyük önem taşıyor.
Bu vesileyle Almanya'daki dördüncü kuşak gençlerin öncelikli iletişim mecrası olan Tik-Tok'ta, onlara efsane ve yalanlardan arındırılmış bir Türkiye tarihi anlatmak için başlattığımız "Turkei100" sayfasını hatırlatmak isterim. Kalıcı bir çözüm için bizim sunabildiğimiz katkı da bu...
|