Can DÜNDAR

Erdoğan’ın siyasi doğum günü: 12 Eylül

Can DÜNDAR
  15-09-2025 19:06:00

Sevgili dostlar,

TÜRKİYE'YE DAİR

     Geçen hafta 12 Eylül 1980 darbesinin 45. yıldönümüydü. Aradan geçen 45 yıla rağmen darbenin yaraları hala taze... Türkiye hala o darbenin anayasasıyla yönetiliyor; o dönemden kalma bir otoriter zihniyet, bugünkü "tek adam yönetimi"ne ilham veriyor.
     70'lerin sonunda Türkiye, siyasi suikastlar, sabotajlar, provokasyonlarla bir kan gölüne dönmüştü. Sonradan bu kan gölünün arkasından Gladio türü bir derin devlet yapılanması çıktı. Kışkırtılan askeri darbenin generalleri, "Türkiye'yi kardeş kavgasından kurtarma" iddiasıyla hükümeti devirip işbaşına geldi. Milliyetçi sağdan ve devrimci soldan binlerce kişiyi hapsettiler, aynı koğuşlara koydular, onlarcasını idam ettiler. O dönem sadece İslamcı kesime dokunulmadı. Tersine yaygınlaşan kuran kursları ve din derslerinin zorunlu hale getirilmesiyle bu kesim desteklendi. 1979'da İran devrimi ve Afganistan işgali ile bölgede ağırlık kaybeden ABD, Türkiye'de kendisine bağlı ve istikrarlı askeri rejimi destekledi. Ülkenin dinamik siyasi partileri, gençlik örgütleri budanırken İslamcıların filizlenmesine, tarikat örgütlenmelerine gözyumuldu. Erdoğan, bu yatırımın meyvelerinden biridir. Siyasette sivrilişini, yasaklanan diğer siyasetçilerin yarattığı boşluğa ve Washington imzalı "ılımlı İslam projesi"ne borçludur. Fırsatı iyi değerlendirmiş ve ABD'nin açık desteğiyle iktidara yerleşmiştir. Kasım 2002'de iktidara gelen AKP'nin ilk icraatının, 2003 yılı başında Irak'ı işgal etmek isteyen ABD ordusuna Türkiye topraklarını açmak için tezkere çıkarmak olduğu unutulmamalı... AKP, bugün de Trump yönetiminin en sağlam müttefiklerinden biri...
     Erdoğan, 1980 darbesinden 30 yıl sonra, darbecilerden hesap sorma görüntüsü altında bir referandum hazırladı. Referandumun maddeleri arasına yargıyı ele geçirmesini sağlayacak bir düzenlemeyi yerleştirdi. "Darbecileri cezalandırıyoruz" makyajlı kampanyasıyla hukuk devletini bitirip bugünkü tek adam yönetimini hazırladı.
     45. yılında 12 Eylül, "tarihte kalmış bir darbe" olarak değil, sonuçları her alanda hala hissedilen bir süreç olarak hala yaşıyor.

BİZE DAİR

     Bu 12 Eylül'de, "Darbenin Yaraları" belgeselinin Viyana'daki galasında konuşmacıydım. Belgeselin Belçikalı yönetmeni Natalie Borgers, üniversite öğrencisiyken Türkiye'de antifaşist protestolarda vurulan ve hayatta kalmayı başaran eşi Abidin'in izini sürerek 12 Eylül Türkiye'sini mercek altına almış. Bu bireysel hikâye, çarpıcı tanıklıklar ve arşiv görüntüler eşliğinde bir dönemin tanıklığına dönüşüyor. Galadaki söyleşide, bugünkü AKP yönetiminin, nasıl bir sivil darbeyle yönetimi elinde tutup 12 Eylül uygulamalarını taklit ettiğinden söz ettik. Bu vesileyle Avusturya Televizyonu ORF'teki ve Profil Dergisi'ndeki söyleşilerde, Türkiye'deki son gelişmeleri anlatma fırsatı da buldum.
     Türkiye'de baskı arttıkça, Batı kamuoyu ve basınının Türkiye'ye karşı sürdürdüğü ilgisizlik de kırılmaya başladı. Gecikmiş ama olumlu bir gelişme bu da...
     Hepinize iyi haftalar.

Can Dündar

  Bu yazı 6654 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım