|
İngiliz Daily Telegraph gazetesi, "Ukrayna savaşının asıl kazananı Türkiye" yorumunu yaptı. Yazıda Erdoğan'ın, savaşan iki tarafla da ilişkiyi ustalıkla sürdürmesinden, Ukrayna'ya drone satarken Rusya'ya yaptırımı reddetmesinden, Putin'i tahıl anlaşmasına geri dönmeye ikna etmesinden övgüyle söz ediliyor. Türkiye'nin Doğu Avrupa ve Orta Asya'da Rusya'nın bıraktığı boşluğu doldurmaya çalıştığı, Putin yenilirken bir diğer imparatorluğun yükselişe geçtiği vurgulanıyor.
Yazı, "Erdoğanizm"in imparatorluk düşlerinin bir özeti gibi. Biraz TRT1 izleyen herkesin fark edebileceği gibi, Erdoğan uzun süredir bu "imparatorluk" fikrini toplumun bilinçaltına yerleştirmeye çabalıyor. Atatürk'e söveni baştacı ederken, Osmanlı padişahlarını eleştireni hapsettiriyor. Yoksul kitlelere, "Diriliş"i hatırlatan veya MIT'in sınırötesi operasyonlarını abartan dizilerle moral aşılamaya çalışıyor.
Normalde Batılıların gülüp geçeceği bir çaba bu: Bugün hayranlık yazıları yazmalarının bir nedeni var: Erdoğan'a muhtaçlar... Nasıl mülteci krizinde, göçün bütün yükünü Türkiye'nin sırtına yıkmak için Erdoğan'ı hoş tutmak zorunda kaldılarsa, bugün de enerjide Putin'e bağımlılıklarına çare ararken, Erdoğan'dan medet umuyorlar. Batı dünyasının kışın üşümemek için iki otokratın telefonlaşmasına muhtaç hale gelmesi zavallılık, ama ne yazık ki durum bu...
Ukrayna krizinin Erdoğan'a yaradığı bir başka coğrafya da İskandinavya... NATO üyeliği için Türkiye'nin onayına muhtaç olan İsveç, Erdoğan'ın "Muhaliflerimi iade edin" baskısına bir süre direndi; ama sonunda "Güvenliğimiz, insan hakları sevdamızdan daha önemli" diyerek mevzuatı değiştirmeye karar verdi. Ankara'da anayasa değişikliği için görüşmeler yapılırken, İsveç'te, Erdoğan'ın dayattığı anayasa değişikliği görüşülüyordu.
Dikkat ederseniz, sürekli Batı'nın kendisini devirmek için planlar yaptığını iddia eden Erdoğan hiç bu konuya girmiyor artık. Neden? O suçladığı emperyalist Batı, çıkarı gerektirince kendisinin safına geçti, eleştiriyi kesti de ondan...
Hep söylüyorum: Türkiye'de bir değişim olacaksa Batı sayesinde değil, Batı'ya rağmen olacak.
|