|
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'nin Türkiye ziyareti ve hemen ardından Rusya Devlet Başkanı Putin'in Türkiye ziyaretinin iptal edildiği haberi, hafta sonu gündemi belirledi. Erdoğan, Putin'in Ağustos'ta geleceğini açıklamıştı. Ziyaret önemliydi; çünkü Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde hakkında yakalama kararı çıkarılan Putin'in, Ukrayna'ya saldırdığı Şubat 2022'den beri bir NATO üyesine yapacağı ilk ziyaret olacaktı bu... Aslında ziyaret takvimi netleşmemişti, iptal haberi de resmileşmedi. Ama iptal haberlerinin doğru olduğunu ve ardındaki nedenleri tahmin etmek zor değil:
Erdoğan, Zelenski'nin ziyaretinin ardından, "Şüphesiz Ukrayna NATO'ya üyeliği hak ediyor" diyerek birçok NATO ülkesinden de net bir tavır aldı. Ziyarette, Rusya'nın "terörist" olarak tanımladığı ve esir alıp "arabulucu" Türkiye'ye teslim ettiği beş AZAK Taburu komutanının Zelenski'ye teslim edilmesi, bir başka sürpriz oldu. Zelenski, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, komutanlarla fotoğrafını yayınladı, "Kahramanlarımızı evimize getiriyoruz" dedi.
Bunun da Moskova'da öfke yarattığını kestirmek zor değil. Rusya, hemen Türkiye'yi esir takası anlaşmasını ihlal etmekle suçladı.
24 Kasım 2015'te Türkiye, bir Rus uçağını düşürdüğünde iki devlet, savaşın eşiğine gelmişti; o günden beri Türkiye-Rus ilişkileri çok iniş-çıkışlı bir seyir izliyor. Aslında buna "Türkiye-Rusya ilişkisi" yerine, "Erdoğan-Putin ilişkisi" demek daha doğru. Birbirine benzeyen iki "tek adam"ın sıkça değişen çıkarlarına göre şekil alan bir ilişki sözkonusu... Erdoğan, "Rus kartı"nı, Batı'dan taviz koparmak için kullanıyor, buna karşın, bir NATO üyesini kendi yanında tutmak da Putin'in işine yarıyordu. Özellikle Ukrayna krizinden sonra Erdoğan arabuluculuk rolüne soyunup bozulan kariyerini düzeltmeye çalışmıştı. Son gerilim, ilişkilerde yeni bir gerginliğe yol açacak gibi görünüyor. Bu durum, NATO zirvesinde "İsveç'in üyeliğine onay" karşılığı taviz koparmayı uman Erdoğan'ın konumunu zayıflatabilir.
|