Alevilikte Kadın Ana, Pir
Erdal YILDIRIMAlevilikte Kadın Ana
Erkek egemen anlayış ve İslamcı, Sünni inancın topluma hâkim kılınması olgusu, son yıllarda Alevi inancına, kadın Ana'lara, Anaların Yol'da durdukları yere, temsiliyete ve bir bütün olarak Alevi insanına da olumsuz şekilde yansımaktadır.
Bu yansımanın özellikle erkek egemen, feodal bir anlayışın yansıması ve ‘‘Erkek Pir, Dede, Baba” kaynaklı olması, olumsuzluğu da arttırıyor. Son zamanlarda devletin hem yurtiçinde, hem de yurtdışında sürdürdüğü asimilasyon politikaları yetmezmiş gibi, bir de bazı Cemevi, Dergah ve Kültür Merkezlerinde duyduğum, gördüğüm ve yaşadığım olumsuzluklar çok düşündürücü ve üzücüdür. Cem yürütülürken yaşanan bu olumsuzluklar, Alevi asimilasyonunun, salt egemen zihniyetçe değil, aynı zamanda Alevi kurumlarında yönetici olan, görev yapan, hizmet eden, inanç ve kanaat önderi denilen kişilerden de kaynaklandığı şeklindeki düşünceyi pekiştiriyor.
Alevi Dergâh, Dernek ve Cemevi yönetimlerinde kadınların yeteri oranda temsil edilmediği, kadınlara ve gençlere bu hakkın tanınmadığı olgusu can alıcı bir konu olarak tartışılırken, bir de Cemevlerinde “bir kadın Ana’nın posta oturup Cem bağlayamayacağı iddia ediliyor. Ve kadın analara karşı bir baskı mekanizması işletiliyor. Bu durum sadece yurtiçindeki Cemevlerinde değil, aynı zamanda yurtdışındaki kurumlarımızda yaşanıyor.
Bu türden ‘dede’ ve ‘yönetici’ler bilmelidir ki, Alevilikte kadın ve erkek hem inanç açısından, hem günlük yaşamda, kültürel ve toplumsal alanlarda aynı hakka sahiptir. Bu gerici, yobaz ve erkek egemen anlayışa, Alevi yoluna inanan tüm yöneticilerimiz, inanç önderlerimiz ve Alevi canlarımız karşı çıkıp Alevice bir duruş sergilemelidir. Bu olumsuzluğa göz yuman, sessiz kalan, tepki vermeyen kim olursa olsun, bilerek veya bilmeyerek asimilasyona hizmet ediyor demektir.
Kadın Ana, Pir'in olmadığı bir Alevi toplumu, temsil edilmediği bir Alevi inancı, hatta post'ta Ana’nın da olmadığı bir Cem olamaz. Cemde "kadın" ve "erkek" değil, "can" vardır. Ve “canların” birlikte katılmadığı bir "cem" de olamaz. Günümüzde ‘Ana’lara baskı yapıp zorluk çıkartmak, Cem yürütmesini engellemek yobazlıktır. Bu olumsuz durum hangi inançla açıklanırsa açıklansın, ama Alevilik ile açıklanamaz. Hangi inançta olursa olsun, ama Alevilikte olamaz..
Zira biz İslam ve Müslüman değiliz. Biz Aleviyiz! Bu durum çok açık ve net olarak Nesimi’nin: “Sorma be birader mezhebimizi / Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır / Çağırma meclis-i riyaya bizi/ Biz şerbet içmeyiz dolumuz vardır” deyişinde anlatılmaktadır.
Ülkemizde bazı yerlerde halen, Cemi yürütecek erkek Pir, mutlaka Ana’nın rızasını aldıktan sonra posta oturur. Lokma ikiye bölünür, yarısını Ana Pir, diğer yarısını da Erkek Pir sır eder. Erkek tek başına yarımdır. Tam olabilmesi için kadın Ana’ya muhtaçtır. O elma, kadın ve erkek mürşitlerce paylaşılarak toplumsal bütünlüğe ulaşma hedeflenir. Ne erkek, ne de kadın tek başına bütün değildir.
Zaten ‘Kadın Ana ve Erkek Pirin’ birlikte yürütmediği bir törenin Cem diye kabul edilemez. Yaresanların önemli tarihçi ve siyaset bilimcisi Prof. Dr. Golmorad Moradi ile 2013 yılında Amed'deki sohbetimizde bana: Biz Yaresanlarda eğer postta "bir kadın pir, bir erkek pir" yoksa, o cem asla başlamaz” demişti. İşte bu söylem, hem Alevi yolu açısından, hem de evrensel normlar, humanizma açısından, Aleviliğin olmazsa olmaz duruşu demektir.
Hünkâr Hace Bektaş Veli de yolda, erkânlarda kadın – erkek ayrımı yapanlara: "Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde, / Hakk’ın yarattığı her şey, yerli yerinde, / Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok, / Noksanlık da, eksiklik de, senin görüşlerinde” diyerek, sonradan yol’a eklemlenmeye çalışılan bu olumsuzluklara müdahale etme gereği duymuştur.
Alevi toplumunda Kadına, Kadın Ana’ya karşı çıkmak, ona baskı yapmak Alevi yolunun önemli değerleri olan Fatma Ana’ya, Kadıncık Ana’ya da karşı çıkmak, Alevi yolunu inkâr etmek demektir. Analar da, Pir ve Dede, rehber, mürşit gibi aynı nitelik ve özelliklerde, aynı hakka sahip olarak yolun hizmetlisidir. Alevi örgütlülüğü, Alevi toplumu kendi yoluna, ritüellerine kararlı bir şekilde sarılmalı, bizi yol’dan ayırmak isteyen kimi eğitimsiz, kimi cahil, kimisi de bireysel ikbal ve çıkarları için yol’dan çıkanlara karşı durmalıdır.
Kadın Ana’lara kapılarını açan, Analarımızın Alevi yolunun gereği, olmazsa olmaz ritüellerinden olan ‘Cem törenini’ yürütmesine olanak tanıyan Cemevi, Dergâh ve Kültür Merkezi yöneticilerimizi, kadın Pir ile birlikte Cem yürüten erkek Pirlerimizi kutluyorum.
Yola hizmet edenlere aşk olsun!
Erdal YILDIRIM
25 Mart 2019
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Kürt Anasını Görmesin!
- Suriye ve bitmeyen oyunlar...
- ABD Emperyalizmi ve 21. Yüzyıl Haydutluğu
- Madımak Ateşi Hiç Sönmedi Ki!
- Yaşasın Gezi Direnişi!
- 12 EYLÜLLÜ KARANLIKLAR SON BULACAK!
- Ateşin Yobaz Elinde Sınanışı Unut/MADIMAK/lımda
- Osmanlı Oyunlarında Bir Yenisi : Gençlik Kampı
- Meclise CAN Gelecek !
- GÜVERCİN KATİLLERİ İŞ BAŞINDA
- ALEVİLİKTE HIZIR KÜLTÜ
- ÖZGÜRLÜK, EŞİTLİK, BARIŞ İÇİN BİRLEŞİP MÜCADELEYE













