Erdal YILDIRIM

Biz Aleviyiz

Erdal YILDIRIM
  23-12-2020 13:12:00
"Bizden geçinen kalleşler
Döner geri bizi taşlar
Sıvıştı yaren yoldaşlar
Ne sözü ne özü kaldı."
Dertli Divani 

 

Aleviliğe yönelik saldırılar sadece egemen hakim sınıflarca değil, bir çok kaynaktan ve adeta ardışık, planlı, sistematik projelerle yöneltiliyor..

Biliyoruz ki, Selçuklularda, Osmanlılarda yaşanan onca baskı, karalama, aşağılama ve inkâr politikaları Şeyhülislamların fetvalarıyla hem asimilasyona, hem de Padişahların emirleriyle büyük kitlesel katliamlarla sonuçlanıyor.  

Cumhuriyetin başında da, 1924 yılında Diyanet İşleri Başkanlığının kurulmasıyla geçmişte yaşanan politika ve uygulamalar, yönetim kademelerindeki isimler ve hatta yönetim şekilleri değişmiş olsa da, aynı şekilde devam ediyor..

Egemenlerin bu uygulamaları, Şeyhülislam fetvaları, DİB'in asimilasyon uygulamaları, Zorunlu Din Dersler, Alevi köylerine zorla cami yapılması, katliam çağrıları da yetmiyor, yüzlerce yıldan beri Alevi(leri)liği Müslümanlaştırmak – İslamlaştırmak isteyen DİB'nın yanına bu sefer de, sınırlarımız ötesinden İran Şiiliğinden de saldırılar yerini alıyor. İran devletinin din yetkilileri Türkiye Diyanet İşleri Başkanı Süleyman Ateş'e "Aleviler ateistleşiyor.. Alevileri ya siz Sünnileştirin, ya da bırakın biz Şiileştirelim" diyerek akıl veriyor, işbirliği öneriyor...

Bir de bunların yanına Alevi-İslam düşüncesi teziyle Demirel tarafından Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi (CEM) adıyla vakıf kurdurulan İzzettin Doğan, İran destekli Fermani Altun'un kurduğu Dünya Ehlibeyt Vakfı, bizzat AKP'lilerce ve İran Şiileri tarafından kurulan dernekler birlikte yol almaya çalışan bir kesim koro halinde Aleviliğe saldırmaya devam ediyorlar.. 

Bir de dün söyledikleri ile bugün söyledikleri birbirini tutmayan, dönemin ruhuna göre davranan, karanlık - bilinmeyen ilişkiler ve açığa çıkarılmamış çıkarlar(ın)a göre hareket eden bir kesim var.  Bu kesime örneğe denk düşen biri de epeyce aradan sonra yine medya sayfalarında görev almaya başladı..

Bu kişiyi de birçoğunuz iyi tanıyorsunuz. Hani ozanın "bizden geçinen kalleşler" dediklerinden biri.. Bu kişi 2012 yılında Milletvekili iken Meclis bünyesinde  bir Cemevi yeri açılması için "Alevilik ayrı bir dindir, ibadet yeri de Cemevleridir" diyerek TBMM başkanlığına dilekçeyle müracaat eden eski milletvekili Hüseyin Aygün'ün ta kendisidir. O gün söylediklerini bugün inkâr edip, Alevi mücadelesine, Alevi yöneticilerine, Alevi değerlerine ve kazanımlarına saldırıyor, "Alevilik islamın özüdür" diyor..

Bilmeyenler için o süreçte yaşananları bir kez daha anımsatmakta fayda var. CHP Dersim milletvekili Hüseyin Aygün, "TBMM bünyesinde bir Cemevi açılması" konusunda Meclis başkanlığına yazdığı yazıda "Alevilik ayrı bir dindir, Alevilerin ibadet yeri de Cemevidir" diyor, ancak TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Diyanet İşleri Başkanlığının (dönemin DİB Başkanı Mehmet Görmez)  "Diyanet İşleri Başkanlığı'na göre, Alevilik ayrı bir din olmayıp İslam içi bir oluşum, İslam'ın tarihi süreçte ortaya çıkmış bir zenginliğidir ve İslam dininin ibadet yerleri camilerdir'' şeklindeki yanıtını alıyor..

Bu konu ve yanıt AKP'nin ve de  tüm düzen partilerinin bugüne kadar ki, ötekileştirici, inkarcı, yoksayıcı ve asimilasyoncu politikalarının DİB ve TBMM Başkanınca da bir kez daha tescili olması dışında Aleviliğe ve Alevilere, dışımızda olan kişi ve  kurumlarıca ayar çekilmesi demektir. 

O dönemde sadece Meclis Başkanı ve Diyanet İşleri Başkanlığı da değil, yıllarca  FETÖ ile kanka olup Cami-Cemevi projesini yürüten İzzettin Doğan ve onunla birlikte yürüyen kimi Alevi kökenli, ama gerçekte Alevi İslamcı olan milletvekilleri, başta Sabahat Akkiraz, kimi Alevi anne babadan olan, ancak yıllardır Alevi düşmanlarıyla birlikte olup, onlara hizmet eden Sevilay Yükselir (Yılman) gibi bazıları da H.Aygün'ü sertçe eleştirmişlerdi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Diyanetin kaleme aldığı "Alevilik ayrı bir din olmayıp 'İslam içi bir oluşum, İslam'ın tarihi süreçte ortaya çıkmış bir zenginliği'dir ve İslam dininin ibadet yerleri camilerdir."  ifadesini meclis kürsüsünde ve medyaya verdiği röportajlarda savunmaya devam ediyordu. Bugün de değişen bir durum yoktur.

CHP milletvekilliği de yapan türkücü Sabahat Akkiraz, eleştirilerini: "Aleviliğe din demek, büyük bir yanlış ve provokasyondur! Dün Alevilere kâfir diyenlerle hiçbir farkınız kalmadı!" diye tepki veriyor ve İzzettin Doğan'ın Alevi-İslam cephesindeki yerini alıyordu.

Her dönemde iktidarlara yaranmayı özel marifet sayan, bir gazeteci Sevilay Yılman (Yükselir) de:  Hüseyin Aygün'ün  "Alevilik dindir! İbadet yeri de cemevidir" iddiası için "ipe sapa gelmez tezi" demişti. 

Sonuçta o zaman "Alevilik bir dindir, ibadet yeri de Cemevidir" tezi için ''Ali'siz bir Aleviliğin ne menem bir Alevilik olduğunu veya böyle bir düşünüş veya yaşayış biçiminin niçin "Alevilik" diye ısrarla tanımlandığını da sorgulamak gerekir." diyen Mehmet Metiner ile Recep Tayyip Erdoğan'ın Alevilere yönelik aynı paraleldeki saldırılarıyla, şimdilerde hidayete erişmiş eski milletvekili Hüseyin Aygün bugün aynı noktada buluşmuştur. .

Ancak Hüseyin Aygün'ün yalpalamaları bununla da sınırlı değildir. O milletvekili olmadan önce 2009 yılında yazdığı "Dersim 1938 ve Zorunlu Göç" kitabında Dersim'in ve Dersimlilerin "Cumhuriyet döneminde sivillere yönelik eziyetin ve kıyımın en şiddetlisine uğradığını, direnişe katılmayanlarında kıyıma maruz kaldıklarını, binlerce Dersimlinin öldürülmüş ve kalan on binlercesinin de sürgün edilmiş olduğunu belirtiyordu. 

Devamında "Dersim katliamının sorumlusunun CHP olduğunu, Atatürk'ün de bundan haberdar olduğunu" yazıyordu. Hatta bu iddialarını Mecliste de söz alarak anlatıyordu.

Ancak hem baskılardan ötürü, hem de milletvekili olduğu – yapıldığı için, kitabında Dersim soykırımının sorumlusu gördüğü M.Kemal Atatürk için "Ulu (Yüce) Önder Mustafa Kemal Atatürk" diyordu.

Nasıl ki, Müslümanların ibadet yeri Cami, Hıristiyanların Kilise, Yahudilerin Sinagog – Havra ise biz Alevilerin ibadet yeri de Cemevidir. 

Alevi düşmanı tüm odaklar da, İzzettin Doğan, Fermani Altun, Hüseyin Aygün ve bunlarla elele - birlikte ihanet girdaplarında yürüyenler de bilmelidir ki: O gün de, bugün de, gelecekte de Alevilerin ve Alevi inancının ibadet yeri Cemevidir.

Biz, Müslümanlık - İslam, ya da başka bir inancın mensubu değiliz. 

Biz Aleviyiz ! 

Erdal YILDIRIM 

 

  Bu yazı 6472 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım