Erdal YILDIRIM

Kadim Halkların Katili Topal Osman

Erdal YILDIRIM
  11-06-2022 12:05:00

                                                                         

Özellikle 20 yıllık AKP hükümetinin, ister iç siyasette, ‘ekonomik, sosyal, hukuksal, idari’ sorunlarda; isterse de dış politikada sıkıştığı her durumda gündemi değiştirdiğini, ya ‘Vatan, Millet, Sakarya’ edebiyatıyla milliyetçilik silahını, ya da “Din elden gidiyor”, “Camide içki içtiler” gibi söylemlerle halkın inancı üzerinde bir politikayı devreye soktuğunu görmekteyiz.   

Bazen de AKP bu durumu küçük ortağı MHP yöneticilerine yaptırıyor. İşte tam da bu örneğe denk düşen bir durum yaşanıyor bugünlerde. MHP lideri Devlet Bahçeli, bundan 100 yıl öncesinde, başta Ermeni, Rum ve Koçgirili Kürt, Kızılbaş Alevilere yönelik sayısız kanlı saldırı ve katliamın baş faillerinden ve katil sıfatı olan figürlerden Topal Osman'la ilgili bir kanun teklifi verdi. Teklifte, “Giresun’un yiğit evladı ve Milli Mücadelenin kahraman evladı' kabul edilen katil Topal Osman’ın ‘Devlet ve Millet uğruna fedakârca bir mücadele ortaya koyduğu, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine emsalsiz katkılar sunduğu belirtiliyor. Topal’ın cesedinin 1923’te Meclis kararıyla öldürülüp gömüldüğü yerden çıkarıldığı, yine Meclis önünde asıldığı, bu nedenle itibarının hukuken iade edilmesi yer alıyor.   

Peki, kimdir bu Topal Osman?

Mustafa Kemal’in önce tetikçilik görevi verdiği, sonra ortadan kaldırdığı, cenaze masraflarını kendi cebinden(!) ödediği, Veli Küçük’ün heykelini diktirdiği, Devlet Bahçeli’nin ‘iade-i itibar’ için kanun teklifi verdiği, çeşitli siyasilerin zaman zaman ‘bağlı’ olduklarını söyledikleri bu Topal Osman kimdir?

Topal Osman, kan ve katliam sahnesine ilk kez 1914 yılında Giresun'da çıktı. O güne dek önemsiz bir çete reisi olan Topal, Ermeni soykırımı hazırlıkları esnasında Teşkilat-ı Mahsusa yöneticileri tarafından örgütlenen, 1.Balkan Savaşında kendi ifadesine göre yaralanıp topal kalan, Karadeniz bölgesindeki 100 kişilik çetesine hapishaneleri basıp dışarı çıkardığı 150 hırsız, tecavüzcü ve katil mahkumu da dahil ederek sahne aldı. Özellikle Artvin ve civarında yürütülen "tehcirin" baş sorumlusu olarak çok sayıda Ermeni'yi katleder.

16 Mayıs 1919’da ‘Doğu Karadeniz’de Ermeni ve Rumlara yönelik Türk çetelerinin saldırılarını durdurması, bölgede güvenliği sağlaması için padişah tarafından görevlendirilen 9.Ordu Müfettişi Mustafa Kemal, 19 Mayıs tarihinde Samsun’a çıktıktan sonra, olaylara sebebiyet veren, bu suçları nedeniyle de Divan-ı Harp tarafından aranan Topal Osman ile görüşür. Görüşme 29 Mayıs 1919’da Havza’da gerçekleştirilir. Mustafa Kemal ile Topal Osman’ın Havza’daki görüşmesinden bir süre sonra, 7 Temmuz 1919 tarihinde Topal Osman hakkındaki tutuklama kararı kaldırılır ve Topal, ‘Giresun Muhafaz-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti’ başkanı olur.

Mustafa Kemal’in Rum Pontus ve Ermenilere karşı mücadele yöntemlerine, yapılacaklara dair endişelerine karşılık olarak, “Siz hiç merak etmeyin Paşam! Bu Pontus Rumlarına öyle bir tütsü vereceğim ki hepsi mağaralarda eşek arıları gibi boğulup gidecek” der. (1) Ve aldığı talimat gereği Karadeniz’in Rumlardan arındırılması görevine, Rum Pontusluları ya kendi kazdıkları mezarlara diri diri gömmek, ya buharlı gemilerin kazanlarında yakmak, ya da derilerini yüzdürmek gibi eziyet ve işkencelerle devam eder. Topal ve çeteleri, toplu katliamların dışında, Rumların arazilerini kendi ve akrabalarına pay etmekle kalmaz, Müslümanların da bağ ve bahçelerini zaptedip tapuları kendi üzerine geçirir. Koçgiri’de de şahsi  ganimet olarak 60 bin adet koyun ve sığırı Giresun’a getirir. Bunun yanında saldırdığı her yerde kadın ve kızlara taciz ve tecavüz etmeyi de sürdürür.

Topal Osman sadece Ermeni ve Rum Pontusluların katledilmesinde değil, Türkiye Komünist Partisi (TKP) kurucusu ve ilk başkanı Mustafa Suphi, Genel Sekreteri Ethem Nejat ve 13 yoldaşının(2) Bakü’de 10-16 Eylül 1920’de gerçekleşen Doğu Milletleri Kurultayı’ndan Ankara’ya dönüşlerinde Ankara’ya gelişleri engellenip, Kars – Erzurum üzerinden Trabzon’a yönlendirilirler. M.Suphi ve yoldaşları yine bir Teşkilat-ı Mahsusacı olan Topal’ın arkadaşlarından Yahya Kaptan ile adamlarınca Trabzon açıklarında boğularak katledilmeleriyle (henüz belgelenmemiş olsa da) ilişkisi olduğu iddia edilmektedir.

Teşkilat-ı Mahsusacı Topal Osman, bölgede gerçekleştirdiği zulüm ve eziyetler ve katliamcı başarılarından ötürü Mustafa Kemal tarafından ödüllendirilir. 8 Kasım 1920 tarihinde Ankara’ya gelen Topal’a, Mustafa Kemal’in arzusu üzerine 12 Kasım 1920 tarihinde ‘Giresun Gönüllü Maiyet Müfrezesi’ kurdurulur. Bu müfreze daha sonra sayısı 250 kişiye çıkartılarak Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayına dönüştürülür.

Topal Osman, Ankara’dan aldığı emir üzerine, Muhafız alayının komutasını arkadaşı Mustafa Kaptan’a bırakıp Giresun’a gider. Orada çok az bir kısmının gönüllüler, bir kısmının ise çeteci eşkiyalar dışında kalan, ancak aileleri rehin alındıklarından zorla savaştırılan ve dolayısıyla çeteden de kaçamayan, mallarına mülklerine el konulan insanlarla, büyük kısmının hapishanelerden çıkarılan ve her türlü taciz, talan, yağma, cinayet ve hırsızlık gibi suçlulardan oluşan ‘Giresun Gönüllü Taburu’nu kurar.  Bu taburlara Giresun 42. ve 47. Gönüllü Alayları da denir.(3)

İşte Topal Osman komutasındaki çetelerden oluşan bu alaylar, Koçgiri bölgesinde “İmranlı ve Zara ilçeleriyle, 132 köyün savaşan düşman istihkamları gibi yakılması, yıkılması ve yüzlerce kişinin öldürülmesinde, ayrıca bütün mal, eşya, zahire ve hayvanların yağmalanmasında, binlerce insanın dağlarda, kırlarda, açlıktan ve yoksulluktan ölüme bırakılmasında başrol oynamışlardır. Ebubekir Hazım Tepeyran bu durumu şöyle özetler. “Yazmadıklarım, yazamadıklarım, yazmak azabına tahammül ettiklerimden az değildir.”(4)

Sevr Antlaşmasının 62. ve 64. Maddeleri, Koçgiri, Dersim ve bir bütün olarak Kürtlerin de devlet hakkını içeren maddeler, bağlayıcı imzalara rağmen inkâr ve reddedildi. 20-22 Ekim 1919 tarihli Amasya protokollerinin 2.protokol maddesindeki, “Vatan Türk ve Kürtlerin oturdukları topraklardır" şeklindeki ifade, devamında “Kürtlerin etnik ve sosyal haklar” bakımından destekleneceği vurgusu görmezden gelindi. Yine 2.Protokol'ün 1.maddesinde devletin düşünülen ve kabul edilen sınırının Türk ve Kürtlerin oturduğu araziyi içine aldığı, Kürtlerin serbest, özgürce gelişmelerini sağlayacak şekilde sosyal ve geleneksel haklar yönünden imtiyazlara nail olmaları, desteklenecekleri şeklindeki protokoller ve atılan imzalar da inkâr edildi. Protokol maddeleri ve diplomatik görüşmelerdeki tüm sözler unutuldu. Koçgiri ve Dersim temsilcilerinin “idari özerklik ve yerel yönetimde otonomi” talepleri görmezden gelindi. (5)

Koçgirililerin taleplerini bastırmak üzere de, bugünün IŞİD paramiliter piyonlarıyla aynı özellikleri olan, katiller, hırsızlar, yağmacılar ve tecavüzcülerden oluşan, Topal Osman’ın ‘Giresun Alayları’ adlı çeteler Ankara’nın emriyle 47.Alaya dönüştürüldü. Hem Topal Osman’a, hem de ‘Merkez Ordusu’ komutanlığına atanan Sakallı Nurettin Paşa’ya verilen emirler ile de Koçgiri’de taciz, tecavüz ve insanlık dışı bir katliam süreci başlatıldı. Ermeni ve Rum katliamlarındaki gibi, Koçgiri’de yağma, talana devam eden Topal ve Sakallı, insanların mal davarlarına bile el koydu. Koçgirililer dağlara, mağaralara sığınmak zorunda kalıp açlıkla, zorlu doğa ve iklim koşullarıyla, ya da vahşi hayvan saldırılarıyla karşılaştılar. Yüzlerce ölüm ve can kayıpları yaşandı.

Topal Osman’a verilen görev ve emirler bunlarla da bitmedi. Onun görünen görevi Cumhurbaşkanlığını korumak olarak görünse de, asıl görevi, muhalifleri her türlü yöntemi, siyasi cinayetler de dahil ortadan kaldırmaktı.

Sene 1920…

Birinci Mecliste iki grup vardı..

1.Grup lideri Mustafa Kemal.

2.Grup lideri Trabzon mebusu Ali Şükrü Beydi ve 1.gruba karşı din eksenli bir muhalefet yürütüyordu. Ankara’ya matbaa makinesi getirip Tan Gazetesi çıkarmak istediğinde bunu duyan M.Kemal yaveri Cevat Abbas Bey’e “Ali Şükrü Ankara’ya matbaa getiriyor, gazete çıkaracak, siz halen uyuyorsunuz. Yakın yıkın” diye konuşuyor, adeta kükrüyor. (6)   

26 Mart 1923 günü Ali Şükrü ortadan kaybolur ve kısa süre sonra Çankaya yolunda bir tarlada yeni kazılmış bir çukurda cesedi bulunur. A.Şükrü’nün avucunda bir hasır parçası vardır. Yapılan tetkik sonucu bu parçanın, Koçgiri Katliamından sonra M.Kemal tarafından Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanı olarak ödüllendirilen Topal  Osman’ın evindeki hasır sandalyeye ait olduğu anlaşılır.. Topal’ın Mustafa Kaptan adındaki adamı da, Ali Şükrü’nün Topal’ın evine götürüldüğünü, orada boğularak öldürüldüğünü itiraf eder.

En büyük muhalifi ortadan kaldırılan M.Kemal’in emriyle, Papazın Bağında olduğu bilinen Topal Osman’ın yakalanması için 2 Nisan 1923 günü Muhafız Tabur Komutanı İsmail Hakkı Tekçe görevlendirilir. Topal Osman, kuşatıldığını görünce Çankaya köşküne saldırır.  Ancak Mustafa Kemal, köşkten kaçırılıp istasyondaki eve yerleştiği için (7), Topal bu saldırıdan bir şey elde edemedi. Ve altı, kim kaynaklara oniki adamı da vurulup tarlaya gömülür. Yaralı olarak ele geçirilen Topal, başı kesilerek infaz edilir. Mecliste Ali Şükrü Beyin katilinin yakalanarak Ulus Meydanında idam edilmesi kararı, Topal’ın başı kesik olduğu için mümkün olmamış, bunun yerine mezardan çıkarılan ceset ayaklarından Meclis kapısında ayaklarından asılmıştır. (8)

Zaten Çankaya Köşküne saldırması zihinlerde, emri veren kişinin, muhalifini ortadan kaldırttığı tetikçisini de devre dışı bırakmak suretiyle kendi üzerinde oluşabilecek şüpheleri bertaraf etmek olduğu fikrini güçlendirir. Böyle olmamış olsaydı, Muhafız Alayı Komutanı Topal Osman, Çankaya Köşküne, yani Mustafa Kemal’e saldırma gereği duyar mıydı? (9)

Topal Osman’ın arkadaşı Mustafa Sütlaç’ın oğluna anlattıklarından, bu olayın bir siyasi komplo ve sonrasında gelen cinayet olduğu açıkça anlaşılıyor. Sütlaç, Topal Osman’ın yaralı olarak taşındığı sırada M.Kemal’e küfrettiği ve kendisine kalleşlik yapıldığını söylüyor. (10) Öte yandan bu cümle kendi içinde önemli bir paradoks da barındırıyor. Kendisine kalleşlik yapıldığını söyleyen Topal’ın tüm yaşamı kalleşlik, insanlara zulüm, işkence ve tecavüzlerle örülmüştür.

Topal Osman’ın ortadan kaldırılmasından sonraki süreç de açıklığa kavuşturulmak zorunda olunan bir zaman dilimidir. Öldürülüp ayaklarından Meclis kapısına asılan Topal Osman’ın cenazesi önce Giresun Kale’de Kurban Dede’nin mezarının yanına defnedilir. Daha sonra 1925 yılında Mustafa Kemal, tüm masrafları şahsi hesabından ödemek koşuluyla mezarın Kale’nin en yüksek noktasına nakledilmesini ve anıt mezarının yapılmasını emreder.

12 Eylül 1980 askeri darbesini yapan faşist Kenan Evren de, 1983 yılında Giresun’u ziyareti sırasında Topal Osman’dan övgüyle söz eder.

Ülkenin ırkçı, tekçi, mafyatik yapılanmalarının Topal Osman hayranlığı son derecek dikkat çekicidir. Örneğin Susurluk Skandalı baş aktörlerinden, Ergenekon davası sanıklarından emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Giresun'da Jandarma Bölge Komutanı olarak bulunduğunda, Topal Osman’ın hayatından çok etkilendiği gerekçesiyle bir heykelini yaptırır. İstanbul’da yaptırılan heykel 2001 yılında Giresun’a gönderilse de, dönemin Belediye Başkanı tarafından bir depoya kaldırılır.

31 Mart 2019 tarihinde ise Giresun Belediye Başkanı seçilen Aytekin Şenlikoğlu, kent merkezindeki saat kulesini yıktırıp aynı alana Ermeni, Rum Pontus ve Koçgiri’de onbinlerce insanın katili olan Topal Osman ve arkadaşlarının heykelini yerleştirir.  

Ülke siyasetinde yer alan figürlerin önemli bir kısmının gerçek yüzleri, tıpkı Topal Osman olayında bir kez daha gün yüzüne çıkıyor. Bu bireyler, kimi zaman politik manevra ve gelecekle ilgili ulaşmak istedikleri politik konum ve makam için bu tür gündemi değiştirecek hamleleri yapıyor. Bu tür durumlardaki tavır ve sözleri bizlere zaman zaman bu kişilerin gerçek yüzlerini ve karakterlerini de gösteriyor. Tıpkı İBB Bşk Ekrem İmamoğlu’nun da 2019 yerel seçimlerinde Kürtlerin, Alevilerin önemli bir kısmının oyunu almasına rağmen, Topal Osman için, “Bağlı olduğum değerler var. Misak-ı Milli sınırlarına, komutanlarına, askerlerine, benim dedeme, sizlerin dedelerine, Topal Osman'a, bayrağına, bu ülkenin kuruluş değerlerine bağlıyım"  demesi gerçek yüzlerini gösterme örneklemesine denk düşen bir olgu olarak karşımıza çıkıyor.

Biliyoruz ki, katil Topal’a ve benzerlerine olan hayranlık ve bu toprakların kadim halklarına olan düşmanlık yukarıda yazılanlarla da sınırlı değil. Koçgiri katliamından 101 yıl sonra bile Kürt halkına olan düşmanlık Topal Osman figürü üzerinden sürdürülüyor. Birkaç gün önce Diyarbakır Valiliği ve Giresun Valiliği işbirliğiyle Topal Osman’ın silahlı fotoğrafının bulunduğu ve üzerinde “Size Giresun Yeter” yazısı bulunan bir otobüs Lice caddelerinde dolaştırılarak, Kürt halkına tehdit iması bulunan mesajlar yollandı.  

Kendisine övgüler dizilen, ırkçı, faşistler ve mafyatik çete başlarınca heykelleri yaptırılan o Topal Osman ve çeteleri için, Mehmet Nuri Dersimi, anılarında, “Av köpeği görevi yapmaktan zevk alan, namus düşmanı bu çete alayları, zapt ettikleri köylerde her çeşit zulüm ve kötülüğü yapmaya başlamışlardı. Masum Kürtler ve çocukları bu canavarlar tarafından ateşe atılıp yakılıyor ve bu tüyler ürperten manzara karşısında, Giresun Alayları adını taşıyan bir bu alçaklar zevk ve cümbüş yapıyorlardı” demektedir. (11) Bu zulüm sonrasında özellikle Koçgiri bölgesinde bugün halen Kürtçe:

 “Topal Osmane xwini
  Gencê dı me avet çahalan
  Bûke dı teze kuştin
  Girtin e zêrê dı seri”
 
Türkçesi:
“Kanlı Topal Osman,
 Geçlerimizi çukurlara attı
 Taze gelinleri öldürdüler
 Başlarındaki altınları aldılar”  ağıtları yankılanıyor.
 

Şimdi de MHP lideri Devlet Bahçeli ve arkadaşlarının, son derece kirli bir tarihe sahip olan, egemenlerin kirli işlerinde kullanıp işleri bitince de ortadan kaldırıp tarihin çöplüğüne attıkları bir katil, gaspçı, yağama ve talancıyı, bir tecavüzcü çete artığı caniye “iade-i itibar” verilmesi için kanun teklifi vermeleri, olsa olsa gündemi değiştirmek, toplumsal gruplar üzerinden düşmanlık yaratarak kendi tabanını konsolide etmek olarak değerlendirilebilir.    

Balkan Savaşına katılıp savaşta yaralandığı dahi tartışmalı olan, yaşamı yağma, talan, taciz, tecavüzle dolu, 1915 Ermeni soykırımı, 1916-23 Rum Pontus katliamı ve 1920-21 Koçgiri katliamında yer alan, bunların dışında ayrıca siyasi bir cinayeti de işlediği anlaşılan, katliamcı ve katil sıfatlarını fazlasıyla hak eden bir kişidir Topal Osman. Topal’a “itibar iadesi” istemek, kanun teklifi hazırlamak ancak bugünlerin Topal Osman’larını özendirmekten, cesaretlendirmekten başka bir şey değildir. 

Topal Osman, Anadolu’da Ermenilere, Rumlara ve Koçgiri'lilere karşı insanlık dışı suçlar işlemiş, toplumlar arasında düşmanlık tohumları ekilmesine hizmet etmiş, bu coğrafyada yaşattığı vahşet ve katliam nedeniyle yargılanması önlenen, bizzat Mustafa Kemal tarafından korunup kollanan, muhaliflerine karşı tetikçi olarak kullanılıp sonra da ortadan kaldır(t)ılan bir katil piyondur. Oysa bu topraklarda toplumsal barışın sağlanabilmesinin yolu katillerin ödüllendirilmesi değil, aksine başta Ermenilerin, Rumların Koçgirililerin, Dersimlilerin, Kürt ve Alevilerin beklediği tarihle yüzleşilmesi, arşivlerin açılması, sorumluların adalet önüne çıkarılarak bir hesaplaşmanın sağlanması, haksızlığa, zulme ve katliama, soykırıma tabi tutulmuş halklardan gerçek ve samimi bir şekilde özür dilenmesidir.

Erdal YILDIRIM

10 Haziran 2022

 

Dipnotlar:

 1- Hasan İzzettin Dinamo, Kutsal İsyan 2, 2.Cilt, Tekin Yayınevi, İstanbul 2012
2- TKP Türkiye Komünist Partisi, 10 Eylül 1920 Bakü’de kuruldu. İlk Genel Başkanı Mustafa Suphi (Samsun),  Genel Sekreter Ethem Nejat (İstanbul Üsküdar) seçildi. Yönetim Kurulu üyeleri: Uşaklı Kazım Hulusi,  Sürmeneli Kıralioğlu Maksut, İstanbul Cihangirli Hilmioğlu İsmail Hakkı, Van Ercişli Ahmetoğlu Hayrettin, Bandırma Manyaslı Mehmet Ali Bin Hakkı, İstanbullu Emin Şafak, İstanbul Kadıköylü Tevfik Bin Ahmet, Manisalı Kazım Bin Ali, Erzincanlı Hatipoğlu Mehmet, İzmirli Hacı Mustafaoğlu Mehmet, Kocaeli Kandıralı Nazmi Bin İbrahim… Yanlarında bir de M.Suphi’nin eşi Maria Suphi vardır.
3- Giresun Gönüllüleri, 1915’ten 1980’e Karadeniz, İletişim Yayınları, İstanbul 2020
4- Ebubekir Hazım Tepeyran, Belgelerle Kurtuluş Savaşı, syf 216, Gürer Yayınları, 2.baskı, İstanbul 2009
5- Amasya Protokollerini imzalayanlar: Bahriye Nazırı Salih Paşa, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsil heyeti üyeleri Mustafa Kemal, Rauf Orbay ve Bekir Sami
6- Kazım Karabekir Anlatıyor, Yayına hazırlayan: Uğur Mumcu, Tekin yayınevi, Ankara 1993, syf 68
7- Cemal Şener, Topal Osman Olayı, Cumhuriyet Yayınları, İstanbul 2001, cilt 2, sayfa 10.
8- Feridun Kandemir, Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay, Yakın Tarihimiz Yay.  İst 1965, syf 106
9- Cemal Şener, Topal Osman Olayı, cumhuriyet Yay, İst. 2001, cilt 2, syf 37
10- Feridun Kandemir, Cumhuriyet Devrinde Siyasi Cinayetler, Ekicigil Tarih Yay. İstanbul 1955
11- Mehmet Nuri Dersimi, Kürdistan Tarihinde Dersim, syf 160, Doz Yayınları, İstanbul 1997

 

  Bu yazı 10117 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    Son güncelleme: 31.05.2026 04:00:24