2021 YILI KORKUNUN DEĞİL, ÖZGÜRLÜKLERİN YILI OLSUN :
Erdem GÜNALPDeğerli yol arkadaşlarım 2020 yılının acılarını, sıkıntılarını, açlığını, yoksulluğu, işsizliğini, ekonomik sıkıntılarını ve korana virüs illetinin de bizlere yüklediği acıların içinde inim inim inlerken, bu acıların 2021 yılında da insanlığın yakasını bırakmayacak gibi gözüküyor. Korana nedeniyle 2020 yılında farklı ülkelerin ürettikleri aşıların Dünya’ya damgasını vuracağı yıl olarak tarihe, not düşüldüğü yıl olarak anılacak.
Üzülerek ifade etmeliyim ki; Farklı ülkelerin ürettikleri aşıların halkın üzerinde nasıl bir etki bırakacağı henüz netleşmiş değil. Netleşmiş olduğunu farz edelim, yoksul halklara bu aşıların ulaşmasının çok zor olacağını düşünüyorum. Çünkü! Bu aşıyı üreten ilaç tekelleri parayı veren düdüğü çalar misali, yoksul mazlum halklar bu aşıya ulaşma şanslarının olmadığını düşünenlerdenim. Neden derseniz? Dünya nüfusunu dizayn etmek büyük tekellerin asli görevleri içerisinde.
18 yıldır Ülkemizi yönetenler kin ve nefret duyguları ile halkını ayrıştırarak, kutuplaştırarak açlığı sefaleti halkına reva görmeye devam ediyorlar. Özelliklede tarikat yuvalarında küçücük çocuklarımızın bedenlerine uzanan karanlık ellerin, hala sokak ortalarında yavrularını gözleri önünde katledilen kadınlarımızın, yaşamını elinden alan aşağılık nesnelerin mahkemelerde iyi halden, halkın içerisine salıverilmesi acılarımıza acılar katmaya devam ediyor.
İktidarlarını ayakta tutmak için Dünya'da savaşlardan beslenen hokkabazlar mazlum halkların acılarını kanıksamayan, acılarına sırtını çevirenler insan olma duygularını yitirmiş zavallı yaratıklar şunu unutmayın? Cehennem dediğin dal budak yoktur, herkes ateşini buradan götürür.
Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki; Bana dokunmayan yılanlar bin yıl yaşasın, sözlerini kendilerine kılavuz yapanlar, şunu unutmasınlar; Bu yılanların bir sonraki durağının sizler olacağını sakın unutmayın.
Ülkemizde iktidarın halkın üzerindeki baskıları, halkın üzerinde bir korku imparatorluğu yaratığınızın farkındayız. Geçmişte askeri cuntaların yapmış oldukları baskıları katlayarak halkına reva görenler, şunu unutmasınlar? Dünya’da bu baskıları ve korkuları yaratanlar tarihin kara sayfalarında kaybolup gittiler, hiçbir iktidar kalıcı değildir ve olmayacaktır.
Ülkemizde yaşanan bu haksızlığa hukuksuzluğa karşı çıkmanın yolu örgütsel bütünlükten geçtiğini düşünen, soran, sorgulayan, eleştiri ve öz eleştiri yapabilen sosyal demokratlar, sosyalistler, komünistler emekten yana olan tüm yoksul halklar yeni yıla girerken bütünlük içerisinde yol yürümek zorunluluğumuz vardır. Gün birlik bütünlük günüdür. Hukukun, insan hak ve özgürlüklerinin yok edildiği bir yaşam, emeği ile yaşayan halklara zindandır. Örgütsel birlikte sevgi vardır, saygı vardır, güven vardır.
Unutmayalım ki; Dünyaya gelirken hiç birimizin annemizi, babamızı, cinsimizi, ırkımızı dinimizi dilimizi kimliğimizi seçme hakkımız yoktur. Ama! Ortak olduğumuz nokta sınıfsal olarak bulunduğumuz yerdir. Çünkü! Yaşadığımız Evren'de as olunan onurlu bir şekilde yaşamaktır, el etek öpmeden, boyun eğmeden, teslim olmadan yaşamaktır.
Ülkemizde devletin imkanları ile yapılan yolları, köprüleri koca koca binaları halktan topladıkları vergilerle yaptıklarını unutmasınlar, bu hizmetler Devletten maaş alanların asli görevleri olduğunu unutmasınlar, Bu hizmetleri halka bir lütufmuş gibi sunan haramzadeler, halkı açlığa, yoksulluğa, işsizliğe mahkum ettikleri halde, oturdukları koltuklarından kalmak istemiyorlarsa, altlarında bir şeylerin biriktiğinden dolayı kalkamadıkları bir gerçek.
Temennim odur ki; Er geç bağımsız yargının, bu haramzadelerin altlarındaki birikintilerin hesabını soracağı günlerin yakın olmasını yürekten dileğimdir.
Charles Darwin güzel bir sözü var; Sizleri cennet vaddi ile kandırıp açlığa yoksulluğa mahkum edenlerin yaşamlarına bir bakın, bu Dünya’da cenneti yaşadıklarını göreceksiniz der.
2021 yılına kucak açarken, tüm halkların farklılıklarından kaynaklanan ırklarını, renklerini, dinlerini, dillerini, düşüncelerini ve kimliklerini bir zenginlik olarak koruyarak, sınıfsal bir bütünlük içerisinde hareket etmesi yüreklerimizdeki sesimiz olmalıdır. Zaman ayrışma zamanı değil, bütünleşme birlik olma zamanıdır.
2021 yılının Anaların gözyaşlarının akmadığı, sokaklarda kadınlarımızın, kızlarımızın öldürülmediği, çocuklarımıza taciz ve tecavüzlerin edilmediği, çocuk gelinlerin yasaklandığı ve özellikle Korona virüs salgının son bulacağı bir yıl özlemimle sizlere sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum..
Tüm dostlarımın, canlarımın, yoldaşlarımın 2021 yılını yüreğimden gelen sevgimle kutluyorum, doğanın filizlenip sevgi tomurcuklarının yeryüzüne dal budak salmasını yürekten diliyorum.
2021 yılı KORKUNUN değil, ÖZGÜRLÜKLERİN yılı olması özlemimle. Dostlarım yüreğinizden sevginizi, yüzünüzden tebessümünüzü eksik etmeyin, Çünkü; SEVGİ parayla satılmıyor BEDAVA unutmayın.
Erdem Günalp
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- 24 Yillik İktidari Yaşarken, Geçmişten Günümüze Yansiyanlar
- Yeni Anyasa İsteyenler, Buyurun Halk Oylamasina:
- Ağır Ekonomik Kriz Halkımızı Canından Bezdirmesinin Asıl Nedeni
- Tarihten Ders Almayanlara Hatırlatma: 2026 Korkunun Değil, Özgürlüklerin Yılı Olmalı
- MARAŞ KATLİAMININ NOKTASI 12. MART.1971 DARBESİDİR.
- Eğitimde Cehalete Methiyeler Dizenler
- Ey Halkım Yılmaz Güney Yoldaşımızı Anarken
- İktidar Emekçilerin 25 Yıllık Emeklerini Yok Sayıyor
- 12 Eylül Cuntasi 45. Yilinda: acılarımız hâlâ taze! Örgütlü yapımızda tek ses, tek yürek olma günüdür.
- Sahiller Halkındır Diyenler, Siz Kimi Kandırıyorsunuz:
- Erken Seçim Olmadan, Ekonomi Düzelmez
- DÜNYA İŞÇİ SINIFIN EMEKÇİLERİ, ALANLAR BİZLERİ BEKLİYOR:













