ALEVİLİK İNANCI VE HIZIR AYI :
Erdem GÜNALPAleviler, inanç sistemindeki toplumsal kokuşma ve bozulmaları önlemek için; Dar'a durma -Dar'a kaldırma mekanizması oluşturmuştur. Bu mekanizmayı işletirken herkesi eşit tutmuştur.
Günümüz çağdaş örgütlenmelerinde bu hedefe Ulaşma yolunda başarının teminatı olan eleştiri ve özeleştiri mekanizmasının çalıştırılmasını, sağlıklı kurumlaşmanın ve başarının önemli bir anekdotu olarak önümüzde durmaktadır.
Bu anlayıştan yola çıkarak, kurumlarımızın geleceğini ilgilendirdiğine inandığım yazımı sizlerle paylaşmayı görev ve sorumluluk olarak kabül ediyorum.
İnsan merkezli bir felsefenin bireyleri olarak, hoşgörünün, emeğin, barışın ve dostluğun temsilcileriydik, galiba kendimizi kandırmışız. Alevi inancının İslam’la uzaktan yakından alakası yoktur.
Hani, ezilen tüm halklar kardeşti ?
Hani, halkların kurtuluşu ortaktı ?
Hani, emperyalizm ve onun işbirlikçileri ortak düşmanımızdı ?
Hani, savaşsız sömürüsüz Dünya, özlem duyduğumuz dünya idi?
Alevi inancı merkezine insanı ve doğayı koyan kendine özgü bir inançtır.
Kendini İslam’ın içinde gören bir kurumun zamanla cem vakfından bir farkı kalmayacağı gibi, Alevi inancını devlet tarafından İslam’a monte edilmesine, asimilasyon çalışmalarına dolaylı olarak katkı sunduğunu düşünüyorum.
Alevi toplumunun gelecekte birlikte yaşadığı toplumlarla barış içinde yaşayabilmesi, kendisini İslam’ın farklı bir yorumu olarak sistemin istediği ve sadece suni İslam’la tarih boyunca süren sürtüşmelere zemin hazırladı ve bu egosundan vazgeçemedi.
Sistemin Alevileri kendine özgü bir inanç olarak kabul etmemekte direnmesi, Türkiye’deki egemenliğini kaybetmek istemediğinden kaynaklı bir sorundur.
Aksi halde hiç bir Müslüman veya teolog Alevileri Müslüman olarak görmemektedir. (Alevilerin kestiği yenilmez diyenler) aleviler değil. Aleviler; Emevi zihniyeti çıkarları uğruna feda edilmek istenmektedir.
Kendini Evladı Resul olarak gören ve İslam’ın özüyüz diyen dedelerimizin hangisi tarihçi, felsefeci veya teolog ?
Hangisi tarafsız teolojik eserleri incelemiştir.
Anadolu Aleviliği Hz. Ali ve emeviler arasında geçen iktidar kavgasıdır, Hiç bir kimse Alevi inancını, erkanını ve teolojisini, İslam inancı, teolojisi ve kutsal kitabı olan Kur'an ile buluşturamaz.
Alevi teolojisinde olmayan, cennet vaatleri ve cehennem korkuları ile oluşturulmak istenen ticari ibadet şekli, Alevi inancına yabancı yaklaşımlardır. Sıkça Kur’an’dan alıntılar yaparak, Alevi Ulu ozanlarının şiirlerinde, deyişlerinde, gülbenglerinde ve nefeslerinde dile getirdikleri inancımızın değer yargılarını katletme görevlerine hızlı bir şekilde devam etmektedir.
Binlerce bedel ödeyerek kazanılan Anadolu Alevi aydınlanması karartılmak istenmektedir. Bu gidişe dur demeyen herkes tarihe ve insanlığa karşı suç işlemektedir. Bu konu Alevi kurum ve kuruluşlarının önünde duran acil sorunlardan en önemlisidir.
Alevi dedeleri bu konuyu iyi bilmek zorundadır. Alevi gençliği yüz yıl önceki köy alevisi değildir, olamazda okuyor araştırıyor ve kendi inancını kendisi algılayabiliyor.
Dedelerimiz bilgi çağındaki Alevilerin inanç önderleri olmak istiyorlarsa, kendilerini kulaktan dolma asılsız bilgilerle değil, bilim, tarih ve felsefeyi kendilerine rehber almaları gerektiğine inanıyorum.
Aksi takdirde bilgi çağının Alevilerin gözünde bir değeri olmayacağı gibi Alevi inancında hızlı bir şekilde kirletmeye devam edecektir.
Bugün Alevi kurumlarında üye ve yönetici olan bizler, ister inançlı olalım, ister inançsız , bilmemiz gereken önemli bir noktanın altını çizmek istiyorum.
Bizler üyeler ve yöneticiler olarak , yaşamlarını bu inanç sistemi içinde yaşamak isteyen her canımıza, bu olanakları yaratmak, onların inancına saygılı olmak ve Alevi inancını özüne uygun olarak yaşamasını sağlamak sorumluluğu ile yükümlüyüz.
Her alevi yöneticisi aynı zamanda Alevi dedesinden beklendiği , Eline - Deline - Beline sahip olma, Kul hakkı ve rızalık yarın yanağından gayrı her alanda paylaşım (mevki, makam) özelliğini kendinde barındırmalıdır. Zira bireyler geçici kurumlar kalıcıdır Aksi takdirde kurumlarda yönetici olarak kalıcı olabilmek ve saygıyla anılabilmek mümkün değildir.
Alevi inancı, insanlığın ve doğanın vicdanıdır; Hiçbir semavi dininin içine sığdıramazsınız, sığdırmayanda kimsenin gücü yetmez.
Hızır ayımız tüm insanlığa ışık olsun;
Boz atlı Hızır en yakın dostumuzdur.
Hızır darda, zorda kalana uzanan eldir.
Hızır kalbi temiz, iyilik sever insanların yardımına koşandır.
Mazlumun acısına ortak olandır.
Hızır, yardır, yarendir, haldaştır, yoldaştır.
Hızır uzakta olsa, darda kaldığında imdadına yetişendir,
Hızır acını, acısı bilendir.
Yarana melhem olandır.
Boz atlı Hızır tüm cümle canlarımızın evlerine mihman ola, bekleye koruya, yolumuza yoldaş ola.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- 24 Yillik İktidari Yaşarken, Geçmişten Günümüze Yansiyanlar
- Yeni Anyasa İsteyenler, Buyurun Halk Oylamasina:
- Ağır Ekonomik Kriz Halkımızı Canından Bezdirmesinin Asıl Nedeni
- Tarihten Ders Almayanlara Hatırlatma: 2026 Korkunun Değil, Özgürlüklerin Yılı Olmalı
- MARAŞ KATLİAMININ NOKTASI 12. MART.1971 DARBESİDİR.
- Eğitimde Cehalete Methiyeler Dizenler
- Ey Halkım Yılmaz Güney Yoldaşımızı Anarken
- İktidar Emekçilerin 25 Yıllık Emeklerini Yok Sayıyor
- 12 Eylül Cuntasi 45. Yilinda: acılarımız hâlâ taze! Örgütlü yapımızda tek ses, tek yürek olma günüdür.
- Sahiller Halkındır Diyenler, Siz Kimi Kandırıyorsunuz:
- Erken Seçim Olmadan, Ekonomi Düzelmez
- DÜNYA İŞÇİ SINIFIN EMEKÇİLERİ, ALANLAR BİZLERİ BEKLİYOR:













