Anneler, Babalar 2025 Yılında Sevginizi Yeni Doğan Yavrularınızın Yüreklerine Yazalımki, kin ve Nefret Yok Olsun.
Erdem GÜNALPDeğerli yol arkadaşlarım yirmi iki yıldır Ülkemizi yönetenler kin ve nefret duyguları ile halkını ayrıştırarak, kutuplaştırmaktan bıkmadılar usanmadılar.
Emekçilerin 2025 yılı asgari ücreti belirlerken dahi enflasyonun emekçilere verilecek zamlarla artacağını söyleyenler abesle iştigal ettiklerinin hala farkında değiller.
Sanki emekçileri açlığı sefaleti halkına reva görenlere şu soruyu sormak isterim, bir yıldır emekçilere verdiğiniz 17004 ödeme yaptınız, yıl içerisinde herhangi bir zam yapmadınız enflasyon düştü mü?
Maalesef enflasyon düşmedi çarşıda, pazarda kirada, giyecekte, benzinde her alanda fiyatlar katlanarak arttı, demek ki emekçilere verilen asgari ücretle enflasyonun yakından uzaktan bir alakası yoktur.
Bu ekonomik gelişmelerden ders çıkarmayanlar, ekonomide gelecek günlerimizin kötü habercisi olmaya devam ediyorlar demektir. İşte 2025 yılı için belirledikleri asgari ücret zammı 22104 lira olarak belirlenirken verilen zam 2024 yılının zammının da gerisinde kaldı.
Yüzde otuz asgari ücrete zam yapıyorsunuz, bir ocaktan geçerli olmak üzere iğneden ipliğe her şeye yüzde kırk yedi zam yapacağınızı açıklıyorsunuz, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.
Bu yaptığınız ülkemizdeki yüzde onluk gibi cüzi bir azınlığın bolluk içinde, zevki sefa içinde yaşatmasından başka bir şey değildir.
Saray iktidarı günlük harcamalarına baktığımızda, bakanların maaşlarına baktığımız, bürokraside çift maaş alarak, kullandıkları kamu araçları ile, meclis lokantalarında tas kebabını cüzi fiyatlarla midesine indirenler, açlığın ve yoksulluğun ne olduğunu bilemezler.
2025 yılı asgari ücret belirlemelerinde iki toplantıda sesi soluğu çıkmayan Türk iş başkanı, kendi önerisini dahi açıklamayacak kadar aciz bir durumdaydı, sonuçta başkanlar kurulunu toplantıya çağırarak 29 bin liranın üzerinde bir ücret belirleyerek kamuoyuna açıkladı.
Ama bu açıklama karşısında asgari ücret komisyonunu bir akşam üzeri toplantıya çağırırken, verilecek asgari ücreti iktidar ve işveren temsilcileri pazarlık meselesi yapmadan belirlemişlerdi ki, Türk İş toplantıya katılmadı. Türk İş yöneticileri ötekileştirmeden dersler çıkardı mı? Sanmıyorum.
Sarı sendika ağaları emekçilerin yaşadığı ekonomik koşullar galiba sizleri pek etkilemiyor, altlarınızda emekçilerin alın teriyle alınmış milyonluk arabalarla gezmeye, zevki sefanızı yaşamaya devam edin, nasıl olsa keyfiniz, gıcır ekonomik sorununuz yok.
Size ne, emekçiler kirasını ödeyemiyormuş! Size ne, emekçilerin evlerinde tenceresi kaynamıyormuş! Size ne emekçinin çocuklarının okul çantasında yiyeceği yokmuş! Size ne, yoksullar doğal gaz, elektrik faturalarını ödeyemiyorlarmış!
Emekçilerin içinden çıkarak, yıllarca sendikaların tepesinde oturan sarı sendika ağaları, geldikleri kaynağı unuturken, insanlığınızın da kaybetmiş durumdasınız.
Halkımız kederde ve kıvançta iyi günlerini, kötü günlerini, ekonomideki adil paylaşım bölüşümünü beraber onurluca yaşayamıyorsa, gelecek kuşaklarımıza nasıl bir ülke bırakacağımızı dünden, daha fazla düşünmek zorunluluğumuz olduğunu kimse unutmasın.
Ülkemizi 22 yıldır yöneten saray iktidarı kin ve nefret tohumlarını ekerek, halkımızı kutuplaştırmaktan vaz geçmeye davet ediyorum, bu çocukluk hastalığından vaz geçmezseniz, unutmayı ki, bu yıkıntının altıda sizlerde kalırsınız.
Özelliklede okullarımıza tarikat yuvalarından ÇADES programları uygulayarak yavrularımızın aydınlık yüzlerini karanlık egolarınızla teslim alacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, Öğretmenlerin yeri okullarımızdır, imamların yeri de cemaati olmayan camilerdir.
İktidarlarını ayakta tutmak için Gazze'deki, Filistin'deki Ukrayna'daki, Suriye'deki savaşlardan beslenmek isteyen hokkabazlar, yaşamları ellerinden alınan binlerce çocukların, binlerce insanın acılarına kulaklarını tıkayan, kanıksamayan, acılarına sırtını çevirenlerin insan olma duygularını yitirmiş zavallı yaratıklar, şunu unutmayın?
Cehennem dediğin dal budak yoktur, herkes ateşini buradan götürür.
Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki; bana dokunmayan yılanlar bin yıl yaşasın, sözlerini kendilerine kılavuz yapanlar, yine şunu iyi bilsinler, bu yılanların bir sonraki durağının sizler olacağını sakın unutmayın.
AKP iktidarı; Halkın üzerinde baskı ve korku imparatorluğu yaratığınızın farkındayız, geçmişte askeri cuntanın yapmış oldukları baskıları, katlayarak halkına reva görenler, şunu unutmasınlar?
Dünya’da bu baskıları ve korkuları yaratan iktidarlar tarihin kara sayfalarında kaybolup gittiler, hiçbir baskıcı iktidar kalıcı değildir ve olmayacaktır.
Ülkemizde yaşanan bu haksızlığa hukuksuzluğa karşı çıkmanın yolu örgütsel bütünlükten geçtiğini düşünenler, soranlar, sorgulayanlar, eleştiri ve öz eleştiri yapabilen sosyal demokratlar, sosyalistler, komünistler emekten yana olan tüm yoksul halklar yeni yıla girerken, demokratik hak ve özgürlüklerimizi kullanırken teoride ve pratikte tek ses tek yürek olarak mücadele etmek zorundayız.
Çünkü; Haksızlık karşısında örgütsel birlikte sevgi vardır, saygı vardır, güven vardır, dostluk vardır, kardeşlik vardır, vicdani duygularla paylaşım bölüşüm vardır, bir olmak vardır, iri olmak vardır, diri olmak vardır.
Dünyaya gelirken hiç birimizin annemizi, babamızı, cinsimizi, ırkımızı, dinimizi, dilimizi ve kimliğimizi seçme hakkımız yoktur.
Ama! Ortak olduğumuz nokta, sınıfsal olarak bulunduğumuz yerdir. Çünkü! Yaşadığımız Evren'de as olunan onurlu bir şekilde yaşamaktır, el etek öpmeden, boyun eğmeden, teslim olmadan yaşamaktır.
Ülkemizde yönetenler devletin imkanları ile yapılan yolları, köprüleri, yolları ve şehir hasta hanelerini bizlere lütuf olarak sunamazsınız, unutmasınlar ki, halktan topladıkları vergilerle yapılan hizmetlerdir.
Devletin farklı kademelerinde görev yaparak, maaş alanların karşılığında hizmet sunma zorunluluklar vardır, bu hizmetleri halka bir lütufmuş gibi sunmak isteyen haramzadeler, halkı açlığa, yoksulluğa, işsizliğe mahkûm ettiklerinin hala farkında değiller.
Temennim odur ki, halkını açlığa yoksulluğa mahkûm edenler, bir gün bağımsız yargı önünde halkına yaşattıkları ızdrapların hesabını verirler, vermelidirler.
Charles Darwin güzel bir sözü var; Sizleri cennet vaadi ile kandırıp açlığa yoksulluğa mahkûm edenlerin yaşamlarına bir bakın, bu Dünya’da cenneti yaşadıklarını hepimiz görüyoruz.
2025 yılına kucak açarken, tüm halkların farklılıklarından kaynaklanan ırklarını, renklerini, dinlerini, dillerini, düşüncelerini ve kimliklerini bir zenginlik olarak koruyarak, sınıfsal bir bütünlük içerisinde hareket etmenin, bizlere yüklediği bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum.
Canlarım zaman ayrışmanın değil, ezilen yoksul halkların birlik olma zamanıdır.
2025 yılının anaların gözyaşlarının akmadığı, sokaklarda kadınlarımızın, NARİN yavrumuz gibi, çocuklarımızın öldürülmediği, taciz ve tecavüze uğramadığı bir yıl özlemimle YENİ YILINIZI KUTLUYORUM, sizlere sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum.
Tüm dostlarımın, canlarımın, yoldaşlarımın 2025 yılınızı yüreğimden gelen sevgimle tekrar kutluyorum, doğanın filizlenip sevgi tomurcuklarının yeryüzüne dal budak salmasını yürekten diliyorum.
DEĞERLİ YOL ARKADAŞLARIM, CANLARIM YOLDAŞLARIM YENİ YILIMIZDA YÜREĞİMİZDEN GELEN SEVGİ RÜZGARLARIMIZI YENİ DOĞAN YAVRULARIMIZIN YÜREKLERİNE EKELİM, YERYÜZÜ İNSANLIĞIN YÜZÜ OLSUN, SAVAŞLAR SON BULSUN.
Erdem Günalp
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- 24 Yillik İktidari Yaşarken, Geçmişten Günümüze Yansiyanlar
- Yeni Anyasa İsteyenler, Buyurun Halk Oylamasina:
- Ağır Ekonomik Kriz Halkımızı Canından Bezdirmesinin Asıl Nedeni
- Tarihten Ders Almayanlara Hatırlatma: 2026 Korkunun Değil, Özgürlüklerin Yılı Olmalı
- MARAŞ KATLİAMININ NOKTASI 12. MART.1971 DARBESİDİR.
- Eğitimde Cehalete Methiyeler Dizenler
- Ey Halkım Yılmaz Güney Yoldaşımızı Anarken
- İktidar Emekçilerin 25 Yıllık Emeklerini Yok Sayıyor
- 12 Eylül Cuntasi 45. Yilinda: acılarımız hâlâ taze! Örgütlü yapımızda tek ses, tek yürek olma günüdür.
- Sahiller Halkındır Diyenler, Siz Kimi Kandırıyorsunuz:
- Erken Seçim Olmadan, Ekonomi Düzelmez
- DÜNYA İŞÇİ SINIFIN EMEKÇİLERİ, ALANLAR BİZLERİ BEKLİYOR:













