BELEDİYELERİN YETKİLERİNE GÖZ DİKENLER:
Erdem GÜNALPYerel Yönetimleri 24 yıl kendi parti karagahları gibi kullanan akp iktidarı, büyük şehirlerdeki saltanatlarını kaybedince, muhalefetin yerel yönetimleri çalışmalarını engellemek için kendi tabirleri ile belediyeleri topal ördek yapmak için her türlü yolu kendilerine mübah görmektedirler.
Korana virus nedeni ile belediyelerin yasal olarak başlatmış oldukları bağış kampanyalarındaki banka hesaplarını bloke ederek, belediye başkanlarını iş yapamaz hele getirdiğini sananlar, halkına diyorlaki; Bana oy vermedin seni cezalandırıyorum, seni açlığa mahkum ediyorum diyor.
Muhalefetin Büyükşehir belediye başkanları göreve gelirlerse yardımları kesecekler diye, yandaş Tv. kanallarınızdan yaptığınız anti propagandanız bir işe yaramadı, belediye başkanları bir elin verdiğini, diğer el görmez anlayışı ile yardımlarını en üst düzeyde halkına ulaştırdı. askıda fatura ödeme sistemi, ile bakkalların borç defterlerini satın alarak halkının elini halkla buluşturdu.
ÇÜnkü ! 31 mart yerel seçimlerinde Istanbul halkının 14.000 bin oyu yeterli görmeyip, akp üç oy farkla kazandığı Muş belediye başkanlığına yapılan sayım itrazını dikkate almadan mazbatası vereren sizler değilmisiniz ?
Bursa, Balıkesir seçimlerinde itirazları kabül etmeyip aynı oyunu oynayan sizler değilmisiniz ?
Istanbul kullanılan üç oydan, yalnız belediye başkanlık seçimi, oldu ama birşeyler oldu hesabıyla YSK desteği ile iptal edenler sizler değilmisiniz ?
Yürekleriniz yetiyordusa! Belediye meclisi üyeliklerinide, muhtarlık seçimlerinide iptal etseydiniz, karşılaşacağınız ağır hüsranın gözyaşlarını dökecektiniz, buda sonunuz başlangı olacaktı.
31 mart seçimlerinde 14.000 bin oy az geldiyse 23 haziran seçimlerinde buyurun 804 bin oy diyerek demokratik tepkisini en üst düzeye çıkardı.
Güzel bir sözümüz vardır anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az diye.
Demokrasinin hakim olduğu başka bir ülkede bu seçim sonuncu yaşansaydı, İktidar aynı gün istifa eder giderdi. Ama ! Bizim ülkemizde yarabi şükür deyip bir şey olmamaş gibi ayrıştırma ötekileştirme yoluna devam ediyor.
Istanbul'a ihanet ettiğini itiraf eden saray maliki belediye başkanlarının güzel çalışmaları karşısında sonuç alamıyacağını anlayınca, yerel yönetimlerin yetkilerinin kısıtlayarak, yetkileri kendilerinde toplamak için çalışmalar yaptıklarını hepimizce malum.
Kanal Istanbul kimin sorunu Istanbul halkın sorunu, halk kararını ilgili mercilere gerekli itirazlarını yaparak kanal Istanbul'un gerekli olmadığına karar verdi, hani halkın iradesi saygı duyulacaktı.
Son olarakta Boğazların yetkisini yerel yönetimlerin elinden alan iktidar erki, almadığınız ne kaldı ? onuda açıklasanızda bu halkın bilmesinde yarar var olduğunu düşünüyorum.
Seçim yasalarında yapacağınız değişikliklerle belediye başkanlarını belediye meclis üyeleri seçsin gibi bir talebiniz olduğunu anlıyoruz. Ama ! O zaman dönüp şu sormazlarmı, geçmişte meclis cumhurbaşkanını seçerledi, neden ? Halk seçsin diye.Cumhurbaşkanını kim seçti halk, milletvekillerini kim seçti halk, belediye başkanlarını kim seçti halk, balediye meclis üyelerini kim seçti halk, muhtarları kim seçti halk. Ben şunu anlıyorum işinize geldiğinde halk iradesi diyeceksiniz, işinize gelmediği zaman halk iradesini yok sayacaksınız, ve yok sayıyorsunuz !
Türkiye'nin cumhurbaşkanı hükümet sistemi ile ülkenin geldiği noktaya bir bakarmısınız?
1.Ekonomik krizin son noktası.
2. İşsizlik krizinin son noktası.
3. Açlığın ve yoksulluğun son noktası.
4. Tarım ve hayvancılığın esamesi dahi okunmuyor.
5. Cumhuriret döneminin tüm kamu kurumları satılmış 64 milyar dolar hazineye para girmiş, nerede bu para ?
6. Akp 2002 iktidar olurken 130 milyar dolar olan dış borç 460 milyar dolar olmuş. Köprüler, Şehir hastahaleri yap işlet 25 yıl bu halak ödemeye devam edecek.
7. Devletin cari açığı 65 milyar dolar bütçe açığı var.
8. Paramızın devamlı değer kaybeybediyor içte enflasyon , dışta develiasyonun alıp başını gittiği bir zaman diliminde yetkilerin tek elde toplanmasa ne olur, toplanmasa ne olur.
Ülke sorunlarının kartopu gibi büyüdüğünü görmek istemeyenler, belediye başkanlarını görevden alarak yerlerine kayyum atamakla, üç milletvekilini vekilliğini düşürmekle gidişinizi hızlandırmaktan başka hiç bir işe yarıyacağını bilmenizde fayda var. Doksanlı yıllarda bizler bu filmleri görmüştük.
Ama ! hafızalarınızı yenileyin o partiler tarihin kara sayfalarındaki yerini aldılar.
Son sözüm şudur; Yetkiler paylaştıkça ülkemizde demokrasiden, insan haklarından, adaletten, hukuktan, demokratik hak ve özgürlüklerden bahsedebiliriz. Aksini ifade edenlerin gideceği yer totaliter rejimlerdir.
Bu konuda tarih sayfaları örneklerle doludur, sonuçta hepsi tarihin kara sayfaları arasında kaybolup gitmişlerdir.
İşte Almanya'nın Hitler'i, işte İtalya'nın mussolini'si, işte İspanya'nın Franco'su örneklerini istediğiniz kadar çoğaltabilirim.
Yazımı güzel bir sözle noktalayayım; Yanlışı alkışlıyorsan fikrin yoktur, eğri ile doğruyu ayırmıyorsan aklın yoktur, yalana sahip çıkıyorsan ahlakın yoktur. Kişilikli olmak doğru zamanda, doğru olanı yapmaktır.
Erdem Günalp
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- 24 Yillik İktidari Yaşarken, Geçmişten Günümüze Yansiyanlar
- Yeni Anyasa İsteyenler, Buyurun Halk Oylamasina:
- Ağır Ekonomik Kriz Halkımızı Canından Bezdirmesinin Asıl Nedeni
- Tarihten Ders Almayanlara Hatırlatma: 2026 Korkunun Değil, Özgürlüklerin Yılı Olmalı
- MARAŞ KATLİAMININ NOKTASI 12. MART.1971 DARBESİDİR.
- Eğitimde Cehalete Methiyeler Dizenler
- Ey Halkım Yılmaz Güney Yoldaşımızı Anarken
- İktidar Emekçilerin 25 Yıllık Emeklerini Yok Sayıyor
- 12 Eylül Cuntasi 45. Yilinda: acılarımız hâlâ taze! Örgütlü yapımızda tek ses, tek yürek olma günüdür.
- Sahiller Halkındır Diyenler, Siz Kimi Kandırıyorsunuz:
- Erken Seçim Olmadan, Ekonomi Düzelmez
- DÜNYA İŞÇİ SINIFIN EMEKÇİLERİ, ALANLAR BİZLERİ BEKLİYOR:













