EBEVEYN'LER; ÇOCUĞUNUZDAN MEKTUP VAR.
Erdem GÜNALPDeğerli dostlarım okul aile birliğinde görev yaptım dönemini de içine katarak, uzun zamandır yazmayı düşündüğüm anneler, babalar ve çocukları arasındaki ilişkileri üzerine düşüncelerimi Dr. Yaşar Ateşoğlu hocamın gözlemleri ışığında sizlerle paylaşmak istiyorum.
Anneler babalar sevgi tomurcukları ile ördüğünüz yuvanızda mutluluğunuza mutluluk katacak bir yavrunuz Dünya'ya gelirken, Ebeveynler olarak mutluluktan uçar gibi oluruz. Ama ! Sizlerde biliyorsunuz ki yavrularımız Dünya'ya geldiklerinde ağladıklarını görürüz.
İnsanoğlu Dünya'da gözlerini açarken acıları, sevinçleri, zorluları yaşayarak hayata tutunacağını hisseder.
Anneler babalar olarak yüreğimizden gelen sevgi rüzgarlarımızla yavrularımızı sarıp sarmalarız, Anneler babalar olarak ayaklarımız yerden kesilir. Emeklediğinde başka bir sevinç düşer gözlerinize, yürüdüğünde başka bir özlemle kucak açarız, düşmesin diye. Yavaş yavaş büyür, soframıza katarız gülücükler dağıtsın diye. Mutlu oluruz yuvanızda üç kişi oldunuz diye.
Evlat olarak bütün duygu düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları söylemek istedim. sürekli bir büyüme ve değişim içindeyim. Sizlerin çocuğuda olsam, başka bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın. deneme ile öğrenirim.
Beni her zaman koruyup kollamayın. Davranışlarımın sonuçlarını görürsem, daha iyi öğrenirim. Bırakın kendi işimi kendim göreyim. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım ki !
Bana yerli yersiz söz vermeyin, sözünüzü tutmayınca anne baba olarak sizlere olan güvenim azalıyor
Sizlerden ricam, bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. yanlış yola saptığımda beni sınırlayın, tabi ki koyacağınız kurallar ve yasakları hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç kısıtlama koymazsanız ne yapacağımı şaşırıyorum.
Öğütlerinizden çok, davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken anne baba olarak ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz, bunlar çabuk unuturum. Ancak birbirimize karşı saygının ve sevginin azaldığını görmek beni yaralar, ve sürekli tedirgin eder. Çok konuşup, çok bağırmayın.
Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır. Ben senin yaşındayken'' diye başlayan söylemlerinizi hep kulak ardına atarım.
Küçük yanılgılarımı, büyük suçmuş gibi başıma kalkmayın.
Bana yanılma payı bırakın,. yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin.
Ceza vermeden önce beni dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece, cezama katlanabilirim. Öğrenmeye en yakın anlar, soru sorduğum anlardır. açıklamalarınız kısa ve öz olsun.
Beni yeteneklerimin üstündeki işlere zorlamayın. Ama ! Başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin.
Özellikle bana güven duyduğunuzu belli edin, beni destekleyin, çalışmalarımı övün, beni başkaları ile kıyaslamayın. Umutsuzluğa kapılırım. Benden yaşım üstünde olgunluk beklemeyin.
Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın, bana süre tanıyın, yüzde yüz dürüst davranmadığımda ürkmeyin.
Beni köşeye sıkıştırmayın, yalana sığınmak zorunda kalırım. Sizleri çok üzsemde soğukkanlılığınızı yitirmeyin, kızgınlığınızı haklı görebilirim.
Hele başkalarının yanında beni aşağılamayın. gerçekten ortak yaşamımızın başlangıcının sonu olur.
Sözlerimi şöyle noktalıyayım; Bizler Anneler babalar olarak yavrularımızla karşılıklı ilişkilerimizde sorunlarımız ne kadar büyük olursa olsun şunu aklımızdan çıkarmamalıyız. bizler,
Zaman zaman Ayarsız olan yürek terazimizde çocuklarımızın yüreklerini tartmaya kalkmayalım, yavrularımızı incitiriz.
Oysa yavrularımız Dünya'ya incinmeye değil, anneler babalar olarak İnsanca, yürek sevgimizle, yavrularımızı kucaklamak için varız..
Onları geleceğe hazırlamak biz annelerin, babaların asli görevi olduğunu kimse unutmasın.
Konfüçyüs güzel bir sözü ile yazımı tamamlıyayım; Okumayı bilirsen, her insanın bir kitap olduğunu göreceksin
Erdem Günalp
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- 24 Yillik İktidari Yaşarken, Geçmişten Günümüze Yansiyanlar
- Yeni Anyasa İsteyenler, Buyurun Halk Oylamasina:
- Ağır Ekonomik Kriz Halkımızı Canından Bezdirmesinin Asıl Nedeni
- Tarihten Ders Almayanlara Hatırlatma: 2026 Korkunun Değil, Özgürlüklerin Yılı Olmalı
- MARAŞ KATLİAMININ NOKTASI 12. MART.1971 DARBESİDİR.
- Eğitimde Cehalete Methiyeler Dizenler
- Ey Halkım Yılmaz Güney Yoldaşımızı Anarken
- İktidar Emekçilerin 25 Yıllık Emeklerini Yok Sayıyor
- 12 Eylül Cuntasi 45. Yilinda: acılarımız hâlâ taze! Örgütlü yapımızda tek ses, tek yürek olma günüdür.
- Sahiller Halkındır Diyenler, Siz Kimi Kandırıyorsunuz:
- Erken Seçim Olmadan, Ekonomi Düzelmez
- DÜNYA İŞÇİ SINIFIN EMEKÇİLERİ, ALANLAR BİZLERİ BEKLİYOR:













