Erdem GÜNALP

İktidar Duydunuz mu? Ülkemiz Fay Hatları Üzerinde

Erdem GÜNALP
  02-02-2025 21:48:00

Dünyanın her yerinde halklar, doğanın acı gerçeğiyle her zaman karşı karşıya kaldıklarını yaşayarak görüyor. Yer bilimcilerimizin önemli araştırmalarına rağmen, zaman belirleme ve önleme şansları yoktur.

Ama! Ülkemizi yöneten iktidarlar, inşaatların yapım aşamasında bina ruhsatları verilirken deprem gerçeğini göz ardı edemezler.

Öncelikle, mevcut binaların güçlendirilmesi ve yeni yapılacak binaların kolonlarından alınan numunelerin etütlerinin yaptırılarak önlemlerin alınması, halkın mal ve can güvenliğinin sağlanması iktidarın öncelikli görevidir. Yeni binalar yapılırken zemin etüt sondajlarının mecburi kılınması, afet yıkımlarını en aza indirmeye hatta sıfırlamaya yardımcı olabilir.

Erzincan 1939 depreminde 40.000 insanımız hayatını kaybetti. Bu depremden dersler çıkarıp analizler yaptık mı? Üzülerek söylemeliyim ki, hayır. 1967 Varto ve Hınıs depremleriyle ilgili analizler yapıp dersler çıkardık mı? Hayır. 1992 Erzincan ve Pülümür depremleri için gerekli analizler yapılıp dersler çıkarıldı mı? Hayır. 1999 İzmit, Sakarya, Yalova, Avcılar depremleri için gerekli analizler yapılıp dersler çıkarıldı mı? Hayır. Van depremiyle ilgili gerekli analizler yapılıp dersler çıkarıldı mı? Hayır. Elazığ ve Malatya depremleriyle ilgili analizler yapılıp dersler çıkarıldı mı? Hayır. Maraş, Malatya, Mersin, Adıyaman gibi on ilimizde yaşanan büyük depremle ilgili gerekli analizler yapılıp dersler çıkarıldı mı? Hayır.

Değerli canlar, 1999 İzmit, Sakarya, Yalova ve İstanbul depremlerinden sonra zorunlu deprem sigortası kanunu çıkarıldı. Bu vesileyle Türkiye genelinde tüm binalardan 25 yıldır toplanan deprem paralarının akıbeti sorulduğunda, dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı çok ilginçti: "Duble yolların yapımında kullandık." derken yüzü hiç kızarmadı.

Ülkeyi yönetenler, bu kadar büyük yıkımlara rağmen, Türkiye’nin dört bir yanının fay hatları üzerinde olduğunu ve deprem gerçeğini hâlâ tam anlamıyla algılamış görünmüyor. Algıladıkları tek şey, yaşadığımız o günlerin acısını hep beraber yüreklerimiz yanarak yaşamamız. Ancak kayıplarımızı yüreğimize değil, toprağa sırlayarak zaman içinde hafızalarımızı sıfırlıyor ve unutuyoruz.

Son büyük depremler, özellikle Elazığ ve Malatya’da yaşanan yıkımlar, acı gerçekleri bir kez daha yüzümüze haykırdı. Yaralarımızı kanattı, acılarımızı yeniden yüreğimize taşıdı. Yer bilimciler, Türkiye’nin kuzeyden ve güneyden büyük fay hatları üzerinde olduğunu sürekli vurguluyor. Duymayan kulaklar duysun diye tekrar tekrar söylüyorlar.

Ama duyan yok, gören yok, konuşan yok. 85 milyon değerli halkıma sesleniyorum: Deprem sigortası için toplanan paralar halkın can güvenliği için toplanmıştır. Bu paraları başka bir alanda kullanmak sadece hukuken değil, vicdanen de kabul edilemez.

Saray iktidarı şunu sakın unutmasın: 16 milyon İstanbul halkının deprem nedeniyle büyük risk altında olduğunu hepiniz biliyorsunuz, ancak bir adım ileri çıkıp yerel yönetimlerle ortak bir çalışma yürüttüğünüzü göremiyoruz.

Değerli halkım, iktidarın duyarsızlığına karşı, gelecekte yaşanmasını istemediğimiz depremler konusunda toplumsal birlik içinde hareket etmeli, geçmişte yapılan yanlışları tekrar etmemek adına bilimsel veriler ışığında hareket etmeliyiz. Demokratik haklarımızın bize yüklediği sorumluluk gereği, iktidara karşı anayasal mücadele hakkımızı sonuna kadar kullanarak bu sorunları çözeceğimize inanıyorum.

İktidar, geçmiş acılarımızdan ders çıkararak deprem fonlarını doğru kullanmalıdır. Bu paraların yeri duble yollar değil, depreme karşı alınacak önlemlerdir. Yeter artık! Ülkemizi yönetenler, merkezi hükümet ve yerel yönetimler, geçmişin acı deneyimlerinden ders çıkararak önlerine ortak bir çalışma programı koymalıdır.

Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel yangınında hayatını kaybeden insanların sorumluluğu, Kültür ve Turizm Bakanı’na aittir. Derhal istifa etmeli ve diğer sorumlularla birlikte bağımsız yargıda hesap vermelidir. Hayatını kaybeden insanların evlerine düşen feryatları duymayanlar, bir gün kendileri de seslerini duyuracak kimse bulamazlar.

Ülkemizde yaşanan depremlerde ve son olarak Kartalkaya'daki otel yangınında hayatını kaybeden tüm canlarımızın ailelerinin acısını yürekten paylaşıyorum. Ailelerine sabır ve metanet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Hakka yürüyen canlarımız ışıklar içinde uyusun. Gökyüzü mavi örtüsüyle onları sarsın, üşütmesin.

Erdem Günalp

  Bu yazı 3799 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım