TABİ Kİ; KADININDA ADI OLMAZ; TARIMINDA TADI OLMAZ:
Erdem GÜNALPAkp gurup başkan vekili Özlem zengin mecliste yaptıuğı konuşmasında Akp siyaset sahnesinde yerini alana kadar kadının adının olmadığını söylüyerek, yüz yıllık Cumhuriyet döneminde siyasette ve mecliste görev yapmış tüm annelerimizi ablalarımızı, kızlarımızı yok saymıştır. Peki kendisine sormazlarmı kadının adı yoksa, seçilip meclise nasıl geldin, sana bu hakkı Akp iktidarımı verdi.
Türkiye büyük millet meclisi 1935 yılında kadına seçme ve seçilme hakkını yasal olarak tanıyan ilk ülke olduğunu kendisininde bildiğini düşünüyorum, bilmiyorsa meclis arşivleri kendisine çok yakın gerekli araştırmayı yapmasını tavsiye ederim.
Bu yasal hakkı kendilerine sağlayan kurucu meclise minnet duygularınızı ifade etmeniz gerekirken,; Kadını adı yoktur diyebiliyorsunuz; Sizleri oturduğum yerden alkışlıyorum. Ama; Ne yazıkki, yüz yıllık Cumhuriyet tarihinin geçmişini yok sayarak yolunuza devam etme şansınız artık olmadığınıda görüyorum.
Çünkü! geçmiş bir milletin aynasıdır o aynaya bakıtığınızda, bulunduğunuz yeri anlaşılır hale getirebilirsiniz. 18 yıllık iktidarınız döneminde ülkeyi getirdiğiniz noktaya bir bakarmısınız, açlık yoksulluk işsizlik korana vürisi gibi ülkeyi sarmış sarmalamış. ne duyan var ne gören İBAN numarası vererek Ülkeyi yönetenler marada otlayan inek başına on türk lirası isteyenler, halka pembe tablolar çizmeye devam ediyorlar.
Dünya'da tarım alanında Türkiye kendi kendine besleyebilen üç tarım ülkesinde biriyken; Şimdi büyük baş hayvan dahil, tüm tarım ürünlerini, hatta samanı dahi ithal eden bir ülke konumuna düşürenler, kendi politikalarını sorup sorgulamaları gerekirken, ekilmeyen boş arazilerimize cuzi tarım destekler sunarak, ülkemizde tarım yok edildi, topraklarımızı kendi elleryle nadasa yatırılmış durumdalar. İktidar buda yetmezmiş gibi gidip Sudan'dan toprak kiralama gayretleri içine girdiler her halde onlarada ekemediğimiz topraklar gibi cüzi tarım destekleri sunuyorlardır, yetkililer bu konuda bir açıklama yaparlarsa kendi adıma sevinirim. Tarımla ilgili bir anımı sizlere anlatayım; 1965 yılında Çukurovda pamuk rekoltemiz Dünya ikincisi Amerika kendisine pamukta rakip gördüğü Türkiye'yi aşağılara çekebilmek için zamanın adalet partisi iktidarına pamuk alanlarına ekilmek kaydıyla SANAROVA 64 diye bir buğday cinsinin ekilmesi için Demirel iktidarına bire on verecek hesabları ile tavsiyede bulundu, İktidarın tarım bakanı Bahri Dağdaş Çukurova pamuk bölgelerinde bu buğdayın ekilmesi için Çukurovada haftalarca davul zurna çaldırarak bu buğdayı halka ektirdi ! Ama; Ekilen bu buğday bire on vermesi beklenirken, bire bir bile vermedi ve çiftçi perişan oldu.
ama! Türkiye cumhuriyeti pamuk rekoltesinde son sıralara düştü. Bir dahada pumukta istediğimz rekabeti yakalama şansımız olmadı. Emperyalistlerin yerli işbirlikçiler 1968 kuşağının yükselen bağımsızlık şiarından neden bu kadar rahatsız oldular?
Çünkü sömürü düzenlerini yoksul mazlum halklar üzerinden sürdüremiyeceklerini bildikleri için politik yerli işbirlikçilerinin iktidarlarına ihtiyaçları vardır, yerli politiik işbirlikçilerine her türlü desteği sunarlar, bundan sonrada sunmayada devam edecekeler. İşte Irak, işte Libya, İşte Suriye, işte yedi parçaya bölünmüş olan Yugoslavya bu ülkelerde ölen ve öldürülen mazlum halklar. Çünkü ! son sözümüz gençlik Dünya'nın her ülkesinde en duyarlı kesimdir. 1968 Türkiye'sinde gençler kendi sorunlarından yola çıkarak, kendi sorunları ile ülke sorunlarını bütünleştirerek mücadelelerini ölümü pahasına onurluca sürdürdüler. anıları hepimize ışık olsun. Unutmayalımki; 18 yıldır ülkemizi yönetenlerin ve yandaşlarının hayatlarına bir bakın, halkını cennet vaadiyle kandırıp sizleri açlığa yoksulluğa mahkum edenlerin, bu Dünya'da cennet nasıl yaşadıklarını görürsünüz.
Tabiki; Kadınında adı olmaz, tarımında tadı olmaz.
Erdem Günlap
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- 24 Yillik İktidari Yaşarken, Geçmişten Günümüze Yansiyanlar
- Yeni Anyasa İsteyenler, Buyurun Halk Oylamasina:
- Ağır Ekonomik Kriz Halkımızı Canından Bezdirmesinin Asıl Nedeni
- Tarihten Ders Almayanlara Hatırlatma: 2026 Korkunun Değil, Özgürlüklerin Yılı Olmalı
- MARAŞ KATLİAMININ NOKTASI 12. MART.1971 DARBESİDİR.
- Eğitimde Cehalete Methiyeler Dizenler
- Ey Halkım Yılmaz Güney Yoldaşımızı Anarken
- İktidar Emekçilerin 25 Yıllık Emeklerini Yok Sayıyor
- 12 Eylül Cuntasi 45. Yilinda: acılarımız hâlâ taze! Örgütlü yapımızda tek ses, tek yürek olma günüdür.
- Sahiller Halkındır Diyenler, Siz Kimi Kandırıyorsunuz:
- Erken Seçim Olmadan, Ekonomi Düzelmez
- DÜNYA İŞÇİ SINIFIN EMEKÇİLERİ, ALANLAR BİZLERİ BEKLİYOR:













