Faik BULUT
  08-11-2020 18:04:00

En iyi 120 savaş filmi arasına giren "Cezayir Bağımsızlık Mücadelesi"nin hikâyesi

Bu hafta, Abbasiler devrinde Bağdat'tan Endülüs'e giden dünyaca ünlü Kürt kökenli Ziryab isimli şair, müzisyen, şarkıcı, botanikçi ve coğrafyacı hakkında yazmayı planlıyordum.

Fakat Cezayir'in Fransız sömürgeciliğinden kurtuluşu hakkında çekilmiş bir filmin hikâyesini okuyunca fikrimi değiştirip, önceliği bu konuya verdim. 

Olayı benim için güncel kılan şey, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'un müsteşarı Abdülmecid Şeyhi'nin 30 Ekim'deki konuşması oldu:

Fransa, katlettiği milli direnişçilerimizin kemiklerini sabun imalatında ve Marsilya'daki şeker rafinerisinde kullanmıştır. Fransız toplumu, sömürgeciliğin takıntı ve kompleksini hâlâ taşımaktadır. Gayet ciddi ve hassas bir konu olan bu mesele hakkındaki gizli arşivler, kilitli tutulmak yerine hemen açılmalıdır ki hem Cezayir halkı bu kemiklerin kimlere ait olduğunu bilsin, hem de Fransızlar bu ağır tarihi yükten/vebalden kurtulsunlar. Böylelikle demokrasiye ve insan haklarına dayalı uygar bir ülke olduğundan dem vuran Fransa'nın dünyadaki imajı da lekelenmekten ve zedelenmekten kurtulmuş olur.


Emmanuel Macron ile Abdülmecid Tebbun arasında giderek sıkılaşan ilişkilere rağmen bu bahsedilen konuşma, Fransa yönetimince "sürpriz" olarak karşılandı.

Cezayirli hukukçu Abid Numan, "Cezayir-Fransa ilişkisinin pragmatizme dayalı dostluk çerçevesinden çıkıp tarihi arka planının şeffaflaştırılması temelinde açık ve samimi bir ilişki aşamasına geldiğini…" belirtti.

Prof. Olivier Le Cour Grandmaison, Cezayir'deki katliamları deşifre eden tarihçi


Fransa'nın Kuzey Afrika ülkeleri ve özellikle Cezayir'deki sömürgecilik tarihi konusunda uzmanlaşmış Prof. Olivier Le Cour Grandmaison ise, şunları söyledi:

Fransa 1830-1962 yılları arasındaki sömürgeci yönetimi sırasında bölge halklarına karşı topyekûn bir savaş yürüttü. Bu süreç içinde insanlık suçları kapsamına giren yerli halkları imha planı uyguladı, toplu kırımlar yaptı. Yasa gereğince, 50 yıl geçtikten sonra açılması gereken gizli arşivler, eski Başbakan François Fillon tarafından alınan 2011 tarihli kararla tekrar yasaklanıp gizlendi.

Katliamdan geri kalan kafatasları / Fotoğraf: Mihr Haber Ajansı


Fransız siyaset bilimci ve tarihçi Grandmaison, daha önce de şu bilgileri kamuoyuyla paylaşmıştı:

Fransa'nın sömürgeci yetkilileri, Cezayir'de meydana gelen ayaklanma ve halk hareketlerini bastırmak uğruna 1830-1872 yılları arasında toplam 875 bin kişiyi imha etmişlerdi. Aynı Fransa 1830-1962 döneminde topyekûn savaş ve toptan imha politikası gütmüş; tam anlamıyla insanlık suçu işlemiştir.

Bu yöntemler arasında baskınlar, operasyonlar, köy ve şehirlerin yakılıp yıkılarak halkın zorla yerinden yurdundan sürülmesi, katliamlar ve toplu yangınlar da vardı. Bu yüzden Cezayir halkının nüfusunda büyük bir azalma olmuştur.

1841'de General Thomas Bugeaud, Cezayir'e sömürge valisi tayin edilmişti ki, o güne dek kanun ve kuralları ihlal etmekle nam salmıştı. 8 Mayıs 1845'ten itibaren sadece Setif, Qalima (Guelma) ve Herrata (Kheratta) gibi şehirlerde toplam 45 bin kişi katledilmiş; 1871'deki halk ayaklanmaları kanla, ateşle bastırılmıştı.
 

1841-1872 arasındaki katliamlardan sorumlu Fransız sömürge valisi General Thomas Bugeaud


1954'teki bağımsızlık mücadelesi sırasında yüz binlerce insanın katledilmesi veya faili meçhul cinayetlerle ortadan kaldırılması bağlamında somut bir örnek verelim:

Matematikçi ve komünist parti üyesi Maurice Audin, 63 yıl önce Fransız Ordusu tarafından tutuklandıktan sonra ortadan kaybolmuştu.

Fransa hükümeti, Audin'in işkencede öldürüldüğünü 2018 yılında kabul edebildi.

Faili meçhul cinayet kurbanı Maurice Audin


Zalimliğiyle bilinen bir askeri şahsiyet ise, 1954-62 yıllarındaki katliam ve her türlü mezalimin baş müsebbibi özel kuvvetler komutanı Tuğgeneral Jacques Massu idi.
 

Cezayir'deki katliamdan bir görüntü / Fotoğraf: El Mesira gazetesi


O, Kamu Güvenliği Komisyonu üyesi olması sıfatıyla siyasi ve sivil işleri koordine etmekten sorumluydu. 

Zalim Tuğgeneral Jacques Massu


Fransa, 1830 yılında Cezayir'i işgal etti. 132 yıllık Fransız sömürgesini sonlandıracak bağımsızlık mücadelesi ise Cezayir Milli Kuruluş Cephesi (MKC) tarafından 1 Kasım 1954 yılında başlatıldı. Kurtuluş Savaşı sekiz yıl sürdü.
 

Cezayir Bağımsızlık Günü anmasında resmi geçit töreni / Fotoğraf: AA


Fransız Ordusu ve derin devleti, silahlı direnişi bastırmak amacıyla elinden gelen her türlü baskı, zulüm, işkence, katliam, imha, faili meçhul cinayet gibi gayrimeşru yöntemlere başvurdu.
 

Filmden bir işkence sahnesi


Bu süre içinden 1 milyondan fazla Cezayirlinin öldürüldüğü iddia ediliyor. Sözgelimi Anadolu Ajansı, -biraz da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron arasındaki söz düellosunun etkisiyle- savaş kurbanı olan Cezayirli sayısını "1,5 milyon kişi" olarak vermişti. 
 

Kuşatılmış direnişçi halk


Arap dünyasında bu mücadele, "Sawrat-u milyon şehid" (1 milyon şehit veren devrim) diye bilinir.

Okuduğum yabancı nesnel/tarafsız kaynaklara göre:

Kurban sayısı yüz binleri bulmasına rağmen bir milyon değildir.


Doğru rakamın, Fransız gizli arşivlerinin kamuoyuna açılmasından sonra ortaya çıkacağı muhakkaktır. Kanımca mesele sayı değil, direnen bir halkın iradesinin yok sayılıp tümüyle imha edilmek istenmesidir.

Bu sayı 100 veya 1000 yahut 10 bin olsa bile!

Cezayir'in sömürgecilerle olan acılı serüvenine dair bilgilendirmeyi burada kesip, 1954 Bağımsızlık Savaşı'nı anlatan filmin hikâyesiyle devam edelim.

Filmin İngilizce afişi


Film çekme sürecini kaleme alan gazeteci İbrahim el Aris'in Independent Arabia gazetesinde sunduğu bilgiler genelde tatmin edici bulunuyor.

Bunları kontrol ederken farklı kaynaklardan, özellikle Fransızca ve Arapça kaynaklardan doğrulama işlemi sırasında yeni bilgiler de edindim. 

Filmin Arapça adı Muareket-ul Cezayir (Fransızca La Bataille d'Alger; İngilizce The Battle of Algiers; Türkçe Cezayir'in Savaşı) olarak bilinmekle birlikte, halk arasında bu savaş, Waqai'ul Senewat-il Camr (Fransızca Chronique des années de braise, İngilizce Cronicle of the Years of Fire ve Türkçe Ateş Yıllarının Olayları) diye anılır.

Bu kavram sadece bahsedilen savaş filminin değil, ülkenin her kritik döneminde yaşanan büyük ve dramatik olaylar için de kullanılmaktadır. 

Örneğin, sinema dünyasının meşhur şahsiyeti Cezayirli yönetmen Muhammed Lahdar-Hamina'nın, "Chronicle of the Years of Embers" adıyla 1966 yılında çektiği, Cezayirlilerin destansı bağımsızlık mücadelesini anlatan film, 1975'te Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülünü almıştı.

Altı farklı bölüm halinde gösterime sunulan bu film, Arap dünyasının büyük ödül alan ilk filmi unvanına sahip oldu. 

Belirtmekte yarar var: Muhammed Lahdar, sıradan bir film yönetmeni değildi. 1959 yılında Fransız sömürgeciliğine karşı direnişçilerin serüvenini konu edinen "Cezayiruna" (Cezayirimiz) adlı belgeseli de büyük beğeni toplamıştı.

1967'de çekilen "Aures Rüzgârları" başlıklı filmi, aynı yıl düzenlenen Cannes Film Festivali'nde En İyi İlk Çalışma (sanat ürünü) ödülüne layık görülmüş; Temmuz 1967'de düzenlenen 5. Uluslararası Moskova Film Festivali'nde de gösterime girmişti.

1981 tarihli "Son Resim" (İngilizce The last image, Arapça El Sura El Ahira) filmi, 1986'da Cannes Film Festivali tarafından takdire şayan bulunmuştu. 

Ayrıntısını vereceğimiz filmin yapılması fikri ve Cezayir yönetiminin bunu beğenip desteklemesinin öyküsü ise şöyle: 

Fransız işgaline karşı direniş dönemindeki El Qasba (Casbah-Kasaba) şehrindeki direnişin önde gelen isimlerinden Yasif El Saadi, halk içinde büyük itibarı ve siyasi etkisi olan bir siyaset ve sanat adamıydı.

Bağımsızlık sonrasında Cezayir yönetimi, iktidar çevresinden uzak tutmak amacıyla El Saadi'yi devlet adına kurumsal bir film şirketi kurmakla görevlendirdi.

Şirket, El Qasba ve çevresindeki direniş mücadeleleri hakkında dizi film çekmekle işe koyuldu. 

Ardından, şirket sorumlusu El Saadi, Arjantinli yönetmen Fernando Solanas'tan (Fernando Ezequiel 'Pino') film senaryosunu yazma sözü alır almaz meşhur İtalyan film yapımcısı Luchino Visconti'yle görüştü.
 

Arjantinli senarist ve yönetmen Fernando Solanas,1985


Ancak o, bu tür filmlerin kendi projelerine aykırı olduğunu belirterek teklifi reddetti. Bir müddet sonra, İtalya Komünist Partisi'ne yakınlığıyla bilinen ünlü yönetmen Gillo Pontecorvo ile görüşmeler yapıldı.
 

Yönetmen Gillo Pontecorvo


Pontecorvo, daha önce de Almanya'daki Nazi toplama kamplarında yüz binlerce Yahudi ve diğer muhaliflerin imha edilmelerine dair bir film (Kapò) yaparak Batı kamuoyunda uzun süren tartışmalara yol açmakla gündeme gelmiş; siyasi anlamda insan haklarından yana ve her türlü zulme karşı tavrıyla bilinen bir şahsiyet olarak sanat dünyasındaki yerini almıştı.
 

Fransız kontrol noktası


Filmin müziğini ise o zaman kadar hemen hiç tanınmamış olan ama filmin gerçekleşmesinden sonra dünya kamuoyunun dilinden düşmeyen İtalyan besteci Ennio Morricone üstlenecekti. 

Filmin müziğini yapan İtalyan besteci Ennio Morricone, 1977 / Fotoğraf: Oliviler Strecker


İlkin, her iki isim hakkında, bağımsızlık sonrasının devlet başkanı Ahmed bin Bella'nın bulunduğu Cezayir yönetiminin onayı alındı.

Buna karşılık, yönetimin talebi üzerine filmin siyasi kurgusundan bazı tavizler verildi.

Mesela El Qasba Ayaklanması'nın teorisyen önderi Ramadan (Ramazan) Abban ile Yusuf Bin Hidde ve ve Kerim Belqasım gibilerinin rolü tümüyle göz ardı edildi; senaryoya girmedi.

El Sammam Kongresi de anılmadı. Nedenine gelince, çünkü sömürge sonrası Cezayir'de iktidar kavgası had safhadaydı.

Tek partideki her kanat, diğer muhaliflerini dışlama veya tasfiye etme derdindeydi. 

Bağımsızlık direnişinin efsane komutanı ve dönemin genelkurmay başkanı (1965'ten sonra da devlet başkanı olan) Albay Huwari Bumedyen, bu amansız rekabet ortamında sahneye atıldı ve her ne pahasına olursa olsun film projesinin gerçekleştirilmesi için sınırsız destek verdi.

"Halk ayalanması"nı gösteren film sahnesi


Film için gerekli olan askeri malzeme, mekân, er ve komutanların derhal hazırlanıp seferber edilmesini emretti. Başka bir mıntıkada görevli olduğundan, El Qasba Ayaklanması'nda bizzat bulunamayan Bumedyen, yurtseverlik icabı, bu halk isyanının mutlaka ülke ve dünya tarihine film yoluyla damgasını vurmasını istiyordu.
 

"Halk ayalanması"nı gösteren film sahnesi


Film ekibi derhal kolları sıvadı; başkent Cezayir ile El Qasba bölgesine çekim için setler kuruldu. Çekim başladıktan bir müddet sonra, 19 Haziran 1965 tarihinde Bumedyen, başarısız bulduğu Başkan Ahmed bin Bella'yı iktidardan indirip yerine geçti.

Buna rağmen film çekimi durmadı; hiçbir şey olmamış gibi faaliyet devam etti. 
 

Mahallede arama yapan Fransız askeri


Kimi tarihçilerin iddialarına bakılırsa;

Film çekimleri, askerin kışladan çıkıp iktidarı devirmesi operasyonunun kamufle edilmesine dolaylı biçimde yardımcı oluvermiş! Zira halk ve kamuoyu, kışladan çıkan askerleri ve ağır silahları, sanki film senaryosunun bir parçasıymış gibi düşünmüş. Darbe ihtimali hiç akıllarına gelmemiş?!.
 

Filmden, silahlı bir direniş grubu sahnesi


Bu görüş, hâlâ tartışılıyor; ancak bugüne kadar hiç kimse, bu iddiayı kanıtlayacak delil ve ciddi kanıt gösterebilmiş değil. 

1965 yılında çekimi yapılan film, bir yılda bitti. Film, "Cezayirlilerin Savaşı" ismiyle katıldığı Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan ödülünü kazandı.

İngiliz Empire dergisinin yaptığı anket sonucunda sinema dünyasının en iyi 120 filmi arasındaki yerini aldı.

Cezayirli kadınların protesto yürüyüşü


Filmin ana konusu, 1955-57 yılları arasında Fransız Paraşütçü Komando birliğinin özellikle başkent Cezayir'de halka reva gördüğü zulüm ile ona karşı halkın, özellikle kadınların direnişiydi.
 

Filmin bir sahnsesi: Fransız sömürgecilerine direnişte kadınlar öndeydi


Film gösterime girer girmez Fransa resmi ve sivil kamuoyunda kızılca kıyamet koptu. "Fransız ordusunun imajı/şanı zedeleniyor" gerekçesiyle protesto sesleri ortalığı kapladı.

Filmin ülkede gösterimi yasaklandı. Fransız demokrat kamuoyunun baskısıyla filmin gösterilmesine ancak 1970'te izin alınabildi. 

"Arama yapan Fransız jandarması"nı gösteren film sahnesi


Film o kadar gerçekçi çekilmişti ki, o yıllarda birçok ülkenin askeri akademilerinde ders müfredatı çerçevesinde özel gösterime sunuldu.

Filmden bir sahnede, korkudan gizlenen bir aile gösteriliyor


ABD Savunma Bakanlığı, Pentagon'daki konferans salonunda seçkin askeri komutanlar, istihbarat elemanları ve özel birlik komutanlarının filmi seyretmelerini zorunlu kıldı. 

Eski Savunma Bakanı Donald Rumsfeld de izleyenler arasındaydı. Sözüm ona, ABD'nin 2003'te işgal etmesinden sonra Irak'taki direnişçilerin savaş tekniklerinden haberdar olacak ve onlarla nasıl baş edeceğini öğrenecekti.

Belli ki dersine iyi çalışmamış; ne kadar iyi bilse bile, haksız bir savaşı yürüttüğü müddetçe işgalcilerin başarı elde edemeyeceği yönündeki tarihi dersi yeterince bellememişti. 

Yeri gelmişken belirtmeliyiz; filmin kahramanlarından biri olan Ali le Pointe lakaplı Ali Omar, bir köylü çocuğu olarak tarım işlerinde çalışırken, taşındığı başkent Cezayir'in yoz ortamında organize suç işleriyle uğraşan çetecilik faaliyetine bulaşmış; o sıralarda boks kurslarına devam etmiş.

Ali le Pointe, serserilikten direniş önderliğine


Boksörlük ve çete reisliği yaparken direnişçilerle tanışma sürecinde hapse atılmış; oradan militan bir devrimci olarak çıkmış, fedai eylemlerinin başını çekerek çok sayıda karakol ve kışlaya karşı ses getiren fedai eylemleri gerçekleştirmişti.

Fedai militanlar Ali le Pointe ile Hasibe bint BuAli'nin katledilme haberi


Ali le Pointe ve biri kadın (Hasibe Bint BuAli) dört fedai arkadaşıyla birlikte gizlendiği ev, sömürgeci Fransız istihbaratçıları tarafından 8 Ekim 1957'de havaya uçurulmuştur. 

Kara Panterler önderi Eldridge Cleaver

Amerika'daki Kara Panterler hareketinin önderlerinden olup o tarihlerde Cezayir'de sürgün hayatı yaşayan Eldridge Cleaver, filmin tümünü izledikten sonra Ali le Pointe ile Amerikalı siyahilerin hak arayışının destansı önderi olan Malcolm X arasında benzerlik kurarak şunu söylemiştir:

Eskiden uyuşturucu satıcılığı ve çetecilik işleriyle uğraşan Malcolm X de, cezaevine bu sıfatıyla girmiş, ancak kararlı bir devrimci olarak çıkmıştı oradan.

'Fransız polisine direnişçi suikastı'nı gösteren film sahnesi

Uluslararası alanda ve Arap dünyasında pek çok ödül kazanan "Cezayir'in Savaşı" filminin tek profesyonel ve yabancı aktörü, Jean Martin adlı Fransız vatandaşıdır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilere karşı direnişe katılan ve 1960'ta Cezayir Bağımsızlık Savaşı'nı destekleyen "121'ler Manifestosu" isimli bildirgeyi imzalayan Martin, 90 kadar televizyon filmi ve programında yer almıştı.
 

Fransız polisi ile Cezayirli direnişçi mücadelesi


Kendisi, zalim Fransız işgal komutanı Tuğgeneral Jacques Massu'yu canlandırıyordu. Onun dışındakilerin hepsi Cezayirli amatör oyuncular ile figüranlardı.

İyi rol yapmışlardı, zira daha önce yaşadıklarını tekrar canlandırmışlardı. Yerli sanatçılar arasında kamuoyunda bilinen tek kişi ise, yukarıda adı geçen film şirketi sahibi ve dizi yapımcısı Yasif El Saadi'dir.
 

 

 

  Bu yazı 687 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Alanyaspor 8 6 0 2 18 3 20 +15
2 Fenerbahçe 9 6 1 2 17 9 20 +8
3 Galatasaray 9 5 2 2 12 7 17 +5
4 Gaziantep FK 9 3 1 5 13 11 14 +2
5 Fatih Karagümrük 9 3 2 4 17 11 13 +6
6 Başakşehir FK 9 4 4 1 13 12 13 +1
7 Beşiktaş 8 4 3 1 13 14 13 -1
8 Konyaspor 8 3 2 3 10 6 12 +4
9 Çaykur Rizespor 8 3 2 3 12 10 12 +2
10 Kasımpaşa 9 3 3 3 11 10 12 +1
11 Hatayspor 7 3 1 3 7 9 12 -2
12 Trabzonspor 10 3 4 3 12 15 12 -3
13 Göztepe 8 2 1 5 14 9 11 +5
14 Yeni Malatyaspor 8 3 3 2 8 10 11 -2
15 Sivasspor 8 2 3 3 8 10 9 -2
16 Antalyaspor 9 2 4 3 9 14 9 -5
17 BB Erzurumspor 8 2 4 2 9 13 8 -4
18 Kayserispor 8 2 5 1 5 11 7 -6
19 Gençlerbirliği 8 1 5 2 6 14 5 -8
20 Denizlispor 8 1 5 2 5 13 5 -8
21 MKE Ankaragücü 8 0 6 2 7 15 2 -8
Takım O G M B A Y P AV
1 Altınordu 10 6 2 2 15 11 20 +4
2 Adana Demirspor 9 5 1 3 19 8 18 +11
3 Ankara Keçiörengücü 10 5 2 3 17 9 18 +8
4 Tuzlaspor 9 5 1 3 17 14 18 +3
5 İstanbulspor 9 5 2 2 16 8 17 +8
6 Samsunspor 10 4 1 5 13 9 17 +4
7 Giresunspor 9 4 2 3 12 11 15 +1
8 Bursaspor 10 4 4 2 18 16 14 +2
9 Balıkesirspor 10 4 4 2 12 14 14 -2
10 Altay 8 4 3 1 13 8 13 +5
11 Akhisarspor 10 3 3 4 9 13 13 -4
12 Adanaspor 9 3 3 3 13 10 12 +3
13 Ümraniyespor 10 2 4 4 11 17 10 -6
14 Bandırmaspor 10 2 6 2 12 14 8 -2
15 Boluspor 10 1 5 4 10 14 7 -4
16 Menemenspor 8 1 4 3 7 13 6 -6
17 Ankaraspor 9 1 6 2 5 15 5 -10
18 Eskişehirspor 10 0 6 4 5 20 1 -15
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 11 9 1 1 28 8 28 +20
2 Turgutluspor 11 8 3 0 13 12 24 +1
3 Van Spor 11 6 2 3 15 9 21 +6
4 Serik Belediyespor 11 5 2 4 16 10 19 +6
5 Sakaryaspor 11 5 2 4 16 13 19 +3
6 Kırklarelispor 10 4 2 4 9 3 16 +6
7 Etimesgut Belediyespor 11 4 3 4 10 7 16 +3
8 Karacabey Belediyespor 11 4 4 3 15 12 15 +3
9 Kırşehir Belediyespor 10 4 3 3 9 8 15 +1
10 1922 Konyaspor 11 4 5 2 15 8 14 +7
11 Bodrumspor 11 3 5 3 19 17 12 +2
12 Tarsus İdman Yurdu 10 3 4 3 16 16 12 0
13 Kastamonuspor 11 3 5 3 12 18 12 -6
14 Sivas Belediyespor 10 2 3 5 15 15 11 0
15 Mamak FK 10 3 5 2 8 16 11 -8
16 Pendikspor 10 3 6 1 14 15 10 -1
17 Elazığspor 11 4 6 1 14 18 10 -4
18 Pazarspor 8 3 4 1 12 17 10 -5
19 Bayburt Özel İdare Spor 8 3 5 0 6 10 9 -4
20 Kardemir Karabükspor 11 0 10 1 3 33 2 -30
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 10 8 1 1 12 3 25 +9
2 1928 Bucaspor 10 7 2 1 21 8 22 +13
3 Arnavutköy Belediye 9 5 2 2 10 7 17 +3
4 Fatsa Belediyespor 10 5 3 2 10 8 17 +2
5 Edirnespor 10 5 4 1 15 13 16 +2
6 Artvin Hopaspor 10 5 4 1 17 18 16 -1
7 Ofspor 9 4 2 3 14 12 15 +2
8 Yeşilyurt Belediyespor 10 4 4 2 13 9 14 +4
9 Belediye Derincespor 10 3 2 5 10 8 14 +2
10 Çankaya FK 8 4 4 0 8 8 12 0
11 Nevşehir Belediyespor 10 3 5 2 8 11 11 -3
12 Payasspor 10 2 5 3 12 14 9 -2
13 Kızılcabölükspor 10 2 5 3 11 15 9 -4
14 1877 Alemdağspor 10 2 5 3 10 18 9 -8
15 Antalya Kemerspor 10 1 5 4 9 15 7 -6
16 Manisaspor 10 0 7 3 5 18 3 -13
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/11/2020 Gaziantep FK vs Yeni Malatyaspor
 28/11/2020 Başakşehir FK vs Denizlispor
 28/11/2020 Çaykur Rizespor vs Galatasaray
 29/11/2020 BB Erzurumspor vs Antalyaspor
 29/11/2020 Alanyaspor vs Konyaspor
 29/11/2020 Kasımpaşa vs Gençlerbirliği
 29/11/2020 Fenerbahçe vs Beşiktaş
 30/11/2020 Kayserispor vs Fatih Karagümrük
 30/11/2020 Sivasspor vs Göztepe
 04/12/2020 Beşiktaş vs Kasımpaşa
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/11/2020 Ümraniyespor vs Menemenspor
 28/11/2020 Akhisarspor vs Ankaraspor
 28/11/2020 İstanbulspor vs Giresunspor
 28/11/2020 Altay vs Bursaspor
 29/11/2020 Ankara Keçiörengücü vs Adana Demirspor
 29/11/2020 Bandırmaspor vs Balıkesirspor
 29/11/2020 Eskişehirspor vs Altınordu
 29/11/2020 Samsunspor vs Tuzlaspor
 30/11/2020 Adanaspor vs Boluspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 29/11/2020 Bayburt Özel İdare Spor vs Van Spor
 29/11/2020 Elazığspor vs Pazarspor
 29/11/2020 Etimesgut Belediyespor vs 1922 Konyaspor
 29/11/2020 Kardemir Karabükspor vs Tarsus İdman Yurdu
 29/11/2020 Kırşehir Belediyespor vs Bodrumspor
 29/11/2020 Mamak FK vs Karacabey Belediyespor
 29/11/2020 Pendikspor vs Sakaryaspor
 29/11/2020 Serik Belediyespor vs Kırklarelispor
 29/11/2020 Sivas Belediyespor vs Kastamonuspor
 29/11/2020 Turgutluspor vs Eyüpspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/11/2020 Ofspor vs Payasspor
 28/11/2020 Yeşilyurt Belediyespor vs 1928 Bucaspor
 28/11/2020 Antalya Kemerspor vs Diyarbekirspor
 28/11/2020 Çankaya FK vs Manisaspor
 28/11/2020 Edirnespor vs Belediye Derincespor
 28/11/2020 Fatsa Belediyespor vs Arnavutköy Belediye
 28/11/2020 Kızılcabölükspor vs 1877 Alemdağspor
 28/11/2020 Nevşehir Belediyespor vs Artvin Hopaspor
 02/12/2020 1928 Bucaspor - Çankaya FK 1928 Bucaspor ligde evindeki son 5 maçını kazandı  1928 Bucaspor kazanır
 02/12/2020 Diyarbekirspor - Ofspor Diyarbekirspor ligdeki son 8 maçında hiç kaybetmedi  Diyarbekirspor yenilmez
 02/12/2020 Manisaspor - Fatsa Belediyespor Manisaspor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Fatsa Belediyespor yenilmez
 02/12/2020 Artvin Hopaspor - Kızılcabölükspor Kızılcabölükspor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Artvin Hopaspor yenilmez
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI