Şecereler Neden Alevilik Üretmez
Hasan HARMANCIModern anlamda konuşursak, dile gelirsek kültürlerin oluşmasında bazı aşamalara dikkat etmek durumundayız.
Bunların başında hiçbir kültürel ifade ya da tutum genetik bir bağışıklık içermez. Farklılık içeren değerler bir başka topluluk tarafından da kolayca öğrenilir ve içselleştirilebilir.
İkincisi kültürel bazı kalıplar yerel olsa da, kültür çoğu kez güç ilişkilerine bağlı olarak şekil alır.
Üçüncüsü bugün tartışılmaz biçimde örneklerini iliklerimize kadar yaşadığımız küresel güçlerin her zaman olduğunu kabul etmeliyiz ve bunların etkileri çok hızlı değişimler yaratır ve kapalı toplumları dahi içine alacak ve iliklerine kadar işleyecek bir kültürleme/kültürleşme etkisi yaratırlar.
Dördüncüsü tüm küresel kültürel etkilere karşın yerel kültürel unsurlar tümüyle yok edilemez. Bu küresel unsurlar yerel toplulukları homojenleştirir.
Bu çerçeveyi gözeterek içinde yaşadığımız kültürel çevre ve inançsal unsurları okumak yararlı olacaktır.
Örneğin Aleviler gibi “pir-rehber/rayber-talip” biçiminde örgütlenmiş topluluklar birbirini çok yakından tanırken ve dış etkenlere karşı korumayı yükseltmek için Pir Ocakları, Rehber/Rayber Ocakları ve Talip Ocakları olarak bir arada yaşarken şecereye neden ihtiyaç duysunlar?
El verme düsturunu işleten, inançlarını ve şiir geleneklerini sözlü olarak sürdürmelerine karşın, inanç kimliklerini özellikle Pir ve Rehber düzeyinde belgelerini güvenlik açısından ifşa edecek bir yolu niçin izlesinler?
Örgütlenme doğalarına ters gelen bu belgelerin inanç vizyonları açısından bir karşılığı olabilir mi?
Öyle olsaydı Pir Sultan Abdal, Kul Himmet, Abdal Musa Sultan ve daha nicesi kendisine ait misyon belgesini şiiri içine işlemez miydi?
Ki çoğunlukla şiirlerinde pirlerinin kimler olduğunu belirmiş ve atalarının geldiği şehirlere yer vermişlerdir. Demek ki şecereler de şiirlere konu edilebilirdi.
Bu belgelerin Alevi topluluğunun Pirlik makamları tarafından üretilmediği aşikar.
Aksi halde Ocaklarda üretilmesi durumunda yeni sayfalar eklenerek en azından bazı Pir ve Rehber Ocaklarınca sürdürülmüş olması gerekmez mi?
Üstelik Tahtacılar, Abdallar, Yaresan gibi Pir-Talip sistemiyle kurulu Alevi topluluklarda şecerecilik olmaması topluluk karşılaştırmaları için önemli veriler içeriyor.
Bir başka üzerinde durulması gereken nokta ise Horasan ekollerini Ahmet Yesevi ve Hace Bektaş Veli üzerinden ele alıp tartışan ve Türklük vasıflarıyla övünç yarattıkları görüşlerini yine sessizce kendileri çürütmüş durumdalar. Bu görüş ne kadar Alevi tarih akışına aykırıysa şecereler üzerinden Alevilik tespiti de o kadar çürük ve politik bir aygıttır.
Şecereler Alevi Ocaklarının makamlarının, kastlarının modernizm karşısında erime sürecinde toplumsal varlığına tutunabilmek için kullanılmaya çalışılan ancak içeriği Alevilikle ilgili olmayan bir belgedir.
Alevi kurumsallığının karşılaştığı bu yeni sorun yapısökümcü, dekontrüksiyon anlamda bir eleştiriye ihtiyaç duymaktadır.
Bu sahadaki kirlilik aynı zamanda bir akademik kirlilik içermekte ve sorgulanmaya değerdir.
Kamil insan ve Kamil toplum oluşturmak için mücadele eden bir toplumda sizce hakikaten şecerecilik olabilir mi, kabul edilebilir mi?
Hasan Harmancı













