Hasan HARMANCI

En Büyük Cem Düşte Kaldı

Hasan HARMANCI
  05-09-2023 22:36:00

Rıza şehirleri neyin üzerine bina edilir?

Kâmil olmayanın bu şehri anlamak ve bu şehirde yaşamak isteği olabilir mi?

Rıza şehrinde işsizlik var mıdır?

Rıza şehri sadece maddi bir dünya mıdır?

Ruhsal yanı olmadan Rıza Şehri düşünülebilir mi?

Hace Bektaş Veli, Yunus Emre, Şeyh Bedreddin, Pir Sultan Abdal bu şehristanda mıdır?

Dedelerin peşrevine kalmış bir cem ve erkan türeyişi üzerinden yaşamaya çalışan Alevilerin buradaki şehirleri, köyleri ve tekkeleri distopyaya dönmüşken, Rıza şehri nasıl kurulacak?

Düşle gerçek arasındaki uçurum nasıl kapanır?

Rıza şehrinde yaşamak hem üretim de hem de tüketimde ortak olmaktır. Kazanılan emek toplumsal bölüşüme dahil edilir. Kişi kendisi için üretim yapmaz.

Yani arz talep üzerinden üretim yapılmaz. İnsan yaşayabileceği, arzulayabileceği şeylere emeği oranında değil, ihtiyacı oranında sahip olur. Şehri gülistanda emek zayi etmek söz konusu değildir.

Her birey toplumda yaşamanın önemini bilir ve bencillik yaparak yaşamını sürdürmek istemez. Mutluluk tüm toplumun mutluluğu ile ölçülür. Bu nedenle toplumun üretimi ile tüketimi sadece maddi bir paylaşım değildir.

Ruhsal olarak yetişmemiş, kâmilleşmemiş bireyin Alevilik adına hem Alevi hem de ham ervah yaşaması mümkün değildir. Kimsenin kimseye okuyamadığını ve içeriğini bilmediği göstereceği sırra banılmış kutsal şeceresi yoktur. Meydanın delili sancaktır. Sancak açıldı mı pürü paklar sofrası açılır. Sözün sahibi “can”dır. Herkes hülül ve dahi ve südurdur.

Alevilikte, mal mülk, artı ürün amaç değildir.

Lokmanın herkese yetmesi, hakullahın ihtiyacı olana gitmesi vardır. Dedeler şimdilerde bu hakullahı sadece kendi payı olarak görmektedir. Ne karakazan hakkı ne de ihtiyacı olan yâren-yoldaşlar hakkı gözet yok.

Yol hakullahın alınması ve dengeli biçimde pay edilmesi ile kurulabilir. Hakullah mal-mülk değildir. Gönül lokmasıdır. Kimden kime gittiği belli olmaz. Bunun gerçekleşebilmesi için de musahiplik; talip ve Yol’a başı ve malı ile katılmış mürşit, pir ve rehber gereklidir.

Yola başı sadece talip vermeyecek önce divana kurulan sunacak başı. Yol senlikte benlikte değil, bilinçte belli olur.

Alevilik tüketimden yola çıkar, üretimden değil. Üretim dediğiniz biriktirmektir. Tüketim, bölüşme ölçüsüdür. Ölçü fazla mal değil, ihtiyaç hasılasıdır. Talep tespit edilir, üretim ve bölüşüm bunun üzerinden yapılır.

Rıza lokması yaratmak ve bölüşmek insanın doğaya ve diğer canlılara ve özellikle de her insanın birbirine karşı özgürlüğünü de tamamlar.

Yol’da geçerli olan para, pul, mal, mülk değildir.

Geçerli olan rızalıkla bir araya getirebilmek ve rızalıkla bölüşmektir.

Rızalık aklın ve vicdanın eğitilmiş haliyle değer kazanır. Ona da adalet denir. Hak’ta, Hızır da adaletin ta kendisidir.

Eğitimli, rehberli insanın geldiği konum, insanı can ve mal olarak sömürmeye karşı çıkmaktır.

Alevilik bu nedenle kazançta olmayanın rızkta da olamayacağına kanidir.

Alevi ekonomisi doğayı ve diğer canlıları sömürmek ya da talan etmek üzerine kurulu değildir.

Yol insanı rızalıkla, ihtiyacı olan kadar, tüketebileceği kadarına sahip olmaya çaba harcar.

En büyük cem düşte olandır.

Rıza şehri en büyük cemimizdir ve diğer tüm cemlerimiz bu cemin ışığıyla, çerağıyla kurulur. Hızır’da yürüttüğümüz cemler ve uyardığımız çerağlar evimizin, bağımızın, bahçemizin bereketi içindir. Hızır lokması o günlerle sınırlı lokmalardan değildir. Günle, sepetle, çuvalla ölçüye gelmez.

Alevi topluluğunda açılan kabın kapağı, açılan çuvalın düğümü bir daha vurulmaz. O lokma artık Meydan’ındır. Nasıl ki Meydanda uyandırılan çerağ ikrarlı ceminde sırlanmazsa bu lokmalar da sır kabul etmez.

“Ben Ali’yim, Ali ben” demenin karşılığı adalet ve bölüşme kabiliyetidir. “Yârin yanağından gayrı her şeye ortak” bu anlama gelir. Alevilik kendini güncelleyecekse bunun üzerinden insanlığa bir umut olabilir. İnsanın ahlak, vicdan ve aklını bir araya getirmesi ancak Alevilik temelli olabilir.

O nedenle Alevilik çok kişiyle değil az kişiyle yol alır.

Alevilik bu çağda bir siyasal, sosyal ve ekonomik model olamıyorsa bunun en önemli nedeni Hızır üzerinden, Rıza şehri düşüne aşinalığın kapısı olan rızkı bilmemektir. Aleviliğin en büyük siyasallığı erkanlarını işleterek Alevi bireyin insanlaşması ve rızk ekonomisini musahibi ve dostları üzerinden kurması ile mümkündür.

Bir pir, mürşit, rehber Hızır’ı bilmiyorsa, onun hayata sunduğunu görmüyorsa ve dahi Hızır diye yollara düşmüyorsa, kayıptadır. Gülbangı lokma kabilinde eksiktir.

Hak aşkıyla Yol aşkı birbirinden ayrı gayrı mı?

Hızır’ı alıp hanemize mihman eylemenin zamanı geçmesin.

Hasan Harmancı

  Bu yazı 1803 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım