Ah Muharrem ah!
Heybet AKDOĞANAdaylıktan çekilmeyi dahi yüzüne gözüne bulaştırdın.
Acemiliğine mi yanalım, hırsına mı yanalım, yoksa bir süreliğine Erdoğan'ın rüzgârına kapılmana mı yanalım?
Ne Cumhur İttifakı ne Millet İttifakı dedin.
Üçüncü yol diye bir yol tutturdun, gittiğin yolda seninle yürüyünler, yolun sonunu göremeyince senden önce istifa ettiler.
Aylarca konuşup durdun, yeni bir ufuk çizdiğini, yeni bir vizyon yarattığını sandın.
Yeni bir siyasi anlayış diyerek çıktığın yolda, Millet İttifakı'nı eleştirmekten başka bir vizyonun olmadı.
Muhalefeti eleştirdiğin kadar, Cumhur İttifakı'nı neden aynı öfkeyle eleştiremedin?
Bu kadar uyanık mı sandın kendini?
Halk bunun farkında değil mi diye düşünüyordun?
Sen herkesin sana hayran olacağına kandın, sonunda gördün ki, sana senden başka kimse hayran değilmiş.
Şimdi ise cumhurbaşkanlığı adaylığından çekilişinin sorumlusunu, Millet İttifakı olarak gösteriyorsun.
Neymiş; olur ki, Millet İttifakı seçimi kaybederse bundan dolayı beni suçlamasınlar.
Kaybedişin sebebi ben olmayayım diyorsun.
İyi güzel de, yüzde on yüzde on iki oranında bir oy oranına sahipken, neden çok kısa bir süre içerisinde yüzde 1'lere düşecek kadar oy kaybına uğradın.
Herkes depremin acısını yaşarken seçim otobüsünün içinde gençlere dans gösterisi yapan sen değil miydin?
Acaba bu davranışının toplumun vicdanında nasıl bir tepkiye dönüştü?
Bunu en iyi sen biliyorsun.
Çıkıp bu konuda utanmadan bir öz eleştiri verebilir misin?
Seçimde kazanamayacağını bile bile, bu seçim benim diyerek, sana verilen her oyun Cumhur İttifakı'nın hanesine yazılacağını biliyordun.
Tüm bunların farkında olmana rağmen, kalkıp memleketten, adaletten, eşitlikten yana nutuklar atıyordun.
Bir de bunlar yetmezmiş gibi, genç nesillere hitap edeyim derken; Babala TV'de, o güzelim gençlere bağırdın çağırdın.
Gün geçtikçe bilinçli seçmenin gözünde itibar kaybına uğradın.
Şimdi ise, adaylıktan çekilme nedenini muhalefete ve muhalefete sahip çıkan aklı suçlayarak açıklamalar yapıyorsun.
Yani hâlâ Millet İttifakı'na oy vermeyin mesajını iletmeye devam ediyorsun.
Toplum dil altından verdiğin bu sinsi mesajıda iyi okuyor.
Ama son konuşmanda bile haksız oluşunu bir kez daha ispatladın.
Ah Muharrem ah! Ne kalp krizi, ne yüksek tansiyon, kaybedişini geciktiremedi.
Sonunu kendi ellerinle hazırladın.
Bu saatten sonra, bu halk ne seni affeder ne de yaptıklarını unutur.
Sözün özü; yolun sonu buraya kadarmış.
Siyaset yapmak, bir zamanlar dershanede sigortasız (kaçak) öğretmen çalıştırmaya benzemiyor Muharrem.
Heybet AKDOĞAN
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Popülist siyasetin yeni gözdesi İmamoğlu
- Mali oligarşinin vazgeçilmezi Macron
- Söz Netanyahu'dan açılmışken
- Bosna Hersek'in AB süreci
- İran'ın uranyum zenginleştirme hamlesi
- Rusya ve ABD arasındaki hibrit savaşı
- Suriye'nin Arap Birliği'ne geri dönüşü
- Güney Kore ve ABD arasındaki nükleer ilişkileri
- Çin'e çip ambargosu
- Nükleer silahlar ve istenilen anlaşmalar
- Macroncu rejim ve toplumsal öfke
- O artık milletvekili













