Babanın sabrı, evladın inadı
Heybet AKDOĞANEkrem İmamoğlu: "Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağıma toplum ve partimiz karar verir"
İlk uyarıyı Kemal Kılıçdaroğlu yapmıştı: "Bir parti başka bir partinin iç işlerine karışmamalı" demişti.
Cevap olarak Meral Akşener'den pataklarım türünden bir karşılık verilmişti.
Bu uyarı ve kapışma İmamoğlu içindi.
Kılıçdaroğlu ile baba-oğul ilişkisi yaşayan ve Akşener'le eller havadayken beşlikler çakan İmamoğlu için.
Hani şu CHP'nin rahat durmayan ve haylazlıklar yapan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu.
Saraçhane mitingi öncesi, kendisine siyasi yasak verilmek istenen İmamoğlu'nun mağduriyetini muhalefet, yani 6'lı masa uzun bir süre kullandı.
Bunun farkında olan İmamoğlu ise, muhalefeti birbirine düşürecek hamleleriyle kendi mağduriyetini Cumhurbaşkanlığı için kullanıyor.
Bir süre Kılıçdaroğlu'nun nasihatlerine uyar gibi oldu.
Artık saygıdan mıydı yoksa yeni hamleleri için biraz moral mi depolaması gerekiyordu?
Bu soruların cevabı ilk başlarda belirsizken, İmamoğlu'nun "kardeş belediyeler projesiyle" başlatılan, Anadolu turuna başlamasıyla açıklık kazandı.
Ve İmamoğlu adaylık hırsıyla birlikte 6'lı masanın (Akşener)in; adeta kendisini tura çıkarması gibi meydanlara çıktı.
İlk soluğunu Kastamonu'da aldı.
Kılıçdaroğlu her ne kadar kendisini uyarmaktan "Dilim de tüy bitti" dese de, evladına laf dinletemiyor.
Ekrem İmamoğlu, Kılıçdaroğlu'na inatla, Meral Akşener'e şükranla ben de adayım diyor.
CHP içindeki Kemalciler bu tablo karşısında hem şaşkın hem de öfkelliler.
Akşener tayfası ise bu durumdan çok memnunlar.
Dikkat ettiyseniz İmamoğlu son günlerde yapmış olduğu konuşmaların hiçbirinde Kılıçdaroğlu'ndan bahsetmiyor.
Etiyle-kemiğiyle varsa yoksa kendini anlatıyor:
"Şimdi ben hem İstanbul'umuzun hem de ülkemizin, milletimizin, bütün milletimizin kalbine girmek istiyorum. Bütün partilerin oyunu aldım. Allah'ım diyorum, en mutlu insanım."
Gerçektende öyle.
İmamoğlu mutlu.
Mutluluğu o kadar büyük ki; sadece İstanbul'luların kalbine değil, ülkenin bütünüyle bu mutluluğunu paylaşmak ve onların kalbine girmek istiyor.
Bunlar yaşanırken 6'lı masanın diğer bileşenleri ne yapıyor acaba?
Bu soruyu fazla düşünmeye gerek yok.
Çünkü 6'lı masada her liderin ortak derdi, pastadan en büyük payı kapmak, pazarlık alışverişine kendi ağırığını koymak.
Sadece endişelenen biri varsa o da, Kemal Kılıçdaroğlu.
İmamoğlu'nun bu konuşmasının ardından, Kemal Kılıçdaroğlu hemen Meral Akşener'le görüştü.
Sonra ise parti meclisini topladı.
Hikâyenin sonu yine aynı.
6'lı masa adaylık konusunda yine bir karara varamadı.
Heybet AKDOĞAN
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Popülist siyasetin yeni gözdesi İmamoğlu
- Mali oligarşinin vazgeçilmezi Macron
- Söz Netanyahu'dan açılmışken
- Bosna Hersek'in AB süreci
- İran'ın uranyum zenginleştirme hamlesi
- Rusya ve ABD arasındaki hibrit savaşı
- Suriye'nin Arap Birliği'ne geri dönüşü
- Güney Kore ve ABD arasındaki nükleer ilişkileri
- Çin'e çip ambargosu
- Nükleer silahlar ve istenilen anlaşmalar
- Macroncu rejim ve toplumsal öfke
- O artık milletvekili













