Ne olur kendimize gelelim!
Heybet AKDOĞANMerkez üssü K.Maraş (Pazarcık) olan deprem, 10 ili etkisi altına akarak, 108.812 km karelik alanla: Danimarka, Azerbaycan ve Hollanda gibi ülkelerin yüz ölçümünden daha geniş mesafeleri etkiledi.
Yaşanılan deprem aynı zamanda Suriye'de yıkım ve ölümlere yol açtığı gibi, Lübnan ve Mısır'da da hasarlara yol açacak kadar güçlüydü.
Bu deprem olağanüstü bir depremdi.
132 atom bombasına eşdeğer enerji üretti.
Facia çok büyük, asrın felaketine tanık olduk.
Herkesin yapması gereken, bu büyük afetin yaralarını sarmaya yardımcı olmaktır.
Gün ne siyaset günü ne de rutin hayata devam etme günüdür.
Depremin yaraları sarıldıktan sonra, depremde bunca can kaybı neden oldu, bunca enkaz nasıl oluştu; bu sorular ancak o zaman sorulmalı ve muhatapları kimlerse yargılanmalıdır.
Her zaman dediğimiz gibi, inşallah bu deprem herkese ibret olur.
Lakin bu defa inşallah olur.
Ama ne acı ki depremin ilk saatlerinden itibaren yalan haberler, depremzedelerle dalga geçenler, halkı provokasyona getirmek isteyenler eksik olmadı.
Siyasiler de buna benzer eylemlerde bulundular ve bu acı sahneler henüz devam ediyor.
Sayfalar dolusu dezenformasyon haberleri mevcut:
Deprem bölgesinde arama- kurtarma çalışmaları yapılmıyormuş.
Depremden dolayı Atatürk Barajı'nda çatlaklar oluşmuş.
Gaziantep'te kız öğrenci yurdu yıkılmış ve sadece bir kişi kurtulmuş.
Deprem esnasında nükleer santral patlamış.
Hatay'da baraj patlamış.
Daha bunlar gibi sayfalar dolusu yalanlar almış başını gidiyor.
Bu yalanların inandırıcı olması için muhalif siyasetçiler, gazeteciler ve televizyon kanalları ellerinden geleni yapıyorlar.
Halk olma bilincini, vicdanını ve şahsiyetini yitirmiş vatandaşlar ise cabası.
Ne olur kendimize gelelim!
İçinde bulunduğumuz durum birlik olma günü.
Halk olma günü.
İnsan olma vakti.
Bu deprem dünya tarihinde eşine az rastlanılan bir deprem.
Saniyeler içinde şehirler karanlığa gömüldü.
Binlerce canımız gitti.
Zaman bu felaketten siyasi rant elde zamanı değil.
Daha çok izleyici kitlesi kazanmak için yalan haberler servis ederek reyting artırma zamanı değil.
Bu, basın ve gazetecilik değildir, yalancılıktır.
Birey olarak bu provokasyonlara eşlik etmek ancak aklını yitirmekle izah edilebilir.
Altında kaldığımız bu afet milliyetçiliği, etnik kökenciliği ve politik aidiyeti aşan bir hakikat.
Yaramız kanıyor, acımız çok büyük, her şeyi bir kenara bırakalım.
Merhametli olalım, vicdanlı olalım.
Bir kez daha gördük; ölümün nefesimiz kadar bize yakın olduğunu.
Heybet AKDOĞAN
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Popülist siyasetin yeni gözdesi İmamoğlu
- Mali oligarşinin vazgeçilmezi Macron
- Söz Netanyahu'dan açılmışken
- Bosna Hersek'in AB süreci
- İran'ın uranyum zenginleştirme hamlesi
- Rusya ve ABD arasındaki hibrit savaşı
- Suriye'nin Arap Birliği'ne geri dönüşü
- Güney Kore ve ABD arasındaki nükleer ilişkileri
- Çin'e çip ambargosu
- Nükleer silahlar ve istenilen anlaşmalar
- Macroncu rejim ve toplumsal öfke
- O artık milletvekili













