Heybet AKDOĞAN

Seçimin ikinci turu yaklaşırken

Heybet AKDOĞAN
  22-05-2023 11:40:00


Türkiye'de cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesiyle birlikte, partilerden çok ittifaklar konuşulur oldu.

Siyaset yapma tarzını öncesine göre değiştiren yeni siyasi akılla, her parti tek başına değil, beraber oldukları partileri göz önünde bulundurarak politika yapıyor.

Geçtiğimiz günlerde ittifakların esas alındığı bir seçimin ilk turunu geride bıraktık.

Bu seçimde ittifak partilerinin desteğiyle oy sayısını yükselten Erdoğan ve Kılıçdaroğlu, seçimin ikinci turuna hazırlık için kritik bir dönüm noktasını paylaşıyorlar.

Dikkat çekici olan, AK Parti'nin geçmiş yıllara göre bir muhasebe içerisine girmeden, kendini hiç oy kaybetmemiş gibi galip görmesi.

Seçimin birinci turunda Erdoğan kazandı diye sevinenler, geçmiş oy verilerilerini hatırlarlarsa sevinilecek pek fazla bir ilerlemenin olmadığını göreceklerdir.

Erdoğan birinci turda Kılıçdaroğlu'na karşı önde oldu.

Ama geçmiş yıllara nazaran AK Parti'nin oyları düşüktü.

AK Parti'nin oyları yüzde 42.5 dan yüzde 35.5 e düştü.

Arada yedi puan fark var.

Yıllardır galibiyet kazanan bir parti için bu yılki seçim sonucu bir uyarı niteliğinde.

Bu nedenle AK Parti adına sevinenler aslında Erdoğan'a karşı kötülük yapmış oluyorlar.

Yine de AK Parti'de ve yandaşlarında seçimin birinci turuna yönelik yanıltıcı sevinç devam ediyor.

Bu sevincin nedeni AK Parti'nin birinci turda yüzde 49.5 oy alması ve milletvekili sayısının 312'yi bularak çoğunluğu elde etmesi.

Bugüne kıyasla AK Parti 2019 yerel seçimlerinde de yaşadığı kan kaybının farkında değildi.

Halkın verdiği mesajı anlamamıştı.

İstanbul ve Ankara'da yerel seçimleri kaybetmesinden sonra, az da olsa; ben nerede yanlış yaptım da kaybettim diye bir özeleştiriye kendini tabi tutmamıştı.

Yerel seçimlerde aldanıp da farkına varamadığı aynı yanılsamayı, yüzde 52'nin üzerinde oy almasıyla tekrar yaşamıştı.

Oysa AK Parti yıllardır seçmen kaybediyor.

Bu seçimin birinci turunu ise, ittifaklar kurarak önde götürmüştü.

Erdoğan zaten bu nedenle koalisyon taktiğini denedi.

Buna rağmen hâlâ çoğunluğun yalnızca kendisini tercih ettiğini sanıyor.

Erdoğan sekiz yıl içerisinde yüzde 15 gibi bir oy kaybı yaşadı.

Bunu göz önüne alıp değerlendirdiğimizde, sekiz ay sonra yapılacak yerel seçimlerde, AK Parti'nin kazanma olasılığı zayıf.

Şimdilik Erdoğan iktidarı devam ediyor.

Erdoğan sayesinde MHP'nin yüzde on oranında oy alması, MHP gibi gün geçtikçe itibar kaybeden bir parti için önemli bir oran.

Bahçeli'nin Cumhur İttifakı'na angajmanının doğal bir neticesi olan bu gelişme, MHP'nin ittifak süreciyle sınırlı bir oran.

İlerleyen yıllarda Cumhur İttifakı'nın ebedi olmayacağı kesin olduğu için, MHP için bu oran şimdilik iyi bir tablo.

Fakat MHP'nin, Bahçeli yüzünden her geçen gün kitle kaybetmesi, AK Parti için ilerde Bahçeli ile yol ayrımına girileceğinin işareti.

Seçim her ne kadar ikinci tura kalsa da, hepimizin bildiği bir gerçek var.

O da seçimde oy kullanmamış olan kararsızlar.

Az bir sayı değil.

Birinci turda sandığa gitmeyen 9.5 milyon insan var.

Bu konuya dair yorumların çoğu, devletin ve ülkenin sahibi olduğunu iddia eden Erdoğan olduğu yönünde.

Peki bu kadar yoğun bir nüfusa sahip olan kararsız seçmen, Kemal Kılıçdaroğlu için neden sandığa gitmedi?

Ya da diğer ittifaklar için oy kullanamaz mıydılar?

Seçimlerin can alıcı noktası burası.

Ancak Cumhur İttifakı'nın ve Millet İttifakı'nın bu can alıcı nokta üzerinde yoğunlaştıklarını söyleyemeyiz.

Erdoğan'ın kendinden emin tavrı, Kılıçdaroğlu'nun ise, farkında olmasa bile sertleşen üslûbu, kararsız seçmeni tekrar kararsız bırakıyor.

Bunun neticesi her iki taraf için yine milyonlarca oy kaybı demek.

Seçimin ikinci turunda bütün gözler Erdoğan'dan çok Kılıçdaroğlu'nda.

Kılıçdaroğlu birinci turda yaşadığı hüsranı sadece kendisi yaşamıyor.

Millet İttifakı'na gönül verenler de aynı hüsranı derinden hissediyor.

Zaten Kılıçdaroğlu'nun ikinci tura hazırlanırken stratejisini ve dilini radikal bir biçimde değiştirmesi bu yüzden.

Erdoğan 27 milyon 88 bin oy aldı.

Kılıçdaroğlu ise 24.5 milyon oy aldı.

Millet İttifakı seçmeninde bu oy sayısı güven kaybına neden oluyor.

Kılıçdaroğlu'na oy verenler, 13 bin sandıkta CHP'nin sandık koruma konusundaki yetersizliğini gördü.

Belki birçok Millet İttifakı seçmeni, ikinci tur için sandığa gitmeyebilir.

Sorun sadece bunlarla kalmıyor.

Şayet Erdoğan ikinci turda 50 artı 1'den fazla oy alarak seçimi kazanırsa; Erdoğan, kendisini istemeyen Batı'ya karşı ikinci bir üstünlük elde etmiş olacak.

Zannımca, seçimin ikinci tura kalmasına rağmen Erdoğan'ın hâlâ keyifli olmasının bir nedeni de bu olsa gerek.

Seçimin ikinci turunun sonucunu öğrenmeye çok az günler kaldı.

Endişe, umut ve mücadele devam ediyor.

İttifak üzerine kurulu seçim maratonu 28 Mayıs akşamı halkın yurt içinden ve yurt dışından kararını vermiş insanların oylarıyla sonuçlanacak.

Siyaset yapma tarzı ittifaklar modeliyle her ne kadar yeni bir siyasi bilince evrilse de, seçim sonrası her türlü gelişmenin muhatabı yine seçmenler olacak.

Heybet AKDOĞAN

  Bu yazı 3888 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım