Heybet AKDOĞAN

TOPLUMSAL REALİTE ve DEMOKRASİ

Heybet AKDOĞAN
  17-09-2020 09:08:00

Toplum olarak insanların yönetilmeyi değilde, yönetmeyi sevmesi, toplumun bilincini egemen olma yönünde şekillendiren travmadır. Toplumun egemen yönetimin baskısı altında ezilirken, nasıl bir yönetimi sorgulamaktan ziyade, yönetilmenin vermiş olduğu eziklikle birlikte, direkt yönetmeyi benimsesi, toplmsal bilincin bir düşünce travması yaşadığını izah etmektedir. Dikkat edilirse, modern dünyamızda toplumsal egemenlik dürtüsünün cinsten ayrı bir şekilde, türevi hedef alması, yaşadığımız kaptalist dünyada, toplumların cinsiyet kimliği konusundada artık bir hiçleşmeye doğru yöneldiğini göstermektedir. Feodal toplum bilincinin cinsiyetçi yönetim anlayışının, kapitalist yönetim anlayışıyla birlikte, insanı sadece bir kadavra olarak algılatması, insanın biyolojik yapısını aşarak; doğallığından uzaklaştığını ve gün geçtikçe kendi insancıl

yapısına yabancışlaştığını açıklamaktadır.

  Modern toplumsal sistemde bireyin toplumsal gerçekliğini parçalayarak sadece "ben" kavramı içerisinde kendisini yaratması, bireyin bir yandan yaşadığı yalnızlığı ifade etmekte olup, aynı zamanda toplumsal varlığı içinde farkına varıp, kaçtığı toplumsal bozukluğun realitesini bizlere fark ettirmektedir. Bu nedenle kapitalist dünyada toplumsal parçalanmışlığın bireyleşmiş öznesi olan insanların, yaşam içindeki varlığını, egemen olma yönünde bir davranışla benimsetmeye çalışması insanların, ya bir şeyleri indirgeyecek ya da bir şeylere indirgenecek yarınlarını koşullamaktadır. Yetkinleşmemiş toplumsal bilincin bu yansıması, toplumsal bir ihtiyaç olan demokrasinin doğal oluşumunu zorlayan ciddi bir sorundur. Çünkü olgunlaşmış toplumsal birlinç, varlıksal oluşumunu hiçbir zaman egemenlikte aramaz. Bu yüzden

toplumsal bilinç, kadim tarihten günümüze her zaman özünde gizli bulunan bilge bilincin kendisidir. Fakat kapitalist-emperyalist dünya modelinde, toplumsal hafızanın bu bilgeliğini ortaya çıkaramaması; günümüz çağdaş toplumlarının en büyük arayış serüveni olmaktadır. Gerçek anlamda demokrasinin bugün toplum ufkunda bir düş gibi durması, toplumların yaşamakta olduğu arayış serüvenini bir bakıma henüz tamamlamamış olmasından kaynaklanmaktadır.  Demokrasinin yaşanması konusunda toplumsal adanmışlığın ortak bir amaç bütünlüğü içinde olmaması bu durumu özetlemektedir. Toplumların sınıflı devlet düzeni içinde rekabet koşullarına göre yaşamsal değerlerini inşa etmeleri, toplumların ortak bir demokrasi mücadelesi sergilemediklerini göstermektedir. Bu yüzden toplumlar arası oluşan güvensizlik ortamı, evrensel insan hakları konusunda ve evrensel insan haklarının büyük bir parçası olan demokrasi konusunda, toplumları sömürücü güçler lehine evrimleştiren

post-modern sisteminin güç öğeleri hâline dönüştürmektedir. Haliyle, toplumların nasıl bir yönetim sorgulaması yerine, yönetimin aktörleri olmak istemeleri, varolan toplumsal trajdeiyi tekrar ettiren bir senaryoya çevirmektedir. Ancak özgürlük bilincinin başladığı yerde yaşamsal bir hakikat olmaya başlayan demokrasi, toplumsal mücadelede, yalnızca bilincin ve bilimin ışığında hakikatini toplumsal yaşamda canlı kılabilir. Aksi hâlde demokrasinin, toplum içinde marjinalleşmiş aydın ve elit kesimin bir maskesi olmaktan öteye bir gerçeklik taşıyamayacağı, yaşadığımız uygarlık içinde kendini doğrulayan bir yanılsamasıdır. Nitekim bu gerçekliği, demokrat olduğunu söyleyen birçok (aydın ve elit) kesimin, yalnız koşulların iyi olmasıyla demokrat olduğunu vurgulamaları, aydın ve elit kesimin iktidar gücüne endekslenerek demokrasiyi savunduklarını örneklemektedir. Yakın tarihimizin birçok evresinde yaşanılmış bu hakikat, demokrat görünümlü insanların zamanla baskıcı insan rolüne bürünmesiyle somutluğunu

tanıtlamıştır. Toplumsal bilincin şimdiye kadar alışılagelmiş yönetsel takıntılarından kurtulamaması, toplumsal aklı her konuda bağımsız çözümler üretme noktasında kısıtlamaktadır. Yönetim  konusunda toplumun demokratik çoğulcu yapısını bir kitle kültürüne dönüştüren bu durum, toplumun her zaman iktidar güçlerinin politik bir gücü hâlinde kalmasına neden olmaktadır. Demokrasinin bir yönetim biçimi olmasından önce, demokrasinin bir kavrayış ve örgütlenme bilinci olmaması, demokrasinin içselleşmesini toplumsal hayattan uzaklaştırmaktadır. Sınıflı devletlerde ezilen sınıfın, ezen sınıf tarafından hor görülmesiyle demokrasinin soyutlaşması, yurttaş statüsü içinde yaşayan toplumları, devlet nezdinde anti-demokratik koşullara sürükleyen sürü toplumuna dönüştürmektedir. Bu nedenle yığınlaşan toplumların demokrasiye olan talebinin sadece duygusal boyutta kalması, toplumları demokratik haklar konusunda irrasyonel yönelimlere yönlendirerek, toplumu siyaset ve demokrasi

konusundan edilgin konuma düşürmektedir.

  Kapitalizmin emperyalizme doğru ilerlemesiyle dayatmacı ve faşist yönetimlere maruz kalan toplumların, yaşadıkları anti- demokratik yönetim biçiminden dolayı haksızlıklar yaşaması, toplumların gün geçtikçe insanlık onurunu zedeleyen ağır bir acıya dönüşmektedir. Parlamenter yönetim sistemleri içinde bile demokratik özgürlüğünü yaşayamayan toplumlar, iktidar güçlerinin demagojik vaatleriyle aşağılanmışlık psikolojisini ciddi anlamda yaşayan pasif yığınlar olmaktadırlar. Toplumsal yeteneklerin gelişimini sömüren bu durum, toplumların söz hakkını engelleyen yasaların yenilenmesine neden olmaktadır. Modern ve demokratik olarak tabir edilen yüzyılımızda, toplumların devlet ve iktidar güçlerince depolitizasyona tabi tutulmaları, toplumsal gücü zayıflatmakta olup, bireylerin, varlığını borçlu oldukları toplumlara karşı demokrasi konusunda  birer zorba sıfatını kazanmalarına yol açmaktadır. Bu yüzden, devlet, toplum ve

demokrasi üçgeninde, devletin, toplumun ve bireyin demokrasiye olan bakış açısı, iktidar gücüne koşullanarak içeriğini geliştirmektedir. Böylelikle demokrasi ve toplum arasındaki gelişim, kendi ağını kendi alanı etrafında ören sınırlamaları genişletmektedir.

(Heybet Akdoğan)

  Bu yazı 4542 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım