Hüseyin Avni DEDEKARGINOĞLU

PİSAGOR'UN FELSEFİ GÖRÜŞLERİ -10-

Hüseyin Avni DEDEKARGINOĞLU
  16-10-2023 17:17:00

Değerli yoldaşlarım;

Antik Yunan 6.yüzyılda, doğa felsefesinin kökenlerinin atıldığı yer olarak bilinmektedir.

Mısır ve Mezopotamya gibi uygarlıklarda evrenin işleyiş düzeni doğaüstü güçlerle yani mitoloji ile açıklanmaya çalışılmaktaydı.

Presokratikler yani Sokrates öncesi dönemin filozofları ise doğaüstü güçlerle ilgilenmeyerek evrenin düzeninin işleyişini neden ve sonuç ilişkisi üzerinde gözlem ve deneye dayanarak açıklamaya girişmişlerdir.

Bu anlamda Sokrates öncesi düşünürlerin temel problemi evreni oluşturan değişenin altında değişmeyen temel madde olan arkhe idi. Miletoslu filozofların başlattığı yoldan giden Pisagor için de arkhe çok önemliydi. Samoslular arasında küçük yaşlarından itibaren etkileyici görünümünden dolayı "Uzun Saçlı Samoslu" olarak ünlenen Pisagor'un sayılar etrafında biçimlediği ve kendisinden sonra gelen takipçilerinin geliştirdiği bu öğreti, hiç şüphesiz Mısırlılardan öğrendiği geometriye, Keldanilerden öğrendiği astronomiye ve Fenikelilerden öğrendiği aritmetiği dayanıyordu. Bu bilgileri almak için on sekiz yaşındayken Samos adasından ayrılan Pisagor, önce Thales'in yanına Miletos'a, oradan Mısır'a, oradan da Babil'e gitmiş ve öğrenmeye değer ne varsa öğrenmeye çalışmıştı.

Pisagor'un sayılar öğretisinin yanı sıra en önemli öğretilerinden biri de "ruhgöçüyle" ilgili öğretisiydi.

PİSAGOR'UN RUHGÖÇÜ ÖĞRETİSİ

Pisagor'un "Ruhgöçü" anlayışının temeli ruhun bedenden veya maddeden ayrı bir şey olduğuna dayanır. Buna göre beden ölümlü olduğu halde ruh ölümsüz olup, insanın özünü oluşturan ve mutlu olmasını sağlayan ruhtur.

Pisagor'a göre ruh, bu dünyada işlemiş olduğu kötülüklerin veya yapmış olduğu iyiliklerin sonucu olarak insanın ölümünden sonra değerce daha aşağı veya daha yukarı varlıkların bedenlerine göç eder. Böylece insan sürekli olarak yeniden hayat bularak yaşamaya devam eder. Ancak insanın çok dürüst, çok erdemli bir hayat sürmesi sonucunda ruhun saf haline yani tanrısal özüne dönüşerek ait olduğu yere, tanrısal alana dönmesi mümkün olur.

Burada sadece ruhun bedenden farklı ve ondan bağımsız bir varlık olduğu, onun ölümüyle yok olmadığı fikri değil aynı zamanda ruhun bedenden üstün olduğu ve tanrısal bir dünyaya ait olduğu, çünkü asıl vatanının orası olduğu, bu dünyada ise ruhun zindanda yaşayan bir mahkumdan farklı olmadığı mesajı verilmek istenmektedir. Esas olan bu dünya için değil ölümsüz olan diğer dünya için yaşamak anlayışının kökeni felsefi olarak Pisagor ile atılır.

PİSAGOR VE EVRENİN TEMEL MADDESİ(ARKHE)

Pisagor, evrenin temel maddesi yani arkhesi olarak diğer Miletli filozoflardan farklı olarak sayıları almaktadır. Pisagor ve takipçilerine göre, evrende var olan herşey sonsuz ve değişmez olan sayılardan oluşmuşlar ve sayılara geri döneceklerdir. Pisagor'a göre sayılar olmadan evreni anlamak ya da açıklamak olanaksızdır. Pisagor ve takipçileri için için her sayının bir anlamı vardır. En değerli sayı ise "10" dur. Çünkü ilk dört sayı olan 1,2,3,4 'ün toplamı 10 sayısına eşittir.

Yeminlerini on sayısının üzerine eden Pisagor'a göre evlilik 3 sayısı ile ifade edilir, çünkü evlilikte üç farklı unsur yani baba, anne ve çocuklar vardır. 4 veya 9 ise adaleti temsil etmektedir. Bunun nedeni olarak 4'ün ilk çift sayının, 9'un ise ilk tek sayının kendi kendisiyle çarpılması sonucu ortaya çıkan sayılar olması adalette bulunan karşılıklılık ilkesini ifade etmekteydi. "1" sayısı bir sayı olarak kabul edilmemekte, birim veya ilke olarak kabul edildiği için ilk tek sayı olarak 3 kabul ediliyordu. Miletli doğa filozofları Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes evreni ve evrende meydana gelen olayları doğada yapmış olduğu gözlemlere dayanarak açıklamaya çalışıp doğa üstü güçlerin yerine, felsefelerini materyalist bir temele oturtmaya çalışırken, Pisagor ve takipçileri ile felsefe yeniden dinsel ve ahlaksal bir kimliğe bürünerek bambaşka bir yola girecektir.

Yunan felsefesi Pisagor ile yeniden dinin hizmetine girecek ve felsefe okulu olmaktan çok dinsel bir tarikat hüviyetine bürünerek bilimsel gelişmeye en büyük kötülüğü yapacaktır. Egemen sınıfların sömürü düzenlerini sürdürmelerine ve dinin egemen sınıfların en güçlü silahlarından biri haline gelmesinde büyük katkı yapan Pisagor ve Pisagorcuların etkisi artarak kendisini göstermeye devam edecektir.

 

  Bu yazı 4140 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım