Hüseyin Avni DEDEKARGINOĞLU

ANAKSİMENES VE FELSEFESİ -8-

Hüseyin Avni DEDEKARGINOĞLU
  10-10-2023 10:22:00

Değerli yoldaşlarım;

Milet okuluna mensup filozofların sonuncusu olan ANAKSİMENES M.Ö 585-528 yılları arasında yaşamıştır. Anaksimandros gibi onun da "Doğa Üzerine" isimli bir eseri vardır. İlk defa sabit yıldızlarla gezegenler arasında ayrım yapan Yunan filozofu Anaksimenes'tir. Öte yandan, Ay ve Güneş tutulmaları hakkında doğru bir açıklama yapan Anaksimenes, Güneş ve Ay ile diğer yıldızlar arasında bir ayrım yapmaktadır. Ona göre, Güneş, bizzat kendisi ışığa sahip olan bir cisimdir, ama, Ay ve diğerleri sadece Güneş'in ışığını yansıtırlar. O halde Ay'ın Güneş'le Yer arasına girerek Güneş'in ışıklarının yeryüzüne gelmesine engel olması güneş tutulması, Dünya'nın Güneş ile Ay arasına girerek Ay'ın yansıyan ışıklarına engel olması da ay tutulmasıdır.

ANAKSİMENES'E GÖRE ARKHE

Millet okulu'na mensup bütün düşünürler değişenin altında değişmeyen bir ana madde yani arkhe aramışlar ve bu ana maddenin evrende bulunan her şeyi meydana getirdiğini kabul etmişlerdir.

Anaksimenes'e göre değişenin altında değişmeyen olan ana madde (Arkhe) hava'ydı. Anaksimenes şimdi varolan, geçmişte varolmuş olan ve gelecekte varolacak olan her şeyin, tanrıların ve tanrısal şeylerin havadan doğmuş olduklarını söylemekteydi.

Nasıl hava olan ruhumuz bizi tutmaktaysa, soluk ve havanın da bütün dünyayı çevrelediğini söyleyen Anaksimenes'e göre havanın şekliyse şudur:

"Hava kendisine en eşit olduğu zaman, gözümüz tarafından görülemez. Ancak sıcak ve soğuk, nem ve hareket onu görünür kılarlar.

O her zaman hareketlidir, çünkü eğer hareketli olmasaydı, değişip diğer varlıkları meydana getiremezdi. O seyrekleşmek ve yoğunlaşmak yoluyla başka maddeleri meydana getirir. Seyrekleştiği zaman ateş, yoğunlaştığı zaman rüzgara dönüşür. Bulutlar da tokaçlama yoluyla havadan meydana gelirler, onlarda yoğunlaşınca su olurlar. Su, yoğunlaşmaya devam edince toprak olur ve mümkün olan en büyük ölçüde yoğunlaştığında da taş olur."

Ona göre hava sonsuza değin canlılığını koruduğu için tanrısallığın yani yaşamsal gücün tüm özelliklerine sahiptir, dolayısıyla varolan her şeyin nedenidir.

Kısacası Anaksimenes'e göre hava tanrısaldır ve tanrılar da dahil olmak üzere her şey ondan meydana gelmiştir.

Ayrıca yine Anaksimenes'e göre bizim ruhumuzda havadan oluşmuştur ve bedenimizin bir arada durmasına, dağılmamasına sebep olur. Anaksimenes böylece insan bedenini dolduran havayı insanın ruhuyla bir tutmuş oluyordu.

Ayrıca doğada tüm canlıların ruhu olduğunu belirterek canlı ve cansız kavramını da ilk kez dile getiren yine Anaksimenes olmuştur.

Anaksimenes'le birlikte Milet Okulu ortadan kalkacaktır. Bunun en önemli nedeni ise M.Ö 494 yılında Milet şehrinin Persler tarafından yakılıp, yıkılması olmuştur. Felsefe bundan sonra varlığını başka yerlerde, özellikle Büyük Yunanistan diye adlandırılan Güney İtalya ve Sicilya'da sürdürmeye devam edecektir.

ANAKSİMENES'İN GÖNDERDİĞİ MEKTUPLAR:

Anaksimenes'ten günümüze kadar ulaşmış olan Pythagoras'a yazdığı iki mektup vardır. Gereksiz süslemelerden kaçınarak basit bir dille yazdığı bu mektupların birincisinde Thales'e duyduğu hayranlığı ve saygıyı ifade eder ve şunları yazar:

Anaksimenes'ten Pythagoras'a; "Eksamyas'ın oğlu Thales yaşlılığında mutsuz öldü. Geceleyin her zamanki gibi hizmetçi kızla birlikte avludan çıkmış yıldızları gözlüyordu ve gözlerken nerede olduğunu unutmuştu, uçurumun kenarına gelip aşağı düştü. Miletoslular gökbilimcilerini böyle bir ölümle yitirdiler. Onun öğrencisi olan bizler, bizim çocuklarımız ve kendi öğrencilerimiz onu hep hatırlıyor ve sözlerini benimsiyoruz. Her konuşmamızın başı Thales'e adansın."

İkinci mektup ise Anaksimenes'in özgürlük tutkusunu belirtiyor. Anaksimenes'ten Pythagoras'a "Samos'tan Kroton'a taşınmakla aramızda en akıllıca davranan sen oldun ve orada huzur içinde yaşıyorsun. Aiakos'un çocukları inanılmaz kötülükler yapıyor ve tiran yöneticiler Miletosluların yakasını bırakmıyorlar. Vergi vermeye yanaşmadığımız zaman, Medlerin kralı da bize korkunç yüzünü gösteriyor. Ama İyonlar herkesin özgürlüğü uğruna Medlerle savaşmaya hazır, ne var ki savaşırsak, hiçbir kurtuluş umudumuz olmayacak.

Bu durumda nasıl olur da Anaksimenes ölüm ya da kölelik tehlikesiyle burun buruna yaşarken, gönlünden hâlâ gökbilimci olmayı geçirebilir? Sen kendini Krotunlulara sevdirdin, öteki İtaliotlar da seni sevdiler. Sicilya'dan da öğrencilerin geliyor."

Bundan 2600 yıl önce de o günün emperyalist güçleri ve onların yerli işbirlikçileri olan tiranlar halkları soymak ve zülüm altında tutmak için her türlü baskıyı uyguluyorlar, bilim insanlarını, aydınları ise ölüm veya kölelik ile tehdit ederek onların ışığını yaymalarına engel oluyorlarmış.

 

  Bu yazı 4253 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım