Kazım BALABAN

ALEVİ İSLAM KURUMU ALEVİLİĞİN NERESİNDE ?

Kazım BALABAN
  03-05-2020 08:07:00

Avusturya’da Aleviliğin kabul edilmesi için ilgili makama verilen Alevilik tanımında şu cümleler yer alıyor.


‘’....Alevilik inancı, hayatın amacını insanın ham Ervahlıktan çıkarak insan-ı kâmil olup özüne dönmek olarak tanımlar. Bunun için de; ‘Mürşid’, ‘Pîr’ ve ‘Rehber’ huzurunda ikrar verilerek ‘4 Kapı 40 Makam’ aşamasından geçilir....’’

Alevilik 2010 sonlarında Avusturya’da resmi olarak tanındı. Bu tanım Avusturya Alevi İslam (AAİK) resmi sitesinde de yer alıyor.


http://www.aleviten.at/tr/?page_id=1490
Bu durumda AAİK Kurumunun bu tanıma bağlı kalması gerek. Tanım içinde ‘’.... hayatın amacını.... ‘’ diye bir deyim geçiyor. Demek ki AMAÇ insanın ham ervahlıktan çıkarak İnsan-i Kamil olması, ve bunun için de 4 kapı 40 Makamına ulaşılması ve bu yolda Mürşit Rehber ve Pir huzurunda İkrar verilmesi gerekiyor.

Peki kişi İnsan-i Kamil olunca ne oluyor?

Hiç kuşkusuz bilge oluyor. Kendisi ile barışık oluyor.
Aydınlatıcı oluyor. Sözü dinlenilir ve sözüne uyulan oluyor.
Etrafını aydınlatıyor. Huzurlu oluyor. Mutlu oluyor ve mutluluk dağıtıyor.

Ayrıca doğa ve üzerinde var olan her nesneye sevecen bakıyor. Hayvan haklarına saygı duyuyor. Sadece insana karşı değil aynı zamanda tabiata, çiçeğe, böceğe, kurda, kuşa karşı barışçıl oluyor.
Kanaatkâr ve cömert oluyor. Üretken oluyor. Cemalinden yansıyan Nur oluyor. Ağzından dökülen bal oluyor. Elini tutan huzur buluyor. Etrafına neşe, huzur ve güven veriyor.
Madem inanç tanımının Amaç bölümü böyle yazılı o halde bunları biraz sorgulayalım.

Aleviliğin Avusturya’da kabul edilişinin üzerinden 10 yıl geçti.
Bakalım bunca zaman içinde AAİK bu amaç için neler yapmış?
Bu amaçların yer bulması için hangi girişimlerde bulunmuş?
Bu konuda ne kadar mesafe almış? ..
Tane tane irdeleyelim.
Bilindiği gibi resmi tanımda olduğu gibi Alevilikte Mürşit (Aydınlatıcı), Rehber (Yol Gösterici) ve Pir (Bilge) vardır.
Bunların tümüne kısaca Dede denir. Her Alevi ailenin Dedeleri ayrıdır. Aile büyükleri Yüzlerce yıl önce İkrar vererek bu Dedelere (Ocak) İkrar (Karşılıklı kutsal bağlılık sözü) vermiş ve bu hiç aksamadan yakın tarihe kadar devam etmiştir.

Önce İnanç Kurulundan başlayalım.
Orada görev alanların hepsi Seyyid. Neden kurum adı Ocak zadeleri akla getiren Dedeleri değil de sanki karma imiş gibi İnanç Kurulu konmuş?
Bu bir mahcubiyet mutabakatı mı yoksa bazı gerçekleri gölgeleme taktiği mi?
Dedeler neden Evlâdı Resul olma özelliklerini öne almaktan kaçınıyorlar ki?

Başka bir konu:
Tanımın amaç bölümünde Alevilik için ‘’... Mürşit Rebper ve Pir huzurunda İkrar verilmesi....’’ deyimi geçiyor.
Bu Kurumun Mürşit, Rehber ve Pir’leri kim?
Hangi Ocaklardan?
Kurumda görev almak ve böyle bir sıfat kullanmak için kimden Destur aldılar.
Bu Kurumun İnanç Kurulu Başkanı nedir?
Mürşit mi, Rehber mi, Pir mi?

Alevilerde bazı Ocaklar Mürşit ocaklarıdır. El ele, El Hakka İkrarında bazı ocaklara Mürşitlik görevi, bazılarına da Rehberlik görevi verilmiş. Ve yüzyıllardır böyle devam ediyor.
Kurumun başında olanlar Mürşit ocağından mı? Bu konuda diğer Ocaklarla herhangi bir istişare yapıldı mı? Yoksa bu kadar önemli bir kararı sadece 8- 10 Dede mi belirledi?

İnanç Önderi olan Dede kimden Destur aldı?
Kendi talipleri için muhakkak ki atasından ve Mürşidinden Destur almıştır. Ben Diğer Ocaklarınla bağını sorguluyorum.

Bir önceki İnanç Kurulu Başkanı Rehber Ocağından değerli Dostum Sayın Taner Yeşilbaş Dede idi. Bu zorlu görevi birkaç sene yaptı. Rehber Ocağından bir Seyyidin Kurum başkanı olması yola uygun mu?
Dede bu hizmeti yaparken kendi Ocak Talipleri mi yoksa Kurum Alevileri mi öncelikli oluyorlar?
Kurum Üyesi Alevi, İnanç Kurulu Başkanının Talibi sayılabilir mi?

Bilindiği gibi Alevilikte Yüzyıllar önce Dede ve Talip Rızalık esasına göre birbirlerine İkrar (Kutsal sözleşme) vermişlerdir.
Örneğin herhangi bir Alevinin 300 – 400 sene önceki büyük dedesi bir Ocakzade ile bir birlerine İkrar vermiş ve bu aksamadan nesiller boyu babadan oğula geçmiştir.
Yani nesilden nesille devir edilen bu İkrar hem Dede, hem de Talip için geçerli olmuştur.
İstisnalar dışında Dede ömrü boyunca Dede, Talip de ömrü boyunca Talip kalmışlardır.

Siz hiç 3 sene için Rehber, 5 sene için Mürşit veya 6 aylık Pir duydunuz mu?
Böyle bir şey var mı?
İnanç Kurulunda olan Dedeler o görevden ayrılınca Pir veya Mürşitlikleri devam ediyor mu? Yoksa aynı anda farklı Ocak Dedeleri de Mürşit olabiliyorlar mı?
Eğer bir Dede Kurum hizmetinden ayrılmış ise onun konumu ne oluyor?

Kurum hiç makam Hizmeti veriyor mu?
Verdi ise ne zaman, nasıl, hangi erkâna göre?
Ve kimlere, neye göre?
Belirleyici unsur nedir?

Madem tanımda; ‘’......Mürşid’, ‘Pîr’ ve ‘Rehber’ huzurunda ikrar verilerek ‘4 Kapı 4o Makam’ aşamasından geçilir....’’ deyimi geçiyor o zaman sormak gerekir.
Resmi olarak tanınan bir Alevi Kurumu olarak 10 sene içinde kaç kişiyi Ham Ervahlıktan kurtarıp İnsani Kamil yaptı?
Bu kurumun Dedeleri hangi kapıdalar?
Tarikat, Marifet kapılarında olanlar var mı?
Varsa Makamları kim belirliyor? Neye göre belirliyor?
Bu konuda kurum içinde 4 Kapı 40 Makam konusunda hiç öğreti de bulunuldu mu?
Eğer herhangi bir kişi Şeriat Kapısından kurtarılıp Tarikat Makamına çekilmiş ise bu Kapıların denetimini kim, nasıl yaptı?

Hiç Görgü Cemi yapıldı mı?
Görgü Cemi yapan / yapacak Dedeler hangi kapıda?
Alevilikte Dedeler suç işlediğinde o Dede Düşkünler Ocağı Hıdır Abdal’a havale ediliyordu.
Kurum Dedeleri içinde kusurlu olanlar nereye havale ediliyor? Havale edilen yer neye göre belirlendi?
Bunları belirleyen kişilerin kendileri hangi kapıda?

EDEB kelimesi temel öğreti olarak veriliyor mu?
Yönetici / Dede ilişkisi neye göre belirleniyor? Temel öğreti nedir?
Hangi Erkânnameye uyuluyor?
Uyulan Erkânname Aleviler tarafından ne zamandır uygulanıyor?
Kurumda olmayan Ocakzadeler nedir? Dedelik yapabilirler mi? Ocaklarla ilişki ne durumda?
Bağlı bulunan bir Serçeşme var mı?
....
Değerli Dostlar.
Bu soruların tümü Erkân sorularıdır.
Başka bir deyimle tanımda sözü edilen İkrar sorularıdır.
Bu konuda sorulacak ve yanıt bekleyen o kadar çok soru var ki belki birkaç klasör bile doldurur.
Hepsi Yol, Erkân, 4 Kapı ve 40 Makamlar ilgili.
Ve bu deyimler resmi olarak tanınan Avusturya Alevi İslam Kurumunun kendi görüşleri.

O zaman soruyoruz.
Bu kurum yukarıda açıklanan tanımın (Aleviliğin) neresinde?
Bu konuda ne kadar mesafe aldı?
Hangi girişimlerde bulundu?
Kaç tane Alevi irşat edilerek huzura erdirildi?
Alevilerin kendi inançlarını öğrenme, uygulama ve bununla huzura erme oranı nedir?
Lütf edip bizleri aydınlatırlarsa memnun kalırız.


-Kazim Balaban / Viyana-


Muhabbetlerimle

  Bu yazı 4483 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım