Kazım BALABAN

ALEVİ İSLAM KURUMU BAŞKANLARI İSTİFA ETMELİDİR.

Kazım BALABAN
  12-06-2020 12:41:00

Avusturya Alevi İslam Kurumu Başkanları Yüksel Bilgin ve Hasan Ayık Dedeler istifa etmelidir. Kendilerini daha fazla yıpratmadan ve Aleviliğer daha fazla zarar vermeden. Hem de hiç zaman kaybetmeden. Derhal.

Bilindiği gibi Avusturya’da Aleviliğin resmi olarak tanınması için 2009’da başvuru yapılmıştı.

AABF'ye bağlı Viyana Alevi Kültür Birliği (VAKB) resmi başvuruda bulunmuş ve ertesi sene sonunda kabul edilmişti.

Resmi başvuruda şu tanım vardı:

‘‘Hacı Bektaş Veli Dergahı Alevi-Bektaşi inancının ana kaynağıdır (Serçeşme)....''

……..

Bu metinde açıkça görüldüğü gibi Serçeşme /Hacıbektaş Pir evi, Alevi inancının ana kaynağı olarak gösteriliyor.

Peki ne zamana kadar?

Alevilik resmi olarak tanınana kadar.

Alevilik resmi olarak kabul edildikten sonra ise maalesef verilen söze (İkrar) uyulmayarak Bektaşilik kabul edilmedi. VAKB içinde bir kısmı dışardan davet edilenler de dahil bazı Dedeler tarafından Bektaşilik adeta sapkın bir inanç olarak görüldü.

Çok ibretlik bir durum.

Yüzyıllardır Emevi, Abbasi, Memluk, Selçuklu, Osmanlı ve çeşitli rejimler tarafından katl edilen Aleviler, bunlardan yakınırken kendi yol kardeşlerini artık tanımıyorlardı.

Üstelik beşvuru metninde Alevilerin Serçeşmeye bağlı olduğu yazıldığı halde.

Yıllardır, Alevilik İslam dışıdır diyenlere karşı mücadele veren kardeşlerimiz artık kendi Serçeşmelerini tanımıyorlardı.

Bir kısmı ise;

‘‘Serçeşme de nereden çıktı? Yolu sadece Seyyitler sürdürür. Biz böyle bir şey bilmiyoruz‘‘ demeye başladılar.

Ortada tarihi gerçek var. İsteyen kaynak bulur.

Buyrun size bir kaynak.

Hünkar Hacı Bektaş Veli, Lokman Perende’den destur alarak U-rum diyarını irşat etmek üzere güvercin donuna girip Karahöyük’te bir taşın üstüne konar. Erenler o sırada Karacaahmet’te bir araya gelmişlerdir.

''O kimdir ki destur almadan U-rum diyarına gelmiştir'' diye Karacaahmet Sultan’ın evladı Hacı Tuğrul’u güvericini yakalamak üzere Karahöyük’e gönderirler.

Şahin kılığına giren Hacı Tuğrul tam güvercini avlamak üzere iken Hünkar aniden tekrar insan haline dönerek Şahin’i boğazından yakalar. Canı yanan Hacı Tuğrul;

‘'Er, Ere böyle mi yapar?‘‘ diye serzenişte bulunur.

Bunun üzerine Hünkar,

‘‘Eğer güvercinden daha mazlum bir yaratık bilse idim onun donunda gelirdim‘‘ der.

Hünkar dönüp, Hacı Tuğrul’a, ‘‘Mürşid’ini bilir misin?‘‘ diye sorar.

O da;

‘‘Cemalini görmedim ama avucu içinde yeşil bir ben var‘‘ der.

Hünkar bunun üzerine avucunu açıp içindeki yeşil beni gösterir;

Bunun üzerine Hacı Tuğrul, Mürşid’inin Hz. Hünkâr olduğunu anlayıp secdeye gelir.

Ve döner durumu Karacaahmet’te toplanan Erenlere aktarır. Bunun üzerine cümlesi Hz. Pir’e tabi olurlar.

İşte Hz. Pir’i Serçeşme olarak kabul etme oradan başlar. Muhakkak ki Hz. Pir gelmeden önce U-rum diyarı ve başka yerlerde başta Seyyidler olmak üzere Hz. Ali ve Ehli Beyt’i Hakk bilen pek çok Ocak ve kişi vardı. Ancak özellikle Moğol saldırıları sonrası perişan hale getirilen Anadolu'da muazzam bir sistem kurarak bunu 3 kıtaya yayan hiç kuşkusuz Hacı Bektaş Veli’dir.

Dolayısı ile Alevilerin Serçeşmesi, kayıtsız şartsız Hacı Bektaş Veli Dergâhıdır. Ve onun izinden giden YOL EHLİ’dir.

Kişi buna rağmen burayı Serçeşme olrak görmeyebilir.

Buna inanmaya bilir. Buna itirazımız yok.

Yol /inanç/ Erkân hiç kuşkusuz ki inananlara aittir ve sadece onları bağlar.

Ama siz kendi başvurunuzda bunu yazmış ve deklare etmiş iseniz ve sonra buna uymayıp gereğini yapmıyorsanız o zaman siz İkrar’ınızdan caymışsınız demektir.

Ancak bazı Yönetici ve Dedelerimiz böyle bakmıyorlar.

Kendi yanlışlarını görmeyip Alevi olanların Bektaşiliğe girmesini ‘‘Düşkünlük‘‘ olarak görüyorlar. Onlara göre bir Alevi ayrca Bektaşi olursa o kişi Pir, Mürşit ve Rehber‘ini red etmeştir ve –açıkça söylemeseler de- artık Alevi de değil bir Düşkündür.

Bu fakirin defalarca söylemesine rağmen bu yanlış konuşmaları giderrmek için bir Panel verelim talebi kabul dahi edilmemiştir.

İşte çelişki tam da burada başlıyor.

Halbuki Alevi kişi Bektaşiliğe girdiğinde Alevilik ile ilgili bağlarının hiç birini koparmıyor. Tam tersine kendilerinin de başvuru metninde yazdığı 4 Kapı 40 Makam tanımında Şeriat kapısından Tarikat Kapısına yükseliştir.

Peki buna neden itiraz ediyorlar?

Bu sadece –Bilgisizlik- olarak açıklanabilir mi?

Hayır.

Bunun arkasından sadece kendilerinin Yol Erkan süren Ocak ve kişiler olduğu saplantısıdır. Kendi Ocaklarını öne çıkarma ‘’Benlik’’idir. Turabi olmanın reddidir.

Tarıkı Müstakim’de (Dos doğru yol) bir kural vardır.

Yol’dan taviz verilmez. Yolun kuralları korunur.

Ama bu kardeşlerimiz yola uymak yerine Yolu, kendilerine uydurmaya kalktıklarından yanlış üzerine yanlış yapmayı artık alışkanlık haline getirdiler.

Fakirin bildiği / inandığı şudur.

Eğer ilk temel taşını eğri koyarsanız, üzerinde yükselecek olan duvar eğri olur. Ve bir sure sonra da o duvarı yıkar.

İşte bu eğrilik aradan bir kaç yıl geçtikten sonra onlara şunu yaptırdı.

‘’Artık başka inanç gurupları da Alevi olarak kabul edilmiştir. Bunlar Afganistan, Pakistan, kısmen Hindistan bölgesinde olan 7 İmama inanan İsmaililer, Yemen, Bahreyn, BAE gibi ülkelerde yaşayan ve 4 İmama inanan Zeydiler, pek çok ülkede yaşayan Caferi Şiiler de artık Alevi Kabul edilmiş ve İnanç Kurulunda yer verilmek üzere İnanç Tüzüğüne eklenmiştir. Ve bu Avusturya Devletine de verilmiştir. (Tabii bu toplumla paylaşılmadan yapıldı)

Bu arada lütf edip Bektaşileri de tekrar Alevi Kabul etmişler.

Ancak Avusturya’da çok aramalarına ragmen hiç bir Bektaşi bulamadıkları için onlara ayrılan yeri boş tutmaktalar.

Gerçek hiç de öyle değil.

İkrar, bir insanın söz ile verdiği kararı kalbi ile de tasdik etmesi anlamına gelir. Fakat bu kardeşlerimiz gerçekte buna inanmadıkları için verdikleri İkrar sözü havada kaldığından, hem Alevi hem Bektaşi olanı düşkün görmektedirler.

AAİK başkanı Hasan Ayık Dede fakiri kast ederek facebookta (19.5.2020) şöyle diyor.

‘’Ben buradan akıl mantık araştıran sayın Balaban’a …………Sayın Balaban bir talip olarak Pir, Rehber ve Mürşidini terk edip Bektaşi dervişi olmak Alevi inancın hangi mantığında vardır’’.

Hasan Ayık’ın yazdığı hem doğru değil, hem de verdikleri İkrar ile çelişiyor.

Gerçek olan ise şudur.

Bir Alevi, Bektaşi olduğu zaman Pir, Mürşit ve Rehberini terk etmez. Yani Alevi ikrarından caymaz. Her şeye ragmen buna EDEB’imiz el vermediği için en hafif deyimle – bu doğru değl- diyelim.

Sayın Hasan Ayık 19.5.2020’de Sevgi TV’de şöyle dedi.

‘‘…..Burada hiç bir Bektaşi olmadığı için onlara İnanç kurulunda yer ayırdık. Ama kimse olmadığı için yeri şimdi boş. …. Burada Bektaşiliğe soyunan bir canımız vardı...‘‘

Yayında bulunan Yüsel Bilgin Dedenin bu konuda sessiz kalması ise çok düşündürücü.

Sormak icap ediyor.

Ne demek‚‘‘Bektaşiliğe soyunmak?‘‘

Bir Alevinin Bektaşi olmasını kabul etmiyorlar. Halbuki İkrar verdikleri Kultusamt dosyası ortada duruyor.

Şimdi biri kalkıp aynı mantık ile bu kardeşlerimize‚ ‘‘Dedeliğe soyunuyorlar‘‘ dese ne cevap verecekler?

İşin en garip tarafı da Sevgi TV’de yaptıkları bu konuşmadan dolayı söz hakkı istedim ve Sevgi TV’ye yazılı olarak bildirdim. Tabii her zaman olduğu gibi gene yanıt gelmedi.

Bu arkadaşlarımız geçmişte şundan yakınıyorlardı.

‘‘AABF, YOL TV’de alehimizde yapılan yayınlara karşı cevap hakkı istediğimiz halde bize cevap hakkı tanımadı‘‘

Doğrudur. AABF’de VAKB alehinde ve kişiler üzerinde yapılan yıpratıcı yayınlara gerçekten cevap hakkı tanınmadı.

Peki kendileri ne yapıyorlar?

Görülüyor ki aynı mantık onlarda da var. Üstelik Hakk Muhammed Ali sözlerini ağızlarıdan eksik etmeyerek.

Beyler.

Hakk Muhammed Ali sözü maalesef ağzınıza hiç yakışmıyor.

Ve söylemlerinize uymuyor.

Her şey bir yana hani siz 4 Kitabı Hakk görüyordunuz?

72 Millete aynı nazarla bakıyordunuz.

4 Kapı, 40 Makama böyle mi inanıyorsunuz?

Kultusamta verdiğiniz ‘’.... Hacı Bektaş Veli Dergahı Alevi-Bektaşi inancının ana kaynağıdır’’ sözüne bağlı kalmayarak mı?

Kendinizi ne hale düşürdüğünüzün farkında mısınız?

....

Fakir bu söylemden hareketle 2.6.2020’de yazıda şöyle yazdı.

‘’İnsan inançla ilgili iddialı söz öncesi biraz bilgi sahibi olur.

Örneğin büyük Evliya Başköylü Hasan Efendi acaba bazı ocaklar hakkında neler söylemiş? Merak ediyorsa kaynak kitap -Fakir de var- kendisine önerebilirim. Okusun bakalım ne, ne imiş?’’

Bu konuda Yüksel Bilgin Dede ile yaptığım telefon görüşmesinde bu sözün ne anlama geldiğini, Başköylü Hasan Efendinin bazı Ocaklar hakkında neler söylediğini –ısrarı üzerine- söyledim.

Yüksel Bilgin Dede hemen İstanbul'da Babamansur Ocağından Süleyman Metin Dedeyi arayıp benimle olan konuşmasını aktarıyor.

Yakın tanıyanlar bilirler. Bu fakir eğer bir şey söylüyorsa bu noktası ve virgülüne kadar doğrudur. Yarın mahçup olacağı yanlış hiç bir sözü yazmaz ve söylemez.

Süleyman Metin Dede, Başköylü Hasan Efendiyi görmemiştir. Sohbetinde bulunmamıştır. Ve dolayısı ile de yakından tanımaz. Bu konuda eğer bir şey söylenecek ise onu yakından tanıyan, görme şansına sahip olan, akrabalık bağı da bulunan ve 2002’de onunla ilgili broşür çıkaran bu fakirdir.

Yüksel Bilgin Dede İstanbul'da Süleyman Dedeye sordu. Peki fakirin söylediği ve yazdığında bir yanlış var mı? Eğer bir tereddütü varsa kaynak kitabı fakirden isteyemez mi idi.

Alevilik dedikodu üzerinden yapılmaz. Bilgi, belge, inanç, hizmet ve itikad üzere yapılır. Ne zaman öğrenecekler bunu?

Hiç kuşkusuz ki bir araştırmacı yazar olarak bu fakir okuduğu, öğrendiği her şeyi yazmaz. Her ne kadar doğrusu yazılmak zorunda olsa da bazı insanların alınacaklarını, üzüleceklerini düşünür. Kendine saklar.

2006’da ‘’Ehli Beyt’ten Dersim’e. Babamansur Ocağı Kur Hüseyin Dergahı’’ adı ile çıkardığı kitabında Başköylü Hasan Efendiye de kısaca yer vermesine rağmen onun ocaklarla ilgili bazı sözlerini kitaba almadı.

Ama Hasan Ayık Dede ise Bektaşilik ile ilgili hem Kultusamta verdikleri sözün içeriğine bağlı kalmıyor, hem bundan doğan sorumluluklarını yerine getirmiyor, hem bu konuda yanlış sözler söylüyor ve hem de bunu kendi sayfasında yazıyor.

Yani katlamalı hatalar.

Bir Dede bunu yapmaz ve yapamaz. Yaparsa Aleviliği temsil edemez. Dolayısı ile derhal temsil ettiği makamdan istifa etmelidir. Bu kadar yanlışı bir dağa yükleseniz o dağ bile dayanamaz.

Ve bütün bunlara seyirci kalan Yüksel Bilgin Dede, kendisine defalarca çeşitli konularda izahatta bulunmama rağmen bu yanlışlara ortak olarak o da temsil ettiği makamdan istifa etmelidir.

Alevilik hiç kimsenin kariyer alanı değildir. Oturduğu makamı Hak etmeyenlar özür dileyerek istifa etmesini bilmelidir.

Bu olay fakirin şahsi davası değildir. Zaten şahsıma olan yanlışlıkları da bu yazıda belirtmedim. Hz. Ali’nin ‘’Yol cümleden Ulu’dur’’ sözünden hareketle herkes yerini bilmelidir.

İkrar verip ikrarında durmayanlar meydandadır. Alevi ve aynı zamanda Bektaşi olanlarla ilgili herhangi bir Bektaşi Babasından doğru bilgi almadan –İkrarını bozdu - diyenlerin böyle ulu orta konuşmaya da hakları yoktur.

Her şey ap açık ortadadır. İnanç Kurulu Başkanı Yüksel Bilgin ve Yürütme Kurulu başkanı Hasan Ayık Dedeler derhal o makamlarından istifa etmelidirler.

-Kazim Balaban / Viyana-

 

Hal ehline muhabbetlerimle

  Bu yazı 10124 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    Son güncelleme: 31.05.2026 05:00:23