AVRUPA'DAKİ ALEVİ FEDERASYONLARINA SİTEM
Kemal ATALARAvrupa'daki Alevi federasyonları, konfederasyonları ve derneklerinde neler dönüyor?
Herkes, kendi payına düşeni alıp bir kez daha kendine bakmalı.
Amacınız kirli siyaset oyunlarınızla Aleviliği, yobaz din tüccarları gibi yozlaştırıp siyasallaştırmak mı? Aleviliği bir oyuncak haline mi getirmek istiyorsunuz?
Avrupa ismini kullanarak sanki kendinize özel bir hakediş gibi, absürt bir Alevilik algısı mı yaratmaya çalışıyorsunuz?
Avrupa’daki özgürlük avantajını kullanarak, Aleviliği başıboş bir şekilde keyfinize göre yönlendirebileceğiniz bir din mi sanıyorsunuz?
Aleviliğin sanki Avrupa olmadan, federasyonlar, konfederasyonlar veya sivil toplum kuruluşları olmadan yaşayamayacağını mı düşünüyorsunuz?
Aleviliği kimlerin tekeline almayı planladığını ve diğerlerine ayak oyunları yaparak marjinal bir siyasi tezgah kurmaya çalıştığınızı mı sanıyorsunuz?
Aleviliğin bir başkan, fahri başkan ya da STK olmadan var olmayacağını ve sizlere muhtaç olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Şunu asla unutmayın: Eğer Avrupa'da olmasaydınız; Anadolu'da, Mezopotamya'da, Toroslar’da, Maraş'ta, Dersim'de olsaydınız size itibar edilmeyeceğini, reklamınızı yapamayacağınızı, Alevi (Kürt, Türkmen, Arap) halklarını kullanamayacağınızı bilmelisiniz. Bu halklar üzerinden etiket, vekillik, kimlik, gri dedelik, bukalemun eşbaşkan ya da fahri başkan olamayacağınızı unutmayın!
Kendinize gelin! Muaviye zihniyetiyle taht kavgasına girmek yerine, halkı dışlamayı bırakın. Koltuk sevdası değil, yol sevdası, insan sevdası ile hareket edin.
Birlikteliğimizi dayatmalarla ya da "ben istersem" anlayışıyla değil, rıza esası ile sağlamalısınız. Aksi takdirde Anadolu Alevileri, Bektaşileri, Kızılbaşları olarak sizi yok sayarız.
Aleviliğin bir lidere, öndere, başkana ihtiyacı yoktur. Alevilik, gönül işidir, vicdan işidir ve insanlıktır.
Biz Aleviler halkız, sizin oyuncağınız, emir eriniz ya da maşanız değiliz. Hepimizin kendi iradesi, yol anlayışı ve kendine has duruşu vardır. Birbirine çelme takan, iftira atan, yozlaşmış Alevi bozuntularına, dede, baba, postnişin, pir adını ne koyarsanız koyun, ihtiyacımız yoktur.
Yol, hak işidir, vicdan işidir, gönül işidir. Aşk ile.
NOT: Elbette herkes bunu hak etmiyor. Aşık saçar, Arif toplar misali, yanlış olanlar kendini düzeltsin. Amacımız kırmak değil; sürç-i lisan ettikse affola.
Kemal Atalar
Şanlıurfa/Kısas
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Arınma Maskesiyle Korunma: Bu Sahtekarlık Değil mi?
- Asimilasyona Karşi
- Celladina Aşik Olmak ve Biat
- Madem Demokrasi...
- İlk Olmak mı, Gerçekçi Olmak mı?
- Aleviler ve Yas-ı Matem
- Zehirli Okun Hedefi...
- YA OLDUĞUNUZ GİBİ YA DA GÖRÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ OLUN...
- KENDİ GERÇEKLİĞİMİZLE YÜZLEŞMEK...
- Semah Folklor Oyunu Değildir
- SAVAŞ, YAŞAMIN HER ALANINDA...
- HALLAC-I MANSUR'U ANLAMAK...













