Batının Bu Sürece Bakış Açısı
Kemal ATALARSon bir ay içinde Türkiye ve genel olarak Ortadoğu, özellikle Suriye özelinde, büyük ve kayda değer gelişmeler yaşandı. Bu gelişmeler, ülke rejimlerini ve hatta bölge haritalarını ileriye dönük etkileyebilecek argümanlar oluşturdu. Ancak, tüm bunların bir anda mı gerçekleştiğini düşünüyoruz?
Bazı politikaların geçmişi 150-200 yıllık bir geçmişe, İsrail ütopyası üzerine kuruludur. Diğer yandan, bazı politikaların perde arkasındaki gelişmeleri, son yüzyıldaki dünya ekonomisindeki değişikliklerle ve kapitalizmin iştahını kabartan yeraltı kaynakları ile ilişkilidir. Ayrıca, son 50-60 yılda ırksal ve kimliksel politik savaşlar, bu savaşların etkileri ve süper güçlerin sahne önündeki diplomatik jestleriyle arka planda yürüttükleri gizli entrikalar da bu süreci şekillendirmiştir. Süper güçler, bazen bir kaşık balı ağza sürerek "jandarmalık" yaptırmakta ve kendi halklarının ekonomilerini desteklerken, kapitalizmin sömürü prangalarını korumak adına bölgedeki halkların ölümüne timsah gözyaşları dökmektedir.
Dolayısıyla, Amerika ve İngiltere'nin oyunları, Mossad, CIA ve benzeri örgütlerin Ortadoğu'da cirit atmasını engellemek, hiçbir Ortadoğu ülkesinin veya yönetenlerinin kapasitesine uygun bir durum değildir. Bu ülkelerin liderlerinin kavrayamayacağı kadar karmaşık entrikalarla dolu senaryolar, her defasında bölge halklarının aleyhine sonuçlanmaktadır. İsrail, Amerika ve özellikle İngiltere'nin egemenliği, 1700'lü yıllardan bu yana ütopik planlarla bölgede üstünlük kurma çabasını sürdürmektedir. Suriye üzerinden yapılacak yeni yapılanmaların ne Kürtlere, ne Arap-İslam halklarına, ne de Türkiye'nin çıkarlarına uygun şekilde dizayn edilmeyeceği artık açık bir gerçektir. Bu durumu, sağır sultan bile duyup kör nenem bile görebilecek hale gelmiştir. Kürtler, Aleviler, Dürziler, Nusayriler ve bu coğrafyada yaşayan diğer halkların taleplerinin yerine getirileceği düşüncesi ise pek akıllıca görünmemektedir.
Bu süreç, hem uzun hem de karmaşık olacaktır. Ne yazık ki, bölge halklarının yararına olacak gibi görünmemektedir. Umarım, daha fazla kardeş halkın kanı dökülmeden, bu süreç barışçıl ve uzlaşıyla sonuçlanır.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Arınma Maskesiyle Korunma: Bu Sahtekarlık Değil mi?
- Asimilasyona Karşi
- Celladina Aşik Olmak ve Biat
- Madem Demokrasi...
- İlk Olmak mı, Gerçekçi Olmak mı?
- Aleviler ve Yas-ı Matem
- Zehirli Okun Hedefi...
- YA OLDUĞUNUZ GİBİ YA DA GÖRÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ OLUN...
- KENDİ GERÇEKLİĞİMİZLE YÜZLEŞMEK...
- Semah Folklor Oyunu Değildir
- SAVAŞ, YAŞAMIN HER ALANINDA...
- HALLAC-I MANSUR'U ANLAMAK...













