Çünkü Zihniyetiniz Aynı
Kemal ATALAR"İslam'ın özü biziz" iddiasıyla yola çıkanlara sesleniyorum. Biz Aleviler, kimsenin dinini, inancını ya da felsefesini sahiplenmek, taklit etmek gibi bir sorun taşımıyoruz. Her inancın öğrettikleri, emirleri ve sorumlulukları o inancın mensuplarına aittir.
Her birey, yaşadığı coğrafyaya, yetiştiği aileye ve topluma göre şekillenir. Ancak bireyin kendine ait bir aklı ve düşüncesi olmalıdır. Bu akıl, sorgulama ve öğrenme yoluyla bireyin yaşamını ve inancını şekillendirir. Eğer bu akıl kullanılmaz ve sadece taşınan bir yük haline gelirse, birey kendi kararlarını vermekten uzaklaşır, başkalarının güdümüne girer ve bir "kul-köle" anlayışıyla hareket etmeye başlar.
İslam'ın ve Diğer Dinlerin Özünde Alevilik Var mı?
İslam, Hristiyanlık, Yahudilik ya da diğer inançları incelediğimizde, bu dinlerin hangi yönü biz Alevileri anlatıyor? Şii ve Şia etkisi ya da Hz. Ali aşkı dışında, bu dinlerin yaşam felsefesi ile Alevilik arasında ne kadar benzerlik var?
Bizler, ensest evlilikleri, küçük yaşta evlilikleri, ganimet uğruna savaşları, köleliği ya da biat kültürünü benimsemedik. Hiçbir zaman sürü zihniyetiyle hareket etmedik. Alevilik, doğa ile, insan ile, ilim ve akıl ile uyum içinde bir yaşamı savunur. Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin "İlimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır" sözü, bizim rehberimizdir. İlimi, irfanı ve sorgulamayı yasaklayan anlayışlarla bir bağımız yoktur.
Aleviliğin Özü ve Kendi Gerçeğimiz
Bizler hiçbir zaman İslam’ın ya da başka bir dinin "özü" olmak iddiasında olmadık. Kendi yolumuzu, özümüzü ve inancımızı yaşadık. Çünkü:
- Kimseyi din için öldürmedik.
- İnsan öldürenleri cemlerimize almadık.
- Küçük yaşta evlilikleri kabul etmedik.
- Kimsenin malına, mülküne, canına göz dikmedik.
- Taşa, kayaya tapmadık, ibadeti sadece aç kalmak saymadık.
- Huriler için kelle kesmedik.
- Doğa ile, insan ile barış içinde, akıl ve vicdan yolunda yaşamayı seçtik.
Soruyorum: Özü Biz Miyiz?
Bugün, mürşit, dede, baba, rehber ya da talip hangi makamda olursanız olun, hâlâ "İslam’ın özü biziz" demeye devam mı edeceksiniz? Yoksa kendi özümüzü, gerçekliğimizi kabul ederek, insanlık, barış ve birlikte yaşam için mi çalışacaksınız?
Huzur, barış ve birlikte yaşam dileğimle…
Aşk ile,
Kemal Atalar – Urfa/Kısas
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Arınma Maskesiyle Korunma: Bu Sahtekarlık Değil mi?
- Asimilasyona Karşi
- Celladina Aşik Olmak ve Biat
- Madem Demokrasi...
- İlk Olmak mı, Gerçekçi Olmak mı?
- Aleviler ve Yas-ı Matem
- Zehirli Okun Hedefi...
- YA OLDUĞUNUZ GİBİ YA DA GÖRÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ OLUN...
- KENDİ GERÇEKLİĞİMİZLE YÜZLEŞMEK...
- Semah Folklor Oyunu Değildir
- SAVAŞ, YAŞAMIN HER ALANINDA...
- HALLAC-I MANSUR'U ANLAMAK...













