Kendi gerçekliğimiz…
Kemal ATALARSevgili canlar, dostlar tabi ki fikir başka başka olmalı hatta olmak zorunda aksi taktirde insan olmanın doğasına aykırı olarak kurgulanmış robot misali herkesin aynı şeyi düşünmesi uygulaması ve gerek inançsal gerekse ideolojik anlamda tek düze bir makina oluruz ,bu durum ise insanın hatta doğanın varoluş ve devamlığına aykırıdır
Ancak..;
Fikir başka başka da olsa gerçek tektir hakikat tektir, insan olarak bizlere yüklenen zeka,akıl ve vicdan üçlüsü dönemsel birbirine zıt kararlar alsa da sonrasında yanlışın farkına varıp gerisin geri dönüş yaparak doğrularda buluşma birlikteliğine vara biliyoruz.
Belki bu durum zaman alıyor, çeşitli bedensel zihinsel ve fikirsel zararlar görüyor olabiliriz. Ancak geçte olsa yanlışı idrak ederek dönüş yapma algılarımız kapalı olmadığı veya kasten çıkarlarımız uğruna kendi gerçekliğimizi inkâr edecek kadar basitleşmeyeceğimizi var sayarak diyoruz ki, Birgün mutlaka her şey aslına dönecektir.
Yıllardır belki de 100 binlerce yıllık bir kabul görüyü sorgulamak irdelemek doğru bildiğimiz yanlışlarımızla yüzleşmek bize çok ağır gelebilir hatta imkansız gibi görüne bilir. Ama unutmayalım kim tek gerçek olan şey değişimin kendisidir. Bu bağlamda yıllarca atalarımız babalarımız hatta bizzat biz kendimiz aynı maya ile yoğurularak bütünleşmiş ve kabul görmüş olabiliriz. Fakat ,yolumuzun süreğimizin felsefemizin bizlere verdiği bir gerçeklik var oda "ilimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır " düsturu, bu muvacehede olaya baktığımızda çağımızdan yüzlerce yıl önceki büyüklerimizin yaptıkları nedeni ile onları suçlayıp bu yoldan azade etmek yerine ( yaşadıkları çağ anca bu kadar bilgiyi onlara verebilmişti ) deyip kendimiz ve bizden sonrakileri bu karanlık girdaptan yani olmayan biz ‘den ayrıştırarak özümüzü kendimizi ifade edip ,en başta bizler bu durumu kabullenip daha sonra başkaları ne der ne düşünür paranoyasını atmamız şarttır.
Çünkü, biz kabul etmediğimiz bizi başkalarına kabullendirmemiz asla mümkün olmayacaktır.
Bu gerçekliği kalem kalem ele alıp diğer bilgi kaynakları ile ve bugüne kadar doğru diye bildiklerimizle masaya yatırıp akıl, zeka,vicdan,
yol, yaşamımız ve bizden olmamız istenilen ama bize birkaç gömlek dar gelen, bu dar gömlek içinde nefes almamız yaşamımızı zorlaştıran korku ve kim ne der paranoyasını üstünden atamayan sözüm ona yol pirleri Dedeler, Babalar, Yol rehberleri ve öğreti görevlilerinin post, koltuk makam korkusu gibi absürt bir dizi korku ve panikleri nedeni ile üzerine gidemedikleri ve kendilerinin de çok iyi bilmesine rağmen ( En iyi İslam, Yahudi, Hristiyan bizi ) duvarına sığınarak açık yürekli ve gerçekçilikten uzak bir sığ anlayışın devamı ile seküler ( yani tek düze mantık ) bir anlayış ile diğer her şeye kapalı olma çıkarcılığı...
Böylece yazı dizimize dilimizin döndüğünce gerektiğinde bu konularda erişkin olan yazar çizer, inanç ve yol önderi dede baba (tabi ki desteklerini esirgemezlerse ve hatta belgeye kaynağa dayalı eleştirilerini de dahil olmak üzere bekleriz ve memnun oluruz.) onların da katkıları ile devam edeceğim.
Aşk ile....
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Arınma Maskesiyle Korunma: Bu Sahtekarlık Değil mi?
- Asimilasyona Karşi
- Celladina Aşik Olmak ve Biat
- Madem Demokrasi...
- İlk Olmak mı, Gerçekçi Olmak mı?
- Aleviler ve Yas-ı Matem
- Zehirli Okun Hedefi...
- YA OLDUĞUNUZ GİBİ YA DA GÖRÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ OLUN...
- KENDİ GERÇEKLİĞİMİZLE YÜZLEŞMEK...
- Semah Folklor Oyunu Değildir
- SAVAŞ, YAŞAMIN HER ALANINDA...
- HALLAC-I MANSUR'U ANLAMAK...













