SÖZLEŞMELİMİSİNİZ YOKSA VEKİL Mİ..?
Kemal ATALAREvet doğru okudunuz, vekil diye seçtiğimiz sandığımız kişilerin aslında, kendilerine biçilen ve kendilerinin bile çokta farkında olmadığı (sorgulayıp irdelemedikleri için) gizli sözleşmeli kiralanan) seçilmeyen, ama seçtirilen) sözde halkın ama aslında gizli sözleşme yaptırılan devlet ve kurumların dönüşümlü personelleri olduklarını bilmemeleri ve ne yazık ki halkında buna alet olup aynı oyun çarkını çevirmeye destek olmalarıdır.
Halkın vekili olan veya halkın içinden halk için çıkan insanların, aynı ülkedeki tüm insanları ve sorunlarını yek diğerine üst tutma gibi bir lüks olmamalı değil mi..?
Ya da halkın vekili oluğunu sanan insanların halk tarafından benimsenmesi ve ulaşımı ve en önemlisi de yapacakları veya kendilerinden yapılması istenilen işin adı ne olursa olsun. Hiç ama hiç bir ayrım yapmaksızın ellerini taşın altına koymaları gerekmiyor mu..?
Halk tarafından sevilip değer verilen kişiler olduklarını sanan bu sözleşmeli personellerin halka rağmen kendi bölgeleri şehirleri varken başka başka yerlerden hiç tanımadıkları ilgili olmadıkları yerlerden aday gösterilmeleri ve seçim öncesinden başlayıp seçim sonuna kadar geçen süreçte harcadıkları paraların ( en az trilyon ) harcanmasına çarçur edilmesine göz yumarlar miydi..?
Çünkü. : alacakları sadece maaş olarak ve üstüne emeklilikte alacakları (hakları olmadığı halde) paraları üst üste koysanız bir dönem harcanan parayı tamamlamayacağına göre, bu paraları nereden alıp harcıyor ve geri dönüşümünü fazlası ile nasıl sağlıyorlar ve üstüne bu şekilde dürüst olduklarını mi sanıyorlar..?
Halkın vekili olarak sahnelerde boy gösteren A'danZ'ye istisnasız tüm siyasiler ve özellikle kendi şehrim Urfa'da kaç tanesi, tekrar ediyorum ve altını çiziyorum kaç tanesi halkı ile ülkesi ile çıkarsız menfaatsiz ve beklentisiz olarak elini taşına koyuyor ve bu durumlardan kendine vazife çıkarıyor, kaç tanesi harcadığı parayı borç, faiz ve katlı olarak yada belirli bir amaca yönelik patronlarına ( yani para kaynaklarına geri ödeme ) perde arkasından masa altı el sıkışmalardan arınıp durulabiliyor..?
Sözüm ona halkın seçtiği ( adı halkın kendini temsiliyeti olsada aslında gücün temsilidir) vekiller, A' dan Z'ye tüm siyasilerin hangisi kendi ideoloji ve inançsal düşünceleri dışındaki katliamlar olan Suruç, Ankara,Roboski, Sivas, Çorum, Maraş, Başbaglar, Çin 'de Uygur Türklerine, Şengal Ezidilerine, vb evrensel katliamlarla ilgili hiçbir siyasi etki altında kalmaksızın özgür iradeleri ile ve emir almaksızın dile gelebiliyorlar mi..?
ülkemizde o kadar çok faili meçhuller, o kadar çok hak ihlalleri, o kadar çok soygun talan, o kadar çok yalan dolan, o kadar çok din istismarı varken hangi yüzle hangi inançla ve hangi ( insan mı, robotmu, maşamı vb) kimlikle koltuklara çökmeyi kendilerinde hak görüyorlar..
Vekil dediğimiz yada öyle sandığımız kişiler, aslında kendilerinin bile farkına varmadığı gizli sözleşmeli personellerden başka bir şey evet evet şey olmadıkları fikri ortaya çıkmaz mı..?
Sormak lazım..
SÖZLEŞMELİ PERSONEL Mİ YOKSA VEKİL Mİ..?
Halk tarafından sevilip değer verilen kişiler olduklarını sanan bu sözleşmeli personellerin halka rağmen kendi bölgeleri şehirleri varken başka başka yerlerden hiç tanımadıkları ilgili olmadıkları yerlerden aday gösterilmeleri ve seçim öncesinden başlayıp seçim sonuna kadar geçen süreçte harcadıkları paraların ( en az .trilyon) harcanmasına çarçur edilmesine göz yumarlar miydi,
Alacakları sadece maaş olarak ve üstüne emeklilikte alacakları (hakları olmadığı halde) paraları üst üste koysanız bir dönem harcanan parayı tamamlamayacağına göre, bu paraları neden nereden alıp harcıyor ve geri dönüşümünü fazlası ile nasıl sağlıyorlar ve üstüne bu şekilde dürüst olduklarını mi sanıyorlar..?
İşte tüm bu verileri göz önünde bulundurup akıl süzgecinden geçirdiğimiz de tarafsız ideolojik olmaksızın sadece vatandaş sadece ülke sadece insanım sadece insanlık diyerek yapılmayan hatta yaptırılmayan bu tür fiili çalışmalar karşısında akla ilk gelecek olan hangi siyasetten olursa olsun vekil dediğimiz yada öyle sandığımız kişiler, aslında kendilerinin bile farkına varmadığı gizli sözleşmeli personellerin başka bir şey evet evet şey olmadıkları fikri ortaya çıkmazı..?
Madem halk madem ülke, madem vatan, madem insanlık ise mesele o zaman ilk önce dik duruş, kiralık olmamak, satın alınamaması, renkten renge girip yağmur tarla misali birgun A'da birgun B' de başka bir zamanda C-D-E vb şeklinde seyri sefalarda olmamak gerekir ve sözünün vicdanının sahibi olur..
Surci lisan etti isem af ola, fakat zülfü yare dokunmak gerektiğinden özür dilenecek bir durum da olmadığı düşüncesindeyim.
Ülkem, halkım, insanlık ve evren adına...
Aşk ile
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Arınma Maskesiyle Korunma: Bu Sahtekarlık Değil mi?
- Asimilasyona Karşi
- Celladina Aşik Olmak ve Biat
- Madem Demokrasi...
- İlk Olmak mı, Gerçekçi Olmak mı?
- Aleviler ve Yas-ı Matem
- Zehirli Okun Hedefi...
- YA OLDUĞUNUZ GİBİ YA DA GÖRÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ OLUN...
- KENDİ GERÇEKLİĞİMİZLE YÜZLEŞMEK...
- Semah Folklor Oyunu Değildir
- SAVAŞ, YAŞAMIN HER ALANINDA...
- HALLAC-I MANSUR'U ANLAMAK...













