YAŞAMSAL KURAMLAR VE DİYALEKTİK
Kemal ATALARDüşünün hele...
İnsanlığın ilkel yaşamdan toplumsal yaşama geçtiği günden ve ilk tek tanrılı inançların var olduğundan bugüne kadar geçirdiği evreleri incelersek, her şeyin bir değişim ve dönüşüm içinde olduğu açıkça anlaşılır.
O zaman aradan geçen 3.000 yıllık tek tanrılı inançların var oluş sürecindeki yaklaşımlarını, kazanımlarını, kayıplarını ve insanlara hak, hukuk, adalet ve hatta sevgiye verdikleri değerleri, günümüzde yerden mantar gibi çıkan dinbazlar, müritler, tarikatlar, hocalar, papazlar ve mürşit-mürit ilişkilerinin geldiği merhaleye bakarak değerlendirince, insanın kahretmesi ve hakaret etmesi içten bile değil.
Bu durumlar göz önünde bulundurulduğunda, gelecek yüzyılların inançlar üzerinde şimdiden ne tür argümanlara mazhar olacağını tahayyül bile edemeyiz.
"Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir" felsefesini göz ardı etmemek ve yaşamsal diyalektiğin mutlaka evrimlerle ve iki ileri bir geri şeklinde tezahür ederek dönüşüm sağlayacağını kabul etmek artık kaçınılmazdır.
Şu kısacık 25-30 yıllık süreçte, değişmez denilen nice şeylerin (ahlak, toplumsal yapı, inanç, hukuk, devlet, yaşam vb.) nasıl değiştiğini ve nereye, hangi yönlere gittiğini görmemek imkansızdır.
Sözün özü, neler değişecek neler; dinler, felsefeler, insanlar, doğa, evren ve tüm yaşam...
Kemal Atalar
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Arınma Maskesiyle Korunma: Bu Sahtekarlık Değil mi?
- Asimilasyona Karşi
- Celladina Aşik Olmak ve Biat
- Madem Demokrasi...
- İlk Olmak mı, Gerçekçi Olmak mı?
- Aleviler ve Yas-ı Matem
- Zehirli Okun Hedefi...
- YA OLDUĞUNUZ GİBİ YA DA GÖRÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ OLUN...
- KENDİ GERÇEKLİĞİMİZLE YÜZLEŞMEK...
- Semah Folklor Oyunu Değildir
- SAVAŞ, YAŞAMIN HER ALANINDA...
- HALLAC-I MANSUR'U ANLAMAK...













