Mahmut KANBER

ALEVİLER DEMOKRASİYİ BUGÜN KEŞFETMEDİ

Mahmut KANBER
  10-09-2026 09:32:00

Alevilerin demokrasi, laiklik, eşit yurttaşlık ve toplumsal adalet taleplerini yalnız bugünün siyasal tartışmaları üzerinden değerlendirmek, uzun bir tarihsel deneyimi güncel gelişmelerin sınırlarına hapsetmek olur. Aleviler eşit yurttaşlığı bugün konuşmaya başlamadı; özgürlük, tam demokrasi, laiklik ve toplumsal eşitlik arayışları da yakın dönemde ortaya çıkmış talepler değildir. Cumhuriyet öncesinden taşınan tarihsel hafıza ile Cumhuriyet döneminin yaklaşık bir asırlık siyasal ve toplumsal deneyimi, bugün de etkisini sürdüren önemli bir demokratik birikim oluşturmuştur.

Bu hafızanın içinde ağır tarihsel kırılmalar vardır. Cumhuriyet öncesinden gelen dışlanmaların yanında Cumhuriyet döneminde Dersim, Malatya, Maraş, Çorum, Sivas-Madımak ve Gazi, farklı kuşakların doğrudan yaşadığı veya sonraki kuşaklara aktardığı derin toplumsal travmalar olarak hafızadaki yerini korumaktadır. Bu yaşanmışlıkları önemsizleştirmek veya ortak gelecek adına geride bırakılması gereken tarihsel ayrıntılar olarak değerlendirmek mümkün değildir. Özgürlük hafızasızlık değildir. Demokratik bir gelecek de toplumsal hafızaların silinmesiyle değil, tarihsel gerçekliklerin tanınması ve ortak yurttaşlık bilincinin güçlendirilmesiyle gelişebilir.

Alevilerin Cumhuriyet deneyimini yalnız bu acılar üzerinden okumak da aynı ölçüde eksik olur. Cumhuriyetin yurttaşlık ve laiklik anlayışı tarihsel açıdan önemli bir dönüşüm yaratmış, ancak hukuki eşitlik ile toplumsal ve kurumsal eşitlik arasındaki mesafe bütünüyle kapanmamıştır. Alevilerin meselesi yalnız inançlarının kamusal statüsü veya kimliklerinin tanınması olmamıştır. Eğitimden kamu istihdamına, bürokrasiden karar mekanizmalarına, inanç hizmetlerinden kültürel imkanlara ve kamu kaynaklarına erişime kadar uzanan geniş bir alanda fırsat eşitliğinin ne ölçüde gerçekleştiği de Cumhuriyet deneyiminin önemli bir parçasıdır.

Cumhuriyetin bütün yurttaşlara ait olması, kamusal imkanların da adalet ve eşitlik ilkeleri doğrultusunda erişilebilir olmasını gerektirir. Hukuk önünde eşitlik demokratik yurttaşlığın temelidir; tek başına yeterli değildir. Kamu görevlerine erişimde liyakat ve fırsat eşitliğinin güvence altına alınması, kamu kaynaklarının adil dağılımı, eğitim imkanlarından eşit yararlanma ve karar mekanizmalarına katılım, hukuki eşitliğin toplumsal karşılıklarıdır. Bu alanlarda ortaya çıkan eşitsizlikler yalnız belirli toplumsal kesimlerin değil, demokratik devletin kurumsal niteliğinin de meselesidir.

Alevi meselesini yalnız cemevlerinin statüsüne, zorunlu din derslerine veya inanç özgürlüğüne indirgemek, bu nedenle daha geniş bir yurttaşlık sorununu daraltır. Bunların her biri temel hak meselesidir. Eşit yurttaşlık daha geniş bir demokratik zemini ifade eder: kamusal kaynaklara adil erişim, kamu yönetiminde liyakat, eğitimde fırsat eşitliği, devletin inançlar karşısında tarafsızlığı ve yurttaşların ortak hayatın karar süreçlerine eşit biçimde katılabilmesi.

Alevilerin yakın siyasal tarihini önemli kılan noktalardan biri, yaşanan eşitsizliklere ve ağır kırılmalara rağmen toplumsal ve siyasal hayatta güçlü bir varlık göstermeleridir. Alevi toplumunun önemli kesimleri yalnız kendi inançsal haklarının savunulmasında değil, Türkiye'nin toplumsal muhalefetinin farklı dönemlerinde de etkili olmuştur. Emek hareketleri, sendikal mücadeleler, laiklik, insan hakları, kadınların eşitliği, sosyal adalet ve demokratikleşme arayışları bu tarihsel deneyimin farklı alanlarını oluşturmuştur.

1960'larla belirginleşen ve 68 kuşağıyla güçlü bir toplumsal karşılık bulan özgürlük, bağımsızlık, emek ve toplumsal eşitlik arayışı, Alevilerin Cumhuriyet dönemi siyasal hafızasının da önemli uğraklarından biridir. Bu tarihsel deneyim 1970'lerin toplumsal mücadeleleriyle devam etmiş; 12 Eylül'ün yarattığı siyasal kırılmalara, 1980'lerin baskı ortamına, 1990'ların ağır toplumsal travmalarına ve değişen siyasal koşullara rağmen demokrasi, laiklik, sosyal adalet ve eşit yurttaşlık talepleri Alevi toplumunun güçlü damarlarından biri olmayı sürdürmüştür. Dönemler, siyasal hareketler, örgütlenme biçimleri ve mücadele araçları değişmiş; demokratikleşme düşüncesinin içeriği de toplumsal ihtiyaçlarla birlikte gelişmiştir. Alevilerin önemli kesimlerinin siyasal hafızasında özgürlük, laiklik, emek, toplumsal eşitlik ve demokratikleşme arayışı, 1960'lardan günümüze uzanan belirgin bir süreklilik göstermiştir.

“Tam Bağımsız Türkiye” düşüncesi, bu tarihsel çizginin belirli bir dönemindeki bağımsızlık, toplumsal eşitlik ve demokratikleşme arayışının güçlü siyasal ifadelerinden biriydi. Burada herhangi bir siyasal hareketi Aleviliğe mal etmekten değil, Alevi toplumunun Cumhuriyetin demokratik gelişimine ilişkin toplumsal mücadelelerde taşıdığı tarihsel ağırlıktan söz ediyoruz. Alevilerin siyasal hafızası yalnız kendilerine yönelen eşitsizliklere ve yaşadıkları tarihsel kırılmalara karşı geliştirdikleri hak mücadelesiyle biçimlenmedi; laikliğin güçlendirilmesi, sosyal adaletin geliştirilmesi, kamusal eşitliğin sağlanması ve Cumhuriyetin demokratik kapasitesinin ileri taşınmasına yönelik arayışlarla da gelişti.

Bu tarihsel gerçeklik, Alevi siyasal düşüncesini yalnız mağduriyet üzerinden açıklayan yaklaşımların sınırını gösterir. Kendi acısını hatırlamak ile siyasal varlığını yalnız yaşadığı acılar üzerinden tanımlamak aynı değildir. Alevi toplumunun güçlü demokratik damarlarından biri, tarihsel hafızasını korurken kendi özgürlük arayışını toplumun daha geniş özgürlük, laiklik, emek ve eşitlik talepleriyle ilişkilendirebilmiş olmasıdır.

Cumhuriyetle kurulan ilişkinin de tek yönlü okunmaması gerekir. Cumhuriyet, laik yurttaşlık ve kamusal eşitlik açısından tarihsel imkanlar yaratırken bu ilkelerin toplumsal ve kurumsal hayatta eksiksiz gerçekleşmesini sağlayamamıştır. Cumhuriyetin kazanımlarını sahiplenmek ile demokratik eksiklerini eleştirmek birbirinin karşıtı değildir. Alevi siyasal düşüncesinin Cumhuriyetle ilişkisini yalnız bağlılık veya yalnız mağduriyet üzerinden açıklamak yerine; laiklik ve yurttaşlık kazanımlarını önemseyen, aynı zamanda Cumhuriyetin demokratik, sosyal ve eşitlikçi kapasitesinin geliştirilmesini savunan eleştirel bir yurttaşlık anlayışı içinde değerlendirmek daha gerçekçidir.

Alevilerin tarihsel deneyiminden çıkan eşit yurttaşlık anlayışı burada daha belirgin hale gelir. Demokratik yurttaşlığın niteliği, farklı toplumsal kimliklerin yalnız hukuken tanınmasıyla değil, kamusal ve siyasal hayata eşit özneler olarak katılabilme imkanlarıyla ölçülür. İnsanların kendi kimlikleri, inançları, düşünceleri ve yaşam biçimleriyle ortak siyasal hayatın eşit özneleri olabilmesi, demokratik çoğulculuğun temel koşullarından biridir. Demokratikleşmenin ileri aşaması yalnız kapsayıcılık değil, eşit öznelliktir.

Bu anlayış, demokratik yurttaşlığın herhangi bir etnik, dinsel veya mezhepsel aidiyet üzerinden hiyerarşik biçimde tanımlanamayacağını da ortaya koyar. Eşit yurttaşlık, farklı kimliklerin birbirlerine tanıdığı alanların toplamı değildir. Ortak siyasal hayatın herhangi bir etnik, dinsel veya teolojik aidiyetin üstünlüğü üzerinden biçimlenmemesi, herkesin hukuk ve siyaset karşısında eşit yurttaş kabul edilmesi demokratik çoğulculuğun temelidir.

Alevilik de tek bir etnik kökene, siyasal tercihe veya kültürel biçime indirgenemeyecek çoğul bir toplumsal gerçekliğe sahiptir. Farklı kökenler, bölgeler, yol ve sürekler aynı tarihsel dünyanın içinde var olabilmiştir. Aleviliğin çoğulculuğunu yalnız farklı olana hoşgörü göstermek üzerinden açıklamak bu nedenle yetersiz kalır. Aleviliğin çoğulculuğu, farklılığa dışarıdan hoşgörü göstermekten çok, farklılığı kendi toplumsal varoluşunun içinde yaşatabilme deneyiminde karşılığını bulur.

Bunun siyasal karşılığı, bütün Alevilerin aynı partide veya aynı örgütsel yapı içinde birleşmesi değildir. Aleviliğin kendi öğretisel ve tarihsel birikiminden beslenen bir düşünce dünyasının ve siyasal aklın varlığı da toplumsal bir gerçekliktir. İnsanı merkeze alan yaklaşımı, rızalık ve paylaşım anlayışı, toplumsal eşitlik düşüncesi ve farklılıklarla birlikte yaşama deneyimi, kamusal ve siyasal hayata ilişkin tutumların oluşmasında önemli bir referans alanı yaratmıştır. Bu durum bütün Alevilerin aynı siyasal tercihlere sahip olduğu anlamına gelmez. Aleviler farklı partilerde yer alabilir, toplumsal ve siyasal meseleler üzerinde farklı görüşler geliştirebilirler. Demokratik bakımdan belirleyici olan, hangi siyasal alanda bulunurlarsa bulunsunlar kendi tarihsel hafızalarından, toplumsal deneyimlerinden ve öğretisel birikimlerinden hareketle bağımsız düşünce geliştirebilmeleri ve kendi siyasal sözlerini üretebilmeleridir.

Temsil edilmek başka, temsilci çıkarmak başka, kendi siyasal sözünü kurabilmek ise demokratik öznelliğin daha ileri bir aşamasıdır.

Buradaki bağımsızlık, herhangi bir partiye karşı olmak, toplumdan uzaklaşmak veya Alevileri kendi içine kapalı bir kimlik siyasetine yöneltmek anlamına gelmez. Söz konusu olan, kendi tarihsel ve öğretisel birikiminden hareketle Türkiye'nin ortak meseleleri hakkında düşünce ve siyaset üretebilme kapasitesidir. Alevi siyasal düşüncesinin yalnız Alevilik hakkında değil; hukuk, eğitim, emek, kadınların eşitliği, yoksulluk, çevre, göç, laiklik, sosyal adalet ve demokrasi hakkında söz söylemesi, eşit siyasal özneliğin doğal sonucudur.

Halkların kardeşliği de bu genişlik içinde anlamlandırılmalıdır. Kavramı yalnız etnik veya teolojik toplulukların birbirleriyle ilişkisine indirgemek demokratik ve toplumsal içeriğini daraltır. Halkların kardeşliği, eşit yurttaşlık bakımından kendisini eksik hisseden insanların haklarını ortak demokrasi meselesi olarak görebilme anlayışıdır. İnancı, etnik kökeni, cinsiyeti, sınıfsal konumu, kültürü veya yaşam biçimi nedeniyle eşitsizlik yaşayan insanların haklarını savunabilmek, demokratik dayanışmanın toplumsal karşılığıdır.

Bu yaklaşımın sosyal boyutu demokratikleşmenin ayrılmaz parçasıdır. Siyasal eşitliği toplumsal ve ekonomik koşullardan bütünüyle ayıran bir demokrasi anlayışı eksik kalır. Seçme ve seçilme hakkı demokratik yurttaşlığın vazgeçilmez unsurudur; ancak yoksulluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik, eğitimde fırsat eşitsizliği, çalışma hayatındaki güvencesizlik ve kamu imkanlarına erişimdeki farklılıklar devam ettiğinde hukuki eşitliğin toplumsal karşılığı zayıflar. Demokrasi yalnız siyasal iktidarın nasıl belirlendiğiyle değil, yurttaşların ortak hayatın imkanlarından ne ölçüde adil yararlanabildiğiyle de ilgilidir.

Alevilerin toplumsal muhalefetle tarihsel ilişkisinin demokratik anlamı da burada aranmalıdır. Kendi özgürlüğünü toplumun genel özgürleşmesinden ayırmayan bir siyasal düşünce, Alevilerin eşit yurttaşlık talebini yalnız bir inanç grubunun hakları olmaktan çıkarır. Emekçinin, kadının, yoksulun, farklı inançların, inançsızların ve kamusal hayatın herhangi bir alanında kendisini eşit yurttaş olarak göremeyen insanların talepleri de aynı demokratik ufkun parçası haline gelir.

Bu tarihsel birikim, Alevi siyasal düşüncesini eleştiriden muaf tutmaz. Yaşanmış mağduriyetler hiçbir topluma kendi siyasal ve kurumsal sorunlarını görmeme ayrıcalığı vermez. Alevi kurumlarının temsil biçimleri, kendi içlerindeki siyasal veya etnik kapanmalar, kadınların ve gençlerin karar süreçlerindeki yeri, farklı yol ve sürekler arasındaki ilişkiler, kurumların toplumla kurduğu bağ ve yeni kuşakların değişen beklentileri özgürce tartışılabilmelidir. Kendi tarihsel gerçekliğini savunurken kendisini de eleştirebilmek, bağımsız düşüncenin zayıflığı değil demokratik olgunluğudur.

Cumhuriyet sonrası Alevi siyasal hafızasına bu bütünlük içinde bakıldığında, farklı dönemlerden geçerek günümüze ulaşan belirgin bir demokratik süreklilik görülür. Dünya değişmiş, Türkiye'nin toplumsal yapısı dönüşmüş, siyasal kavramlar, araçlar ve ihtiyaçlar farklılaşmıştır. Bu değişim içinde Alevi toplumsal hafızasında insanı ve toplumsal eşitliği merkeze alan; laikliği, özgürlüğü, emeği ve demokratik gelişmeyi önemseyen düşünsel damar varlığını korumuş, yeni toplumsal koşullar içinde farklı biçimler kazanmıştır.

Bu sürekliliği geçmişin siyasal dilini bugüne taşımak olarak görmek doğru değildir. Her kuşak kendi tarihsel koşulları içinde yeni sorularla karşılaşır ve yeni cevaplar üretir. Asıl süreklilik kullanılan kavramlarda veya örgütlenme biçimlerinde değil; insanın değeri, toplumsal eşitlik, laiklik, özgürlük, adalet ve demokratik yurttaşlık arayışında görülmektedir.

Aleviler demokrasiyi bugün keşfetmedi. Eşit yurttaşlık talebi de Alevilerin siyasal hafızasında yeni değildir. Cumhuriyetin sunduğu imkanlara ve kamu kaynaklarına erişimde dönemlere göre değişen eşitsizliklerle karşılaşmış, ağır tarihsel travmalar yaşamış bir toplumsal hafızadan söz ediyoruz. Aynı hafıza, Türkiye'nin laiklik, emek, sosyal adalet, özgürlük ve demokratikleşme arayışlarına da önemli bir toplumsal birikim taşımıştır. Alevilerin Cumhuriyet dönemi siyasal tarihini bu nedenle yalnız yaşadıkları sorunlarla değil, Cumhuriyetin demokratik gelişimine yaptıkları toplumsal ve siyasal katkıyla da değerlendirmek gerekir.

21. Yüzyılda sorumluluk geçmişi tekrar etmek değildir. Alevi siyasal düşüncesinin önündeki mesele, kendi tarihsel ve öğretisel birikimini çağın demokrasi, insan hakları, laiklik, sosyal adalet ve eşit yurttaşlık anlayışıyla geliştirebilmektir. Hafızayı korurken hafızaya kapanmamak, kimliği savunurken kimlikçiliğe sıkışmamak, kendi özgürlüğünü başkasının özgürlüğünden ayırmamak, eleştiri kadar öz eleştiriyi de demokratik kültürün parçası saymak bu tarihsel birikimin geleceğe taşınmasında belirleyici olacaktır.

Alevilerin Türkiye'nin demokratikleşmesine söyleyeceği söz yeni değildir; yeni olan, bu tarihsel birikimin 21. yüzyılın koşullarında nasıl geliştirileceğidir. Cumhuriyetin demokratik niteliğinin ileri taşınması yalnız farklılıkların hukuken tanınmasına değil; fırsatların, kamu kaynaklarının, hukukun ve siyasal katılım imkanlarının bütün yurttaşlar bakımından eşitlik temelinde güvence altına alınmasına bağlıdır. Alevi düşünsel ve siyasal birikiminin gelecekteki gücü de kendisine tanınan alanın sınırlarında değil, kendi tarihsel ve öğretisel kaynaklarından hareketle Cumhuriyetin demokratik gelişimine ne ölçüde özgün katkı sunabildiğinde aranmalıdır.

Mahmut Kanber
Siyaset Bilimci | Araştırmacı | Yazar

 

  Bu yazı 181 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray4310--610
    2Beşiktaş4301--59
    3Kocaelispor4301--29
    4Trabzonspor4211--57
    5Gaziantep FK4211--27
    6Amed4211--27
    7Alanyaspor4211--17
    8Gençlerbirliği S.K.4211---37
    9Fenerbahçe4202--26
    10Kasımpaşa4130--16
    11Rizespor4202---16
    12Başakşehir4112--04
    13Samsunspor4112---14
    14Çorum FK4112---24
    15Erzurumspor FK4112---64
    16Eyüpspor4103---43
    17Göztepe4013---41
    18Konyaspor4004---50
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    BugünBeşiktaş20:00Erzurumspor FK
    12 Eylül, CumartesiEyüpspor17:00Rizespor
    12 Eylül, CumartesiSamsunspor17:00Çorum FK
    12 Eylül, CumartesiKonyaspor20:00Trabzonspor
    12 Eylül, CumartesiAlanyaspor20:00Göztepe
    13 Eylül, PazarGençlerbirliği S.K.17:00Kasımpaşa
    13 Eylül, PazarGalatasaray20:00Kocaelispor
    13 Eylül, PazarAmed20:00Başakşehir
    14 Eylül, PazartesiGaziantep FK20:00Fenerbahçe
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor6510--716
    2Bursaspor6501--815
    3Kayserispor6411--713
    4Mardin 19696330--612
    5Iğdır FK6402--412
    6Keçiörengücü6321--711
    7Sarıyer6312--110
    8Bandırmaspor6231--89
    9Muğlaspor6231--19
    10Manisa F.K.6222--18
    11Fatih Karagümrük6222---18
    12Pendikspor6222---38
    13Sivasspor6132---26
    14Antalyaspor6204---36
    15Vanspor FK6123---65
    16Bodrum FK6042---34
    17Esenler Erokspor6042---44
    18Ümraniyespor6033---33
    19İstanbulspor6024---92
    20Boluspor6006---160
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    BugünSarıyer20:00Bandırmaspor
    12 Eylül, CumartesiBoluspor17:00Pendikspor
    12 Eylül, CumartesiVanspor FK17:00Keçiörengücü
    12 Eylül, CumartesiÜmraniyespor20:00Antalyaspor
    12 Eylül, CumartesiBodrum FK20:00Batman Petrolspor
    13 Eylül, PazarSivasspor17:00Muğlaspor
    13 Eylül, PazarIğdır FK17:00Mardin 1969
    13 Eylül, PazarBursaspor20:00Esenler Erokspor
    13 Eylül, PazarFatih Karagümrük20:00Manisa F.K.
    14 Eylül, PazartesiKayserispor20:00İstanbulspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Çorluspor 19471100--53
    2Aliağa FAŞ1100--33
    3Elazığspor1100--23
    4İnegöl Kafkas Gençlik1100--23
    5Güzide Gebzespor1100--23
    6Şanlıurfaspor1100--13
    7Erbaaspor1010--01
    8Muş Sport Klübü1010--01
    968 Aksaray Belediyespor1010--01
    10Somaspor1010--01
    11Isparta 32 Spor1001---10
    12Ankaraspor1001---10
    13Menemen FK1001---20
    14Sebat Gençlikspor1001---20
    15Arnavutköy Belediyespor1001---30
    16Kastamonuspor1001---50
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kırşehir Belediyespor1100--43
    2Karaköprü Belediyespor1100--23
    3Mazıdağı Fosfatspor1100--23
    4Bitlis Özgüzelderespor1100--23
    5Niğde Belediyesispor1100--23
    6Osmaniyespor1100--13
    7Talasgücü Belediyespor1100--13
    8Yeşilyurt Belediyespor1100--13
    9Adana Adaletgucu1001---10
    10Ağrı 19701001---10
    11Diyarbekirspor1001---10
    12Kırıkkale Büyük Anadolu1001---20
    13Yeni Mersin Idmanyurdu1001---20
    14Adanaspor1001---20
    15Silifke Belediyespor1001---20
    16Yozgat Bld Bozokspor1001---40
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    12 Eylül, CumartesiKırşehir Belediyespor15:30Yeni Malatyaspor
    12 Eylül, CumartesiKaraman FK15:30Bitlis Özgüzelderespor
    12 Eylül, CumartesiTalasgücü Belediyespor15:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    12 Eylül, CumartesiAdana Adaletgucu15:30Adanaspor
    12 Eylül, CumartesiYeşilyurt Belediyespor19:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    12 Eylül, CumartesiNiğde Belediyesispor19:00Yozgat Bld Bozokspor
    13 Eylül, PazarKaraköprü Belediyespor15:30Osmaniyespor
    13 Eylül, PazarMazıdağı Fosfatspor15:30Diyarbekirspor
    13 Eylül, PazarSilifke Belediyespor15:30Ağrı 1970
    Son güncelleme: 11.09.2026 14:00:22