30 YILLIK YENİDEN AYAĞA KALKIŞ SÜRECİNDE 30 HAKİKATÇİ PİR YETİŞTİREMEMİŞ ALEVİ HAREKETİ
Mehmet Ali DEMİRSivas katliamının ardından küllerinden yeniden doğduğunu iddia eden Alevi hareketi, ne yazık ki geçen 30 yılda 30 hakikat pirini yetiştirmek konusunda bir adım atmadı. Bu durum, hareketin içindeki sorunları ve eksiklikleri gözler önüne sermektedir.
Son 15 yılda, özellikle Avrupa'da faaliyet gösteren bazı dede figürleri, Alevilik adına yürütülen cem erkanlarının içini boşaltıp Şia etkisine maruz bıraktıkları apaçık ortada. Bunların, maddi çıkarlarını ve egolarını ön planda tutarak, geleneksel cemlere gidip "ceplerini doldurdukları" biliyoruz. İşte bugünlerde ortaya çıkan sen bana sahip çıkmadın ben sana sahip çıkmam kavgası da bundandır.
Alevi hareketi, kendi içerisinde yaşanan koltuk kavgaları, asimilasyoncu hizip çatışmaları ve hakikat pirlerinin eksikliği gibi sorunlarla karşı karşıya. Her geçen gün birbiriyle çekişen başkan ve dede figürleri, toplumun gerçek ihtiyaçlarına hizmet etmek yerine, kişisel çıkarlarını koruma peşinde.
Alevi hareketi içinde kümelenen sosyal ve politik olayları kendi lehlerine kullanmaktan çekinmeyen bazı "uyanıklar", Bunlar eski sosçu tortuları ki, devrimciliği kendi dönemlerinde moda olarak gören bu zübükler, hiçbir zaman gerçek anlamda halk önderi olamamış bu zatlar, uzun zamandır Alevi hareketinde tutukları suyun başında suyu bulandırarak bu harekete gerçekten de büyük zarar vermektedir. Bu kişiler, zor durumda kaldıklarında dillerini sıvıştırarak sözde iyi niyetli bir tavır sergilemeye çalışan dönekler olarak nitelendirilebilirler.
Acı olan şey Alevilerin genel olarak binalara yatırım yapmaktan öteye geçemedikleri ve koltuk peşinde koşan bir anlayışın yaygın olduğu bir gerçek. 30 yıl boyunca gerçek anlamda yol ereni yetiştirmekte başarısız olunması, Alevi hareketinin içsel zaaflarını ve rotasızlığını gösteriyor.
Bilimden uzak, kendi dogmatik görüşlerini dayatan bir kitap bile okumamış dedeler, genç nesillere nasıl bilgi aktaracaklar? Bunu bir düşünün. Hak, Muhammed, Ali ve 12 İmamlar'ı dile getirmeyen kişi dernekleri cazip bulmayan bunları dışlayan bir zihniyetin, bilinçlenmeyi ve yola saygıyı sadece bir kenara bırakarak esnaf kafasıyla ilerlemesi düşündürücü.
Selçuklu'dan Osmanlı'ya, oradan Cumhuriyetin ilk yüz yıllarına kadar Alevilere yönelik katliamları gerçekleştirenlerin, Kızılbaş Alevilerin İslam dinini reddettikleri için bu zulmü maruz kaldıkları apaçık ortada. Siz ise bugün Kızılbaş Alevler olarak, İslam’ı yer yüzüne tebliğ eden Hz. Muhammed ve bu dini yaymak için bu uğurda çıkan savaşlarda can alan kılıç sallayan Hz. Ali ve onun evlatlarını kutsamanız cemlerinizin temel taşı göstermeniz bilinçsizlik ve asimilasyondan kaynaklanmaktan öte gitmez.
Aleviler içerisinde her ne kadar "Ser çeşmemiz Hâce Bektaş Velidir" denilse de, Hâce Bektaş'ın Muhammed, Ali veya 12 İmam hakkında bir eserinin olup olmadığını ne araştıran ne bakan var. Her konuda olduğu gibi bu konuya da yüzeysel bakılıyor. Avusturya İslam Alevi molalarının, Hâce Bektaş da 12 İmam adına yapılan çeşmelerin ise asıl amacının sia'nın propagandasını yapmak ve gelecek nesillerin bilincini kirletmek amacını taşıdığını hiç düşündünüz mü?
Sonuç olarak, Anadolu'nun Kızılbaş Alevi yolunun bu şekilde devam etmesi, gerçekleri görmeyenlerin yol adına değil, şia yobazlığı hizmet etikleri ortada. Alevi hareketi, bilimsel bir temele dayalı olarak yetiştirilen gerçek dede ve hakikat pirlerine ihtiyaç duymaktadır. Eğer Alevi yoluna bağlılık gerçekse, bu yola sahip çıkılmalıdır. Yoksa gideceğiniz yer şia mollalarının yanıdır.
Mehmet Ali Demir
Aşk ile...
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















