Adalet uğruna 297 gün boyunca erimiş 28 yaşında bir can 29 kilo bir beden
Mehmet Ali DEMİRAdil yargılanma talebi ile ölüm orucunda olan Mustafa Koçak, eyleminin 297. gününde ölümsüzleşti.
Gizli tanığın yalan ifadeleriyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan, Mustafa Koçak 297 gün boyunca haykırdı ben suçsuzum diye; tek isteği vardı Mustafanın adil bir şekilde yargılanmak, ama bu ceberut iktidar Mustafa’yı duymadı.
Ne diyordu mustafa?
"...Ben,bizden sonra kimse birdaha adaletle ilgili bir acı çekmesin diye ben bütün acıları çekmeye razıyım. Hiçbir acı yarına kalmasın diye ben hepsini bugün çekerim Hepinizi çok seviyorum" diyordu 28 kiloluk koca yürek.
Mustafa’yı zorla müdahale etmek için kaçırdılar vücuduna onlarca serumu zorla taktılar, 30 kiloya düşmüş bir canı taciz ettiler, oysa kimse neden ölüm orucundasın ömrünün baharında diye sormadı. Masa başında ahkam kesen çok oldu, siz suçsuz yere ağırlaştırılmış ömür boyu ceza nedir bilirmişsiniz, Bunun diri diri gömülmekten ne farkı var?
Annesi Zeynep Koçak çok çırpındı oğlumun sesini duyun dedi mahkemelere, basına, meclise ama kör sağır olmuş beyinlerin elindeki kalemleri yazmadı, duymadı ne olur diyordu anne siz oğlumu bana verin ben onu yeniden doğurur büyütürüm, duymadı kara vicdanlar. Onu yerlerde sürükledi göz altına aldı göstermediler oğlunun yüzünü.
.png)
Koçak’ın sağlık durumuna dair rapor da hazırlamış olan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı, Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, ölüm haberine dair Twitter’dan şunları yazdı:
“Ses olamadık, çözümü zorlayamadık, evet! Ancak... Bu topraklarda açlık grevleri yeni değil ama çözüm bunca basitken çözümsüzlük üzerine kurulan acımasız, yok sayan bir siyasi irade ile karşı karşıyayız ne yazık ki!
“Önce onlar bıraksın, düşünürüz” bir çözüm değil, insan yaşamı pazarlık konusu hiç değil! Hele ki yalancı tanıklıklarla binlerce insan bu ülkenin cezaevlerine kapatılmış, yargı bağımsızlığı tümden ortadan kaldırılmışken...
“Zorla müdahale de çözüm değil, hayır! Hatta “zor” fiziksel ve ruhsal iyilik haline olumsuz etkileri ile bu aşamada ölümcül! Artık hepiniz tanıksınız.
““Bıraksınlar” demek de bir çözüm değil ne yazık ki! Seslerini duymamak, özgür iradeleri ile almış oldukları bu canımızı acıtan kararı neden aldıklarını görmezden gelmek demek.
“Adil yargılama, bir konser olsun yapabilmek... Nasıl basit talepler... Bu basit talepleri dahi duymazdan gelen siyasi irade bu ölümlerden sorumludur. Devletlerin onurlu ve insanca yaşam hakkını koruma yükümlülüğü bulunmaktadır, bu yükümlülüğünü ihlal etmiştir.”
.jpg)
Ablası Mustafa’nın cenazesi basında haykırıyordu zalimler, zalimler bize bu acıyı çektirdiniz umarım aynı açıları sizde çekersiniz kardeşimin kanıyla sahur yaptınız etiyle iftarınızı açın zalimler.
Mustafa Koçağa saygıyla…
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası















