AKP’li Esma Ersin, AKP ve Diyanet Aleviliği İçin Başkan Yapıldı
Mehmet Ali DEMİRAleviliği devletin denetiminde yeniden şekillendirme projesinin son adımı atıldı. 12 Temmuz 2025 tarihli ve 32954 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile AKP’li Esma Ersin, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na atandı. Kararın hemen ardından, bu atamanın Aleviliği Diyanet çizgisine çekme çabasının yeni hamlesi olduğu yönünde tepkiler yükseldi. Ancak kamuoyundaki tepkiler şimdilik cılız ve sınırlı kaldı.
Devletin bu başkanlık aracılığıyla Aleviliği kendi sınırları içinde tarif etmeye çalıştığı uzun süredir dile getiriliyor. Alevi toplumu tarafından tanınmayan, kurumlarda emeği olmayan, sahici bir bağ kurmamış kişilerin başkanlığa getirilmesi, bu çabanın açık bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Esma Ersin de bu isimlerin son halkası.
Esma Ersin, 21 Ocak 2023’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fiili icazet aldıktan sonra Alevi kurumlarını dolaşmaya başladı. İlk durağı Gazi Mahallesi Cemevi oldu. Kolluk kuvvetleri eşliğinde sürdürdüğü ziyaretlerde edindiği gözlemleri doğrudan Erdoğan’a raporladığı ve kurumsal bir gözlemci gibi davrandığı bildiriliyor. Ancak bu ziyaretler, Alevi toplumunda samimi bir etki yaratmadı.
10 Temmuz 2025’te servis edilen fotoğraflarda Esma Ersin’in arkasında Türk bayrağı ve Cumhurbaşkanlığı portresiyle birlikte devlet yetkilileriyle verdiği poz, bu atamanın bağımsız bir toplumsal iradeyi değil, doğrudan devletin tercihini yansıttığını net biçimde ortaya koydu.
Atamaya karşı bazı kurumlardan gelen göstermelik tepkilerin dışında, ciddi bir karşı duruş oluşmadı. Hatta perde arkasında bazı Alevi görünümlü isimlerin devletle yakın temas hâlinde olduğu, hediyeler ve imkanlar karşılığında bu projeye katkı sundukları ifade ediliyor. Ahmet Baki Doğan gibiler bu süreçte açıkça destek verirken, bazıları da "resim çektirmesek de gönlümüz seninle" pozisyonunu sürdürüyor.
AKP ve Diyanet merkezli bu yeni yapılanma girişimi, Alevi inancının içini boşaltmaya yönelik bir strateji olarak değerlendiriliyor. Ancak Alevi kurumlarının önemli bir bölümü bu gelişmeye sessiz kalıyor veya tepkilerini yalnızca sembolik düzeyde gösteriyor. Bu sessizlik, dönüşümün önünü açıyor.
Esma Ersin’in ataması, Aleviliğin tarihsel direniş çizgisine ve özgünlüğüne açık bir müdahale niteliği taşıyor. Bu müdahalenin ne kadar süreceği, Alevi kurumlarının bu projeye rıza gösterip göstermeyeceğine bağlı.
Devletin ‘AKP-Diyanet Aleviliği’ inşa etme hamlesine karşı, susmak artık tarafsızlık değil, suç ortaklığıdır.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası













