Alevi Kurumları Kan Kaybetmeye Devam Ediyor
Mehmet Ali DEMİR1993 Sivas Katliamı sonrası harekete geçen Alevi örgütleri, 21. yüzyılın bilimsel çağının gerekliliklerine ayak uyduramadılar. Geçmişin hastalıklı söylemlerini bırakmayarak, hümanist düşünceye sadık kalmadılar ve bu süreçte sürekli kan kaybetmeye devam ediyorlar.
Eskiden sol sosyalist hareketler içinde yer bulamayan ve zorluklar karşısında kaçan bazı kesimler, yeni Alevi hareketine katıldılar. Eskiden materyalist düşünceyi savunan bu kişiler, aniden idealist olup İslam peygamberi Muhammed'in yeğeni Ali ve çocukları Hasan ile Hüseyin için ağıtlar yakmaya başladılar. Birdenbire Müslüman olan bu kişiler, kurulan derneklerde rant peşinde koşarak kurban, cemler ve Hakka yürüme erkânlarını kazanç kapısı haline getirdiler. Dernek başkanları, bu kitleleri siyasilere pazarlamaya başladı ve 21. yüzyılın ağaları olarak ortaya çıktılar. Rızalığı esas alan bu yol, dernek ağalarının söylemlerine bağlı kaldı.
Geçmişte talibin verdiği lokmayı ihtiyacı olana dağıtan pir, reyber ve mürşitler, şimdi yaptıkları hizmet karşılığında aylık maaş alıp sigortalarını talibin lokmasıyla karşılıyorlar. Kimisi ise belediyelerden maddi çıkar sağlamak ve yakınlarını işe almak için çıkar ilişkileri kuruyor. Dedeler, devlet kapısında kadrolu memur olmak için çabalarken, kimisi de Hakka yürüme erkânlarında daha fazla kazanmak için bağırarak Kur'an surelerini okuyor.
"Bu yıl cenaze fazla gelmedi, 40 yemekleri de olmadı, derneğin geliri düştü" diyen başkan ve dedeler var. Bilimi savunan ve hümanist olan bu düşünce ve inanç sistemi işte bu durumda. Eleştirilmek pahasına, bu acı durumu açıkça anlatıyorum, çünkü bu durumun farkında olmaları gerekiyor.
Canlar, doğa ve canlıların hakları konusunda eşitliği savunan, bilimi rehber edinen, Rıza Şehri’ni hedefleyen, hümanist ve sınıfsız bir toplum arzulayan bu inanç sistemi nasıl bu hale geldi?
Bir ocakta pişmemiş, yolu kamil yol önderinden öğrenmemiş ya da hakikatçi bir okulda yolu öğrenmemiş insanlar yol önderi olamaz. Kendi hurafe ve mitolojik anlatımlarıyla yol hizmeti veremezler. Kimi Başkan ağalar, Alevi öğretisini geliştirmek yerine devasa dernekler ve şatafatlı kuruluş yıl dönümleri yapıyor. Hem Avrupa’da hem de Türkiye’de Alevilerin dörtte biri derneklere geliyor ya da hiç gelmiyor. Gençlik ise hemen hemen hiç gelmiyor. Merak edip gelen birkaç genç de sonra gelmiyor çünkü 21. yüzyılda mitolojik hikayelere ve yalanlara inanmazlar. Bir şehirde 500 Alevi genci varsa en fazla 15 veya 20 genç derneğe geliyor ve bunu başarı sananlar kendi yalanlarına inanarak bu yolun sonunu hazırlıyorlar. Devlet, bu durumdan memnun değilmiş gibi görünse de aslında çok memnun. Eğitim sistemiyle asimilasyonu hızlandırıp, dedelere maaş ve sigortalarla Aleviliği kurutmaya çalışıyor. Yakında Diyanet Başkanı'nın Aleviliği İslam’ın 5. mezhebi ilan etmesine şaşırmayın.
Ya uyanıp bu gidişe dur diyeceğiz ya da cehalet ve gericiliğe teslim olacağız.
Aşk İle...
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















