Mehmet Ali DEMİR

Aleviler Yolunu Seçmeli: Zalimin Saltanat Sofrası mı, Mazlumun Hak Sofrası mı?

Mehmet Ali DEMİR
  01-09-2025 09:43:00

Türkiye’de iktidarın Alevilere yönelik politikaları uzun zamandır tartışma konusu. Bugün yaşanan gelişmeler, devletin kendi “makbul Alevisini” yaratma çabasını açık biçimde ortaya koyuyor. Devlet, bir yandan Aleviliği tanıma adı altında yeni kurumlar inşa ediyor, öte yandan bu kurumlar aracılığıyla inancı kontrol altına almaya çalışıyor. Maddi destekler, makam ve mevki vaatleriyle bir tür “Alevi Diyaneti” inşa edilmek isteniyor. Bu tablo, yüzlerce yıllık direniş kültürünün geleceğini doğrudan ilgilendiriyor.

Alevilik tarih boyunca zalimin karşısında, mazlumun yanında oldu. Kızılbaşlar, hiçbir iktidarın sofrasına oturmadı. Onların en büyük hedefi, insanı merkeze koyan, rızaya dayalı bir yaşam inşa etmekti. Bugün ise iktidarın siyaseti, bu özü yok etmeye yönelmiş durumda. Dedelerin maaşa bağlanması, aşurelerin dahi  devlet tarafından organize edilmesi ve masrafların belediyelerce ödenmesi, vs. İktidar Aleviliği kendi köklerinden koparmayı amaçlıyor. Eğer yol önderleri bu planlara boyun eğerse, inanç önderi olmaktan çıkıp devletin memuruna dönüşürler. Bu durumda ne yol kalır ne de Kızılbaşlık.

Asıl belirleyici olan, yol önderlerinin ve taliplerin göstereceği tutumdur. Yüzyıllar boyunca siyasetin kirli oyunlarından uzak duran, zulme karşı mazlumla yan yana duran Alevilik, bugün de aynı sınavla karşı karşıya. Yol önderleri, kendi çıkarını bir kenara bırakıp talip-rehber bağını koruyacak mı? Yoksa beş kuruşluk menfaat uğruna kendi yolunu, değerlerini ve inancını pazarlayacak mı? Bu soru, Aleviliğin yarınını belirleyecek en önemli eşiktir.

Devletin planı açıktır: Aleviliği İslam’ın resmi yorumlarıyla uyumlu hale getirerek sisteme entegre etmek. Oysa bu yolun peygamberi de yoktur, kitabı da. Bu yol, varlığı birleyen, insanı hakikat kapısında merkeze alan bir yaşam biçimidir. Bu nedenle Aleviliği bir Diyanet şubesine dönüştürme girişimi, özüne aykırıdır. Çünkü Alevilik, tarih boyunca zulme karşı direnenlerin inancı, adalet arayışında olanların yoludur.

Bugün Alevilerin önünde iki sofra vardır. Bir yanda zalimin saltanat sofrası; ihtişamlı ama kirli, doyurucu görünen ama hakikati öldüren bir sofra. Diğer yanda mazlumun hak sofrası; mütevazı, sade ama adalet ve rızayla yoğrulmuş bir sofra. Aleviliğin tarihi, ikinci sofranın yanında saf tutanların hikayesiyle doludur. Bu yüzden bugünün en önemli sorusu şudur: Aleviler yolunu seçmeli zalimin saltanat sofrası mı, mazlumun hak sofrası mı?

Mehmet Ali Demir

  Bu yazı 5009 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım