Alevilik ve On İki İmamlar: Asimilasyonun Tarihsel Süreci
Mehmet Ali DEMİRAlevilik, köklü bir inanç ve kültür sistemidir. Ancak, tarih boyunca Osmanlı İmparatorluğu ve diğer egemen güçler tarafından sürekli olarak asimile edilmeye çalışılmıştır. Bu asimilasyon çabalarının en belirgin örneklerinden biri, Alevi inancının On İki İmamlar ile ilişkilendirilmesi sürecidir. Bu yazıda, On İmamların tarihsel gerçekliklerini ve Alevi inancıyla olan bağlantısızlıklarını irdeleyeceğiz.
On İki İmamların Tarihsel Gerçeklikleri
1. İmam Ali: Camide namaz kılarken, kölesi tarafından öldürüldü.
2. İmam Hasan: 18. eşi Cude tarafından zehirlendi.
3. İmam Hüseyin: İktidar uğruna Yezit tarafından öldürüldü.
4. İmam Zeynel Abidin: Medine'de 35 yıl cami imamlığı yaptıktan sonra, Medine valisi tarafından zehirlenerek öldürüldü.
5. İmam Muhammed Bakır: 20 yıl camide imamlık yaptıktan sonra, amcası tarafından öldürüldü.
6. İmam Cafer-i Sadık: 34 yıl camide imamlık yaptıktan sonra, Mansur tarafından zehirlendi.
7. İmam Musa Kazım: 35 yıl camide imamlık yaptıktan sonra, Harun'un emriyle hapse atıldı ve cezaevinde öldü.
8. İmam Ali Rıza: Harun'un ölümünden sonra Medine'de 20 yıl camide imamlık yaptı ve Harun'un oğlu Memun tarafından zehirlendi.
9. İmam Muhammed Taki: Babasının katili Memun ile hareket etti ve Memun'un kızıyla evlendi. Eşi Mutasım tarafından zehirlendi.
10. İmam Ali Naki: Medine'de büyüdü ve camide vaaz veriyordu. Kızı Mutez tarafından zehirlendi.
11. İmam Hasan Askeri: Irak'ta camide imamlık yapıyordu. Salgın bir hastalığa yakalanarak öldü.
12. İmam Muhammed Mehdi: Daha 5 yaşında iken, babası İmam Hasan Askeri ile birlikte yakalandığı hastalık sonucu öldü.
Bu on iki imamlar, yaşamları boyunca camiden çıkmayan, beş vakit namaz kılan, 30 gün Ramazan orucunu tutan, hacca giden, camide imamlık yapan ve şeriatı savunan kişilerdi. Şeriatın yayılmasında büyük pay sahibi olan bu imamların, Alevilik inancı hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmadıkları açıktır.
Alevilik ve On İki İmamlar
Alevilik, "Dört Kapı Kırk Makam" öğretisini benimsemiş, cemevlerinde toplanan, müsahip tutan, eline saz alıp deyiş söyleyen, semah dönen, "eline, beline, diline sahip olma" prensibini benimseyen bir inançtır. Kadına değer veren ve onu kutsal gören bir öğretiye sahiptir. On iki imamların yaşamları ve öğretileri, Alevi inancıyla örtüşmemektedir.
Osmanlı İmparatorluğu, Aleviliği asimile etme çabalarının bir parçası olarak, on iki imamları Alevi yolunun takipçileri gibi göstermiştir. Şiilere ait on iki imam orucunu bir taktikle Alevilere mal ederek, Alevileri İslam'ın içine çekmeye ve Müslümanlaştırmaya çalışmışlardır. Bu çabalar büyük ölçüde başarılı olmuştur.
Tarihsel Süreç ve Asimilasyon
1500'lü yıllarda Osmanlı zulmünden kurtulmak isteyen Aleviler, İran Şahı İsmail'i destekleyerek Osmanlılardan kurtulmayı hedeflemiştir. Ancak Şah İsmail'in harekâtı başarısız olmuş ve Aleviler, Osmanlılardan gördükleri zulüm nedeniyle zorunlu olarak İslam'ı benimsemek zorunda kalmışlardır. On iki imamlar adına oruç tutmak, 1700'lerden sonra Alevilerin gündemine getirilmiştir ve bu yolla milyonlarca Alevi Müslümanlaştırılmıştır.
Asimilasyona Karşı Durma Zorunluluğu
Asimilasyona hizmet eden her türlü zihniyetin karşısında durmak, Aleviliğin varlığını sürdürmesi için hayati önem taşımaktadır. "On iki imam orucu haktır" diyenlere, Aleviliğin gerçek pirlerinin bu orucu tutmadığını hatırlatmak gerekir. Hallac-ı Mansur, Hacı Bektaş Veli, Mevlana, Yunus Emre, Taptuk Emre, Baba İshak, Börklüce Mustafa, Torlak Kemal, Şeyh Bedrettin, Şah Kulu, Nur Halife, Şeyh Celal, Baba Zünnü, Kalender Çelebi ve Pir Sultan Abdal gibi pirler, on iki imam orucunu tutmamışlardır.
Alevilikte on iki imam orucu yoktur; Alevilerde imam değil, pir ve mürşit vardır. On iki cami imamı için oruç tutmak, kendi değerlerine yabancılaşmaktır. Değerlerine yabancılaşan Aleviler, bu güzel inancı yarınlara taşıyamazlar. Kendi kültürü olan ışık, doğa ve insan sevgisi yerine Arap barbarlığına saplanan Alevilik, iflah olabilir mi? İflah olması da beklenemez.
Yeniden Diriliş ve Mücadele
Tarih, Alevilerden bir kez daha diriliş ve mücadele istemektedir. Bilge insanlar tarafından yaratılan doğa ve insan eksenli Alevi inancını çölleştirmek isteyenlere karşı, canı pahasına direnen pirlerin yolunda ilerlemek gerekmektedir. Hallac-ı Mansur, Baba İlyas, Börklüce Mustafa, Torlak Kemal, Şeyh Bedrettin, Pir Şah Kulu, Nur Ali Halife, Şeyh Celal, Baba Zünnü, Kalenderi-Hayderi, Nesimi ve Pir Sultan Abdal gibi liderlerin mirasını yaşatarak, inancımıza sahip çıkmalıyız.
On iki imam orucu hak değildir ve asimilasyona ivme kazandırmaktadır. Alevilerin orucu Hızır orucudur ve bu geleneksel öğretiyi korumak, inancımızın özünü yaşatmak için hayati öneme sahiptir.
Yardımcı Kaynak: Barış Aydın
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















