Ali Dereli’ye Cevabımdır
Mehmet Ali DEMİRBenim 12 imamların yaşamıyla ilgili yazdığım makale için Dereli, "yalan, yanlış bilgi kirliliği" demiş ve şunları söylemiş: "Olmayan camiye Ali'yi, Hüseyin'i 'imam' yapmak, onları olmayan camiye sokmak... Onlara o dönemde henüz İslam’ın ritüeli bile olmayan namazı kıldırtmak... Ya ayıptır, yazıktır..."
Sayın Dereli, Muhammed veya Ali namaz kılmıyor muydu? Peki, Muhammed'in emriyle ilk ezan Bilâl-i Habeşî tarafından yüksek bir yere çıkılarak Müslümanları ibadete çağırıldığında, bu ibadetin adı nedir? Saz çalıp semah mı döndüler, yoksa ta cahiliye döneminden kalma olan namaz mı kıldılar? Bununla ilgili Kur’an’da “Onların Kabe yanındaki namazları da ıslık çalmadan ve el çırpmadan başka bir şey değildi.” (Enfal, 8/35) diye yazmıyor mu? “Benim nasıl namaz kıldığımı görüyorsanız, siz de öyle kılın.” (Buhari, Ezan 18) Evet, o dönemde cami denmiyordu, mescit deniyordu, ne fark eder? Ben insanların daha iyi anlaması için mescit yerine cami yazdım.
Namaz, İslam'la birlikte başlayan bir ibadet değil ki; Yahudilerde de namaz kılınıyor, bir bakın nasıl namaz kıldıklarına. Dereli diyor ki: "Olmayan camiye Ali'yi, Hüseyin’i 'imam' yapmak..." Sayın Dereli, zaten siz İmam Ali, İmam Hüseyin, İmam Hasan demiyor musunuz?
Elbette yeni ilan edilmiş bir dinin namaz ritüeli bir önceki inançla tıpa tıp aynı olmaz; ama namaz Yahudilikte de, Araplarda cahiliye döneminde de vardır. Ali mescitte namaz kılarken öldürülmedi mi? Yazdığım diğer imamların yaşamları hakkında bilginiz var mı bilmiyorum, buyurun kaynak ortaya koyarak açıklayın. Sayın Dereli, İmam Ali halife olarak hüküm sürdüğü 4 yıl 9 ay boyunca bugünkü Kur'an ile hüküm sürmedi mi? Kur’an’da yazılanları bire bir uygulamadı mı? Şimdi "bu Kur’an o Kur’an değil" deme şansınız yok, çünkü Ali son halifedir. Siz Ali’nin mektupları ve sözlerinin olduğu Nehcü’l Belaga'yı okudunuz mu? Okumadıysanız tavsiyemdir, okuyun. Peki, Mescid-i Aksa’yı nereye koyacaksınız?
Sayın Dereli, bugün Alevilerin uğruna yas tuttuğu 12 imamdan sadece Hüseyin, Kerbela’da Yezit ordularına karşı girdiği savaşta öldürülmüştür. Diğerlerinin kim olduğunu, nasıl yaşadıklarını anlatsanıza; Alevilere kaç eşleri, kaç cariye veya köleleri olduğunu anlatsanıza. Hüseyin’in 10 günlük Kerbela'da yaşadıklarını dram halinde insanların duygularını sömürmek için anlatıyorsunuz; peki, Kerbela'da yaşanan vahşeti lanetlemek ile beraber, Hüseyin öldürüldüğü zaman 54 yaşındaydı, 10 günlük Kerbela dışında ne yapmıştı?
Diyorsunuz ki, "Kimisi kan bağıyla, kimisi gönül bağıyla bunlara taraf olmuştur." Kimdir bu kan bağıyla bağlı olan? Biz seninle aynı ocaktan yani Kureyşan Ocağı'ndan geliyoruz, değil mi? Baban sürekli bana, "Biz peygamber soyundan geliyoruz, seyyidi saadet evladı resulüz" derdi. Ben bunun doğruluğunu kanıtlamak için DNA testi yaptırdım; %85.5 Kürt, %15.5 Sefarad Yahudi’si olduğum ortaya çıktı. Buyur, sizde yapın ve bu topluma açıklayın, insanları kandırmayın.
Diyorsunuz ki, "Etmeyin, eylemeyin, toplumu bölmeyin, inancımızı itibarsızlaştırmayın, yalanlara kanmayın!" Sayın Dereli, bu toplumu itibarsızlaştıran, yalan söyleyen siz ve sizin gibiler. Gerçeklerle yüzleşmek yerine bu toplumu asimile etmek için söylenen yalanlarla asimile etmeye devam ediyorsunuz. Buyurun, kaynak ortaya koyun, konuşalım. Tabii son dönemde birkaç sahtekârın asimilasyon için yazdıkları değil, İslam ve siia tarihinden kaynak ortaya koyun.
Mesela Serçeşme olarak tüm Alevi Kızılbaş, Alevi ve Bektaşilerin kabul ettiği Hacı Bektaş’ın Muhammed, Ali veya 12 İmamlar hakkında söylediği varsa bir sözü ortaya koyun. Artık insanları kandırmayı bırakın; bu toplumu, yaşamları boyunca İslam’ı yaymak için çalışmış, kan dökmüş insanlara yas tutturmayın.
Mehmet Ali Demir
Aşk İle…
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















