AVRUPA’DA SIĞINMACI OLUP ŞERİAT İSTEMEK: ÇELİŞKİ Mİ, İNSAFSIZLIK MI?
Mehmet Ali DEMİRAvrupa'nın kapılarını sığınmacılar için açması, insani krizlerden kaçanlara bir umut ışığı oluştururken, bazıları için de büyük bir çelişkiyi beraberinde getiriyor. İslam ülkelerinden kaçıp Avrupa'ya sığınmacılıktan iş hakkı elde ettikten sonra sokaklara çıkıp şeriat isteyenlerin varlığı, sığınmacı krizlerinin karmaşıklığını gözler önüne seriyor.
Birçoğu için Avrupa, özgürlük, modernlik ve laiklik gibi kavramlarla özdeşleşen bir kıta. Ancak, bu değerlerle çelişen taleplerle karşılaşmak, göçmenlerin geldiği yerlerle Avrupa arasındaki kültürel ve toplumsal farklılıkları sorgulamamıza neden oluyor.
Göçmen olup Avrupa'ya yerleşenlerin, geldikleri ülkelerdeki yaşam standartlarından ve siyasi rejimlerden kaçtıkları anlaşılıyor. Ancak, bu neden geldikleri Avrupa'nın kendi değerlerini taşıyan bir yer olduğunu ve bu taleplerin çelişkili olduğunu anlamak güç olmamalıdır.
Geldikleri ülkelerdeki şeriatı terk edip daha özgür ve modern bir yaşam arayan sığınmacıların, Avrupa'ya gelerek aynı talepleri dile getirmesi, hem kendi amacına hem de geldikleri toplumun değerlerine ihanet gibi görülebilir.
Göçmen olarak geldikleri ülkelerde haklarını sonuna kadar kullanmaları, ekonomiye katkı sağlamaları elbette haklarıdır. Ancak, bu haklarla beraber, sığınmacıların geldikleri topluma uyum sağlaması ve yerel kültür ve değerlere saygı göstermesi de önemlidir.
Avrupa'da yaşayan sığınmacılar, sosyal yardımlar ve ekonomik haklardan yararlanırken, aynı zamanda bu ülkelerin halkını gavur diye aşağılamak ve hakaret etmek, büyük bir çelişkiyi ortaya koyuyor.
Asıl olan, göçmenlerin geldikleri ülkelerdeki sorunları burada taşımak yerine, burada haklarını aramak ve örgütlenmek olmalıdır. Çünkü Avrupa'nın yok olaya yüz tutmuş değerleri, sığınmacılara yeni bir yaşam sunarken, bu değerlerin çiğnenmesi, asıl hedefe ulaşmanın yolunu tıkamaktadır.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















